Alman işçi hareketinden AB’ye “hayır” diyen Britanyalı işçilere destek

Avrupa Birliği’nin karşı devrimci karakterini bütün çıplaklığıyla Yunanistan’da gördük. Bir halkın egemenliğinin nasıl ortadan kaldırıldığına tanık olduk. Gerçi bunu görmek için Yunanistan’ı yaşamaya ihtiyacımız yoktu. Daha önce eski Yugoslavya’da ülkenin parçalanması için müdahalede bulunurken, yakın tarihte Ukrayna’da faşist çeteleri desteklerken, ABD emperyalizminin Körfez Savaşı’na açık destek verirken, Libya sonrası Afrika’ya saldırırken, şimdilerde Orta Doğu’ya bombardıman uçakları ve savaş gemileri gönderirken…

Ama bunların yanı sıra bizzat kendi işçi sınıfına ve onun haklarına saldırırken gördük. Bu saldırı günümüzde de bütün şiddetiyle devam ediyor. AB; Avrupa işçi sınıfının ve Avrupa halklarının can düşmanı. Bunu bütün eylemleriyle kanıtlıyor. Avrupa’nın belli başlı işçi örgütlerini yok etmeye çabalıyor, olmazsa korporatist bir anlayışla onları esir almaya çalışıyor. Avrupa Sendikalar Birliği ETUC bu konuda AB’nin en büyük destekçisi. Dolayısıyla Avrupa işçi sınıfıyla AB arasında müthiş bir savaş sürüyor. İşçi sınıfı bu mücadeleden yenilmeden çıkabilmek için bizzat kendi örgütlerinin liderlikleriyle de hesaplaşmak zorunda.

Dünyanın en güçlü işçi örgütleri hâlâ Avrupa’da. Emperyalizmin mevcut sistemik krizi bu örgütlerin imhasını gerektiriyor. Dahası, bu örgütlerin liderlikleri kendi denetiminde bile olsa, emperyalizm gene de bu örgütlerin yıkılması için mücadele ediyor. Çünkü sınıf mücadeleleri içinde öyle “zamanlar” oluyor ki, ETUC liderliği gibi satılmış sınıf önderlikleri bile sınıfın mücadelesinin önünde duramaz oluyor, emperyalist efendilerinin çıkarlarını yeterince savunamıyor. Dolayısıyla işçi sınıfı örgütlerinin imhası şart oluyor. Onun için bugün Avrupa’da çok sert bir sınıf mücadelesi sürüyor.

İşte Büyük Britanya işçi sınıfının içinden 23 Haziran tarihinde yapılacak olan Avrupa Birliği’nde kalıp kalmama referandumunda açıkça AB karşıtı bir tutum sergileyen sektörlerin ortaya çıkmaya başlaması bu yüzden çok önemli. Britanya’da AB karşıtı kampanyada yer alan imzacılar arasında Britanya Komünist Partisi’nden olduğu kadar ve hatta ondan da fazla İşçi Partisi içinden çeşitli sektörler yer alıyor. Ayrıca bağımsız sendikacılar, Tarık Ali gibi tanıdık entelektüeller de ilk imzacılar arasında. Ancak bu kampanya Britanya ile sınırlı. Dolayısıyla aşağıdaki metni (çağrıyı Almanca ve İngilizce olarak okuyabilirsiniz) imzaya açan Alman sendikacılar ve işçi hareketi temsilcileri, AB karşıtı kampanyalarını Britanya üzerinde bütün Avrupa’ya yayma çabasındalar. Daha şimdiden Avrupa çapındaki bu kampanyaya birçok Avrupa ülkesinden binlerce destek imzası gelmiş bulunuyor. Bu durumda hâlâ AB üyesi olmamakla birlikte, onun bütün karşı-devrimci etkisini üzerinde hisseden Türkiye işçi hareketinin de bu kampanyanın bir parçası olması sınıf mücadelesinin gereği.

Emperyalizmin Avrupa işçi sınıfı üzerindeki en güçlü silâhı AB. Bu kurumun bir yerinde gedik açılması bütün Avrupa işçi sınıfları için bir kurtuluş yolunun açılması anlamına gelecek. AB paramparça olduğunda bakalım Orta Doğu’daki savaş bu kadar kolay yürütülebilecek mi? O halde aşağıdaki metni imzalamak Türkiye’nin bütün namuslu işçi örgütleri, sosyalist partileri, gençleri ve aydınları için bir görev olsa gerek.

 

(İmzalarınızı iletisim@pgbsosyalizm.org adresine gönderebilirsiniz.)


 

 

Avrupa Çağrısı

Bizler; Avrupa Birliğinin üyesi olsun olmasın, Avrupa kıtasının bütün ülkelerinden, işçi hareketinin tüm eğilimlerinden emekçiler, gençler, sendikacılar ve siyasetçileriz.

Büyük Britanya’da, 23 Haziran tarihinde, gündemine temel soru olarak Avrupa Birliğinde “kalmayı” ya da ondan “ayrılmayı” alan bir referandum kararı alınmış bulunuyor.

İşçi Partisi yönetiminin ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonunun (ETUC) zirvelerinin aksi yönde talimatlarına rağmen 23 Haziran’da AB’den “ayrılmak” yönünde oy kullanılması çağrısı yapan Britanyalı sendikacıları, İşçi Partisi seksiyonlarını ve işçi militanları selamlıyor ve destekliyoruz.

Yunanistan’dan Portekiz’e, Polonya’dan Almanya’ya AB ve TROYKA tarafından dayatılan planların ve yönergelerin – ki hepsi “serbest ve düzgün rekabet koşullarının” sağlanması üzerine temellenmiş Avrupa sözleşmeleriydi- ne anlama geldiğini ve politik rengi ne olursa olsun bütün hükümetler tarafından nasıl hayata geçirildiğine yıllardır kendi gözlerimizle tanık olduk.

Halklarımız ve Avrupa’nın bütün emekçileri, ülkeleri ister AB üyesi olsun isterse sözde “yardımcı ortaklık” statüsüyle bu birliğin boyunduruğu altında olsunlar, istisnasız hepsi şu politikaların mağduru oldular: kuralsızlaştırma, çalışma yasalarının ve işçi haklarının dinamitlenmesi (emeklilik hakları, sosyal güvenlik ve toplu sözleşmeler sistemi), özelleştirmeler ve kamu hizmetlerinin imhası, borç ödemeleri adı altında bütçe kesintileri, halk egemenliği ve ulusal egemenliğin bütün biçimlerinin sorgulanması…

Çeşitli sözleşmelerle NATO’nun içine dahil edilmiş bulunan AB’nin, yabancı askeri müdahaleleri desteklediğinin ve milyonlarca insanı göç yollarına sürüklediğinin farkındayız.

18-19 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen Avrupa Zirvesinde, Britanya Başbakanıyla Avrupa Komisyonu arasında varılan anlaşma sonucunda ortaya çıkan durumun emekçilerin kendi aralarındaki rekabeti daha da şiddetlendireceğini gözlemliyoruz. Nitekim bu anlaşma gereğince, Büyük Britanya’ya göç etmiş bulunan herhangi bir AB ülkesi vatandaşı her emekçi dört yıl boyunca, Britanya işçi sınıfının daha önceki mücadeleleri sonucu kapitalizmden söküp aldığı hiçbir hakkı kullanamayacaktır. Doğal olarak bunun yol açacağı sonuç; emekçiler arası rekabeti körüklemek, “işgücü maliyetini” düşürmek için yeni bir saldırıya hazırlanmak, gerici bir yabancı düşmanlığı ikliminin oluşmasını teşvik etmektir.

Kapitalistlerin ve bankerlerin çıkarları doğrultusunda elindeki bütün imkânları emekçileri birbirlerine kırdırtmak için seferber eden bu “Avrupa Birliğine”  karşı, emekçilerin, kendi haklarını, halklarının egemenliğini ve demokrasiyi savunmaları ve yeniden fethetmeleri için Avrupa’nın bütün halklarının ve emekçilerinin birliğini savunuyoruz.

Norveç Sendikalar Konfederasyonu’nun (LO) Trondheim kentindeki yerel örgütlenmesi Trondheim Sendikalar Konseyi’nin yıllık konferansında bir araya gelen 578 delegeyle birlikte “AB’yi terk etmek” ve “Avrupa ve dünyanın bütün emekçileriyle birlikte mücadele etmek” yönünde oy kullanmaya karar veren Britanyalı emekçileri destekliyoruz.

23 Haziran’da Britanyalı emekçilerin zaferi, bütün ülkelerde kendi sınıf mücadeleleriyle AB’nin yıkım planlarına ve bu planları uygulayan kendi hükümetlerinin politikalarına direnen bütün emekçiler için güçlü bir dayanak olacaktır.

 

                                                             İlk İmzacılar

 

Peter KREUTLER (AfA Düsseldorf Bşk. Yrd., Ver.di)

Cornelia MATZKE ( 1989’dan sonra oluşan ilk Saksonya Bölgesel Parlamentosunun milletvekili, Ver.di)

Norbert Müller ( Ver. Di, AfA, Frankfurt/Main)

Peter SAALMÜLLER ( Ver. Di, SPD)

Anna Helena SCHUSTER (Ver. Di)

Birgit SHUTZ ( NGG restorasyon sendikası, işyeri konseyi üyesi, AfA Düsseldorf

H.W. SCHUSTER (Ver. Di, AfA Düseldorf Bşk.)

 

 

Bu çağrıyı destekliyorum

 

İsim, Soyisim……………………………………………………………………….

Kurumu……………………………………………………………………………….

Ülke………………………………………………………………………………………

E-Mail, tel…………………………………………………………………………….

 

Lütfen e-mailinizi şu adrese gönderin: h.w_schuster@yahoo.com

A U F R U F

 

Wir sind Arbeiter, Jugendliche, Gewerkschafter, politisch Engagierte aus allen Strömungen der Arbeiterbewegung, aus allen Ländern des Kontinents, ob EU-Mitgliedsländern oder nicht.

Am 23.Juni wird in Großbritannien ein Referendum abgehalten, mit einer Frage: in der Europäischen Union »bleiben« oder sie »verlassen«.

Unser Gruß und unsere Unterstützung gehen an die Gewerkschaften, an die Sektionen der Labour Party, an die britischen Arbeitnehmer, die – trotz der Anweisungen der Labour-Führung und des Europäischen Gewerkschaftsbundes (EGB) – beschlossen haben, beim Referendum am 23.Juni zur Wahl »EU Verlassen« aufzurufen

Von Griechenland bis nach Portugal, von Polen bis nach Deutschland … haben wir alle in den letzten Jahren erlebt, was die europäischen Verträge bedeuten, die auf dem »freien, unverfälschten Wettbewerb«, auf den von der EU oder von der Troïka diktierten Direktiven und Plänen beruhen, und die von den Regierungen, egal welcher Couleur, umgesetzt werden.

In ganz Europa, ob unser Land EU-Mitglied ist oder »EU-Partner«, haben die Völker und Arbeitnehmer die gleiche Politik erleiden müssen: Deregulierung, Angriffe gegen die Arbeitsgesetzgebung und die Arbeiterrechte (Renten, Sozialversicherung, Tarifverträge), Privatisierungen bzw. Abbau der öffentlichen Dienste und Haushaltskürzungen im Namen der Rückzahlung der Schulden und »Schuldenabbau«, Infragestellung jeder Form der Souveränität der Nationen und Völker.

Wir stellen fest: die EU (vertraglich mit der NATO verbunden) unterstützt die ausländischen Militärinterventionen, die Millionen von Flüchtlingen auf die Straßen der Flucht werfen.

Wir stellen fest: auf dem EU-Gipfel am 18. und 19. Februar haben der britische Premier-Minister und die Europäische Kommission eine Vereinbarung unterschrieben, die das Ausspielen der Arbeitnehmer gegeneinander noch verschlimmern wird. Im Namen dieser Vereinbarung sollen den nach Großbritannien ausgewanderten Migranten-Arbeitern aus einem EU Land vier Jahre lang alle von der britischen Arbeiterklasse errungenen Sozialrechte entzogen werden. Das kann nur zur Konkurrenz der Arbeitnehmer untereinander, zu einer neuen Offensive zur Senkung der »Arbeitskosten« der britischen Arbeitnehmer führen, und auch eine reaktionäre, ausländerfeindliche Stimmung begünstigen.

Dieser Europäischen Union, die mit allen Mitteln versucht, die Arbeitnehmer zugunsten der Kapitalisten und Bankiers gegeneinander auszuspielen, stellen wir die Einheit der Arbeitnehmer und Völker ganz Europas entgegen, zur Verteidigung ihrer Rechte, der Souveränität und der Demokratie.

Zusammen mit den 578 in Trondheim tagenden Delegierten beim Kongress des norwegischen Gewerkschaftsverbands LO unterstützen wir die britischen Arbeitnehmer, die für »heraus aus der EU« stimmen wollen “um Hand in Hand mit den Arbeitnehmern Europas und der ganzen Welt zu Kämpfen“.

Ein Sieg der britischen Arbeitnehmer am 23. Juni wird ein Stützpunkt für alle Arbeitnehmer sein, die in allen Ländern durch ihren eigenen Klassenkampf gegen die zerstörerischen Pläne der EU und gegen die Regierungen kämpfen, die diese Politik umsetzen.

* * * *

Erstunterzeichner:

 

Ich unterstütze öffentlich diesen Aufruf

Name, Vorname……………………………………………………………………………………….

Organisation, Funktion………………………………………………………………………………

Land…………………..……………………………………………………………………………………

E-Mail Adresse……………………..……………..……………………………………………………

Telefon……………………………………………………………………………………………………

Kontakt: H.-W. Schuster, Liebfrauenstraße 31, 40591 Düsseldorf, Fax +49 211 7599092

E-Mail: h.w_schuster@yahoo.com

 

ERSTUNTERZEICHNER:

Peter Kreutler, stellvertretender Vorsitzender der AfA im SPD-Unterbezirk Düsseldorf, ver.di-Vertrauensleutekörperleitung und Vorstand im ver.di-Fachbereich 6 (Bund und Länder) Düsseldorf

Dipl. med. Cornelia Matzke, ehem. Abgeordnete im 1. Landtag Sachsens nach 1989, ver.di-Mitglied

Norbert Müller, Arbeitsgemeinschaft für Arbeitnehmerfragen (AfA) in der SPD Frankfurt, ver.di-Mitglied

Holger Pfeiffer, ver.di-Vertrauensmann

Peter Saalmüller, SPD, ver.di

Birgit Schutz, Mitglied im Vorstand der AfA im SPD-Unterbezirk Düsseldorf, NGG, Betriebsrätin

Anna Schuster, ver.di-Vertrauensfrau

H.-W. Schuster, Vorsitzender der AfA im SPD-Unterbezirk Düsseldorf; ver.di-Vertrauensmann

Avrupa Çağrısı

Bizler; Avrupa Birliğinin üyesi olsun olmasın, Avrupa kıtasının bütün ülkelerinden, işçi hareketinin tüm eğilimlerinden emekçiler, gençler, sendikacılar ve siyasetçileriz.

Büyük Britanya’da, 23 Haziran tarihinde, gündemine temel soru olarak Avrupa Birliğinde “kalmayı” ya da ondan “ayrılmayı” alan bir referandum kararı alınmış bulunuyor.

İşçi Partisi yönetiminin ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonunun (ETUC) zirvelerinin aksi yönde talimatlarına rağmen 23 Haziran’da AB’den “ayrılmak” yönünde oy kullanılması çağrısı yapan Britanyalı sendikacıları, İşçi Partisi seksiyonlarını ve işçi militanları selamlıyor ve destekliyoruz.

Yunanistan’dan Portekiz’e, Polonya’dan Almanya’ya AB ve TROYKA tarafından dayatılan planların ve yönergelerin – ki hepsi “serbest ve düzgün rekabet koşullarının” sağlanması üzerine temellenmiş Avrupa sözleşmeleriydi- ne anlama geldiğini ve politik rengi ne olursa olsun bütün hükümetler tarafından nasıl hayata geçirildiğine yıllardır kendi gözlerimizle tanık olduk.

Halklarımız ve Avrupa’nın bütün emekçileri, ülkeleri ister AB üyesi olsun isterse sözde “yardımcı ortaklık” statüsüyle bu birliğin boyunduruğu altında olsunlar, istisnasız hepsi şu politikaların mağduru oldular: kuralsızlaştırma, çalışma yasalarının ve işçi haklarının dinamitlenmesi (emeklilik hakları, sosyal güvenlik ve toplu sözleşmeler sistemi), özelleştirmeler ve kamu hizmetlerinin imhası, borç ödemeleri adı altında bütçe kesintileri, halk egemenliği ve ulusal egemenliğin bütün biçimlerinin sorgulanması…

Çeşitli sözleşmelerle NATO’nun içine dahil edilmiş bulunan AB’nin, yabancı askeri müdahaleleri desteklediğinin ve milyonlarca insanı göç yollarına sürüklediğinin farkındayız.

18-19 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen Avrupa Zirvesinde, Britanya Başbakanıyla Avrupa Komisyonu arasında varılan anlaşma sonucunda ortaya çıkan durumun emekçilerin kendi aralarındaki rekabeti daha da şiddetlendireceğini gözlemliyoruz. Nitekim bu anlaşma gereğince, Büyük Britanya’ya göç etmiş bulunan herhangi bir AB ülkesi vatandaşı her emekçi dört yıl boyunca, Britanya işçi sınıfının daha önceki mücadeleleri sonucu kapitalizmden söküp aldığı hiçbir hakkı kullanamayacaktır. Doğal olarak bunun yol açacağı sonuç; emekçiler arası rekabeti körüklemek, “işgücü maliyetini” düşürmek için yeni bir saldırıya hazırlanmak, gerici bir yabancı düşmanlığı ikliminin oluşmasını teşvik etmektir.

Kapitalistlerin ve bankerlerin çıkarları doğrultusunda elindeki bütün imkânları emekçileri birbirlerine kırdırtmak için seferber eden bu “Avrupa Birliğine”  karşı, emekçilerin, kendi haklarını, halklarının egemenliğini ve demokrasiyi savunmaları ve yeniden fethetmeleri için Avrupa’nın bütün halklarının ve emekçilerinin birliğini savunuyoruz.

Norveç Sendikalar Konfederasyonu’nun (LO) Trondheim kentindeki yerel örgütlenmesi Trondheim Sendikalar Konseyi’nin yıllık konferansında bir araya gelen 578 delegeyle birlikte “AB’yi terk etmek” ve “Avrupa ve dünyanın bütün emekçileriyle birlikte mücadele etmek” yönünde oy kullanmaya karar veren Britanyalı emekçileri destekliyoruz.

23 Haziran’da Britanyalı emekçilerin zaferi, bütün ülkelerde kendi sınıf mücadeleleriyle AB’nin yıkım planlarına ve bu planları uygulayan kendi hükümetlerinin politikalarına direnen bütün emekçiler için güçlü bir dayanak olacaktır.

 

                                                             İlk İmzacılar

 

Peter KREUTLER (AfA Düsseldorf Bşk. Yrd., Ver.di)

Cornelia MATZKE ( 1989’dan sonra oluşan ilk Saksonya Bölgesel Parlamentosunun milletvekili, Ver.di)

Norbert Müller ( Ver. Di, AfA, Frankfurt/Main)

Peter SAALMÜLLER ( Ver. Di, SPD)

Anna Helena SCHUSTER (Ver. Di)

Birgit SHUTZ ( NGG restorasyon sendikası, işyeri konseyi üyesi, AfA Düsseldorf

H.W. SCHUSTER (Ver. Di, AfA Düseldorf Bşk.)

 

 

Bu çağrıyı destekliyorum

 

İsim, Soyisim……………………………………………………………………….

Kurumu……………………………………………………………………………….

Ülke………………………………………………………………………………………

E-Mail, tel…………………………………………………………………………….

 

Lütfen e-mailinizi şu adrese gönderin: h.w_schuster@yahoo.com

 

European Appeal

We are workers, youth and trade union and political activists from every tendency of the labour movement, and from every country of Europe (members or not of the European Union).

A referendum has been called on 23 June in Britain, with one question on the agenda: “stay” in the European Union or “leave” it.

We salute and support those trade unions, Labour Party branches and CLPs and those British labour activists who, despite the instructions issued by the Labour Party leadership and the leading circles of the European Trade Union Confederation (ETUC), have decided to call for a vote to “leave” the European Union on 23 June!

From Greece to Portugal, from Poland to Germany and elsewhere, for years we have experienced the true meaning of the European treaties based on “free and undistorted competition”, the directives and programmes dictated by the European Union or by the Troika (and implemented by every one of the governments, whatever their political colour).

Our peoples and the workers of the whole of Europe have suffered the same policy, whether their countries are members of the European Union or in Association Partnerships: deregulation, the dismantling of the Labour Code and labour rights (pensions, social security, collective bargaining agreements), the privatisation-destruction of public services and budget cuts in the name of the national debt, and the putting into question of every form of national and popular sovereignty.

We note that the European Union (interlinked with NATO through treaties) supports the foreign military interventions that are driving millions of refugees onto the road to exile.

We note that at the European Summit of 18 and 19 February, the British Prime Minister and the European Commission concluded an agreement which will aggravate even further the process of making workers compete with each other. Under that agreement,  any worker originating in an EU country and emigrating to Britain will be deprived for four years of all the social rights won by the British working class through struggle. This can only lead to competition between workers, and to a new offensive to drive down the “cost of labour” of the British workers and to encourage a climate of reactionary xenophobia.

Against this “European Union”, which tries by every possible means to set workers against each other for the great benefit of the capitalists and bankers, we counterpose the union of the workers and peoples of the whole of Europe for defending and winning back their rights, sovereignty and democracy.

Together with the 578 delegates who met at the annual Conference  of the Trondheim Trades Council of the Norwegian Confederation of Trade Unions (LO), we support the British workers who will vote in favour of “leaving the EU” and “struggling hand-in-hand with the workers of Europe and the whole world”.

A victory for the British workers on 23 June will be a leverage-point for all workers who in every country are opposing through their own class struggle the destructive plans of the European Union and the governments that are carrying out its policy.

 

Primary movers

 

Peter KREUTLER (Vice-Chair  Afa Düsseldorf, Ver.di  ( member of the executive committee of  the 6th Sector shop-stewards conference  ( Central and local government public workers )  Düsseldorf

Dr Cornelia MATZKE (former member of the Saxony Regional Assembly after 1989, Ver.di)

Norbert MÜLLER (Ver.di, AfA, Francfurt/Main)

Peter SAALMÜLLER (Ver.di, SPD)

Anna Helena SCHUSTER (Ver.di, shop-steward )

Birgit SCHUTZ Food service Trade Union (  NGG ), member of the company committee , AfA Düsseldorf)

Holger PFEIFFER (Ver;di, shop-steward )

H.W. SCHUSTER (Ver.di, Shop-steward , Chair AfA Düsseldorf)

 

 

I publicly endorse  this appeal

 

Name- Forename : …………………………………………..

Signed in an official / a personal capacity (Delete as appropriate)

Country: ….…………………………

Email, phone number: ………………………………………………………..

 

 

Endorsements to be returned to  :

H.-W. Schuster, Liebfrauenstraße 31, 40591 Düsseldorf, Fax +49 211 7599092

E-Mail: h.w_schuster@yahoo.com

İsrail’deki Filistinli işçilerin korunması için acil çağrı

 

איגוד העובדים הערבים Arap Iscileri Send

نقابة العمال العرب 

Arap İşçileri Sendikası

 

 

 İsrail’deki Filistinli işçilerin korunması için acil çağrı:

İsrail, ekim ayının başından beri 959 Filistinli işçiyi tutukladı

322 işçi saldırıya uğradı ve işyerinden kovuldu

İsrailli yerleşimcilerin İsrail şehirlerinde Filistinli işçilere yönelik tekrar eden saldırılarının ardından Nasıra şehrindeki Arap İşçileri Sendikası, uluslararası sendikaları ve insan hakları örgütlerini İsrail’deki Filistinli işçilerin korunması için ILO nezdinde girişimlerde bulunmaya çağırdı. Son saldırı, Umm al-Fahm şehrinden gelen 13 Filistinli işçiye çalıştıkları Kudüs yakınlarındaki Beit Shemesh şehrinde gerçekleşti.

Sendika, bugün Nasıra’da yayımlanan basın açıklamasında; İsrail’in ekim ayının başından bu yana Batı Şeria, Kudüs ve 48 bölgelerinden [1948’de İsrail’in kurulduğu bölge – çn.] 959 Filistinli işçiyi tutukladığını ve Kudüs ile 1948 bölgelerindeki 44 İsrail işyerinden 322 işçinin de “güvenlik” bahanesiyle işten çıkarıldığını söyledi. Çok sayıda işverenin “Artık Arap işçiler istemiyoruz” diye açık açık medya önünde söylediğini belirtti.

Açıklamada Arap İşçileri Sendikası, işçilere hukuki koruma sağlamak için yoğun bir şekilde delil ve ifade toplamaya başladığını belirtti. 48 bölgelerinde ve Kudüs’te işten çıkarılan 71 işçinin yasal şikâyetleri sürecinin başladığını söyledi ve azami sayıda işçiye ulaşarak İsrail iş mahkemelerinde hukuki destek vermek için faaliyetine devam edeceğini belirtti.

Arap işçilerine karşı ırkçı saldırıları durdurmak için kampanyaya destek verin

İşçileri korumak ve işyerlerine dönüşlerini sağlamak için hukuki kampanyaya destek verin ve bağışta bulunun

Yaşasın işçi sınıfı!

 


(الناصرة- ص.ب 2721- ميكود 16126 تلفاكس- 04-6001369 (972)- نقال 0507770134 (972)

Nazareth. P.o.Box- 2721. Zip 16126 – Telfax (972) 04 6565044. Cep (972) 0507770134

E-posta: arab.workers.union@gmail.com