“ILO Standartları Doğrudan Tehdit Altında”

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter
Standartların Uygulanması Komitesi İşçi Grubu Başkan Yardımcısı Marc Leemans‘ın, Uluslararası Çalışma Konferansı’nın 103. oturumundan önce yaptığı konuşmadan alınmıştır. (Haziran 2014)

“İşçi Grubu, standartların uygulanması üzerine sonuçları kabul etmeme kararı aldı. Neden?

Bugün işverenler 87 sayılı sözleşmenin uzmanlar tarafından grev hakkına dair yapılmış olan yorumuna meydan okuyorlar. Bu uzunca bir süredir devam eden bir anlaşmazlık ve işçiler için özellikle hassas bir konu. Ancak işverenler açık bir şekilde, karşılıklı mutabakata dayalı sonuçların kendileri için geçmişe dair bir şey olduğu mesajını verdiler. Ve bu sadece grev hakkına ilişkin olarak böyle değil: 98 sayılı 1949 tarihli Örgütlenme Hakkı ve Toplu Pazarlık Sözleşmesindeki “kamu çalışanları” kavramı için uzmanların yapmış olduğu yoruma da meydan okunduğuna; 102 sayılı 1952 tarihli Sosyal Güvenlik (Asgari Standartlar) Sözleşmesinin yasal kapsamının ve 122 sayılı 1964 tarihli İstihdam Politikası Sözleşmesinin ve diğer pek çok konunun sorgulandığına şahit olduk. Bu yolda ilerlemeye devam edersek standartların belirli bir yorumlanma şekline meydan okumakla yetinilmeyecek; bu standartların doğrudan varlığına ve geçerliliğine yönelik temelden meydan okumalar söz konusu olacak. Ve içinde bulunduğumuz durumda ve mevcut çerçevedeki işleyişte, böyle bir engeli aşmamızı sağlayacak herhangi bir şey yok.

İşverenlerin tutumu standartların izleme mekanizmasına karşı tümden bir saldırıdır. Uzmanları, Standartları Uygulama Komitesine tabi kılmak istiyorlar. Şu anda bu iki organın her ikisinin kendi meşruiyetleri vardır, bunlar karşılıklı olarak birbirine bağımlıdır ve biri diğerine hiyerarşik olarak tabi değildir.

Biz, İşçiler Grubu olarak, neden grev hakkı sorununda uzmanları destekliyoruz?

Konuşmamı bir hukuk konferansına çevirmek istemem ama lütfen İşçi Grubunun, Uzmanlar Komitesinin geleneksel yorumunu sadece bize uygun olduğu için değil, aynı zamanda ILO Tüzüğündeki örgütlenme özgürlüğünün ve dolayısıyla da 87 sayılı Sözleşmenin inşa edilmesinin uygulanabilir tek yolu olduğu için desteklediğini vurgulamama izin verin. Bir başka deyişle, uluslararası çalışma hukukunda ILO, işçilerin örgütlenme hakkını, sendikalar kurmalarını ve çalışma koşullarını müzakere etmelerini yüceltmiştir. Örgütlenme hakkı; işçilerin kendi çıkarlarına uygun olmadığına veya müzakere etmiş oldukları koşullarda olmadığına inandıkları koşullar altında çalışmayı kolektif olarak reddetmeleri hakkı anlamına gelir.”


87 ve 98 Sayılı ILO Sözleşmeleri Nelerdir?

87 sayılı Sendika Özgürlüğüne ve Örgütlenme Hakkinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’den bölümler

Madde 2: Çalışanlar ve işverenler herhangi bir ayırım yapılmaksızın, önceden izin almadan istedikleri örgütleri kurmak ve yalnız bu örgütlerin tüzüklerine uymak koşuluyla bunlara üye olmak hakkına sahiptirler.
Madde 3 (1): Çalışanların ve işverenlerin örgütleri; tüzük ve iç yönetmeliklerini düzenlemek, temsilcilerini serbestçe seçmek, yönetim ve etkinliklerini düzenlemek ve iş programlarını belirlemek hakkına sahiptirler.
Madde 3 (2): Kamu makamları bu hakkı sınırlayacak veya bu hakkın yasaya uygun şekilde kullanılmasına engel olacak nitelikte her türlü müdahaleden sakınmalıdırlar.

98 sayılı Örgütlenme ve Toplu Pazarlık Hakkı Prensiplerinin Uygulanmasına Dair Sözleşme’den bölümler

Madde 1: İşçiler çalışma hususunda, sendika özgürlüğüne yönelik her türlü ayrımcı eyleme karşı tam bir korumadan faydalanacaktır.
Madde 2 (1): İşçi ve işveren örgütleri, gerek doğrudan doğruya, gerek temsilcileri veya üyeleri aracılığıyla birbirlerinin örgütlerine, bunların işleyişlerine ve idarelerine müdahelede bulunmalarına karşı gerekli korumadan yaralanacaktır.

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter