Ortadoğu Cehenneminde Kürt Halkının Katline HAYIR!

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

Hükümetin savaş tezkerelerine HAYIR!

Tampon bölge ya da güvenlikli bölgeye HAYIR!

Uçuş yasağına HAYIR!

Birleşmiş Milletler müdahalesine HAYIR!

İslam Devleti’nin lojistik desteğinin kesilmesine EVET!

Kobanê ve Rojava halkının emperyalizm dışı güçlerce silahlandırılmasına EVET!

 

Ortadoğu cehenneminde (özellikle Kobanê ve Rojava’da) yetersiz silâhlarla donatılmış Kürt halkının, başta ABD emperyalizmi tarafından yaratılmış, her türlü lojistik desteğini Türkiye’den alan İD (İslam Devleti) tarafından katledilmesine göz yumulamaz.

Kürt halkının savaşacak insanlarının çok olmasına rağmen İD ile savaşacak ağır silâhları yoktur. Bu savaş, eşitsiz bir savaştır.

Türk hükümeti ABD hükümetiyle anlaşmış ve Suriye’ye girmek için TBMM’den tezkere çıkartmaya çalışmaktadır. ABD hükümeti, İD’ye karşı savaştığını iddia ederken yalan söylüyor. Saddam’la savaşını 15 günde bitiren ABD Genelkurmayı, İD’ye üç yıl ömür biçiyor. Bu şaka değilse ortada tam bir kumpas var demektir. On yıl boyunca Saddam’ın Irak’ını İran’la savaştıran ABD emperyalizmi, şimdi de İD’yi ve Türkiye’yi Kürt halkı ve Suriye ile savaştırmaya hazırlanıyor. Bu, Ortadoğu’da yeni ve büyük bir savaşın başlangıcı demektir. Hükümetin savaş tezkeresi TBMM’den 2003’te olduğu gibi geri dönmelidir. Türkiye halkları AKP hükümetinin samimiyetine güvenmiyor. Savaş olup olmayacağına Türkiye çapında referanduma gidilerek karar verilsin. Bakalım halklar savaş istiyor mu?

Barış süreci, Türk hükümeti tarafından uzunca bir süredir Kürt halkını kandırmanın bir aracı olarak kullanılmıştır. Hükümet sözcülerinin ve bizzat Tayyip Erdoğan’ın açıklamaları bu durumu doğruluyor. Davutoğlu ve Erdoğan tam bir Şark kurnazlığıyla, önce PYD’yi Esad’a karşı savaştırırız hesabıyla sözde barış sürecini başlatmışlar, bu olmayınca zaten olmayan süreçten geri adım atmışlardır.

İKP olarak yıllardır söyleyip duruyoruz: İçerde barış, dışarda savaş politikası mümkün müdür? Kobanê’de Kürt halkının genç/yaşlı, kadın/erkek demeden bütün evlatlarını İD’cilere öldürtürken, içerde kimsenin yıllardır burnunun kanamadığından dem vurmak ne büyük ikiyüzlülüktür!

Öte yandan, şu açıktır ki emperyalizm sözde savaştığı İD karşısında Kürt halkına hep daha az silâh verecek ve savaşın mümkün olduğunca uzamasını arzulayacak ve bu arada da tampon ve uçuşa yasak bölge uygulamalarıyla Suriye devletini yıkmaya çalışacaktır.

İD ile savaşmak zorunda kalan barışçıl Kobanê halkı emperyalizmden silâh istemeye zorlanıyor. Kürt halkı bu oyuna gelmek zorunda değildir, çünkü bu onun sonunun ya da tümden esir alınmasının hazırlığıdır. Emperyalizmin saldırısının muhatabı olanlar birbirlerine yardım etmek zorundadırlar. Dolayısıyla ABD, Türkiye, İD, Suudi Arabistan ve Katar’ın ortak saldırısı altında olanlar, yani Kürtler, Lübnan Hizbullah’ı, Suriye rejimi ve yarın İran devleti bugünden güçlerini birleştirmelidirler. Kürtler silâh ihtiyaçlarını bu güçlerden edinmeli ve bölgeye emperyalizmin müdahalesi anlamına gelecek Birleşmiş Milletler ya da uluslararası kurumların girmesine izin vermemelidirler.

Ortadoğu’ya barış gelmeden Türkiye’de barış olamayacağını yıllardır tecrübe eden, Türkiye’de barıştan yana tüm güçler, savaşın getireceği yıkıma karşı duran bütün halklar, savaşın en çok kendilerini vuracağını bilen yoksullar, işsizler ve işçiler, işçi örgütleri, tüm sendikalar ve barış yanlısı siyasi yapılar hep bir arada, emperyalizmin ve onun hizmetkarı AKP hükümetinin savaş politikalarına karşı durmalıdır. Kobanê’de barış Türkiye’de barış, Kobanê’de barış Suriye’de barış!

İşçi Kardeşliği Partisi

Merkez Yürütme Kurulu

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter