Brezilya’da Amerikan Malı Darbe

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

alan benjamin

— Alan Benjamin

 

Obama Yönetimi, Venezuella’da Maduro Hükümetinin devrilmesini desteklemek için Amerikan Devletleri Örgütü’nün (OAS – Organization of Amerikan States)  Şartı’na başvuruyor  

Washington’da OAS Daimi Konseyi’nin 18 Mayıs toplantısında konuşan ABD’nin OAS Büyükelçisi Michael Fitzpatrick ilk defa açıkça Obama yönetiminin Brezilya’da Başkan Dilma Rousseff’e karşı gelişen darbe ile ilgili duruşunu ortaya koydu.

Fitzpatric Venezuella, Bolivya ve Nikaragua OAS elçilerine (hepsi Brezilya’da olanın bir “darbe” olduğu ve Temer geçici hükümetinin “gayrimeşru” olduğunu ortaya koyarak Brezilya’daki diplomatik misyonlarını geri çektiler) itiraz ederek şunları belirtti:

Herhangi bir ‘darbe’ kavramı mantıksızdır. Brezilya’da adalet sisteminin, Temsilciler Meclisi’ne ve Brezilya Senatosu’nun demokratik kurumlarına saygısının oldukça net olduğuna dair şüphe yok. Net bir güçler ayrılığı ve yasama mevcut. Çatışmaya barışçıl bir çözüm bulunabilir.

Fitzpatrick çeşitli vesilelerle azil sürecinin hukuki temelini sorgulayan OAS Genel Sekreteri Luis Almagro’ya bile itiraz etti. Wall Street Journal’de yayınlanan çeşitli başyazılarda Fitzpatrick, Temer’in “Brezilya’yı resesyondan çıkarmaya yardım eden ilk adımlarını” hoşnutlukla karşıladı.

Bu, işçilerin emekli maaşlarında ağır kesintiler ve toplu sözleşmelerinde “reform” yapmayı; dünya çapında işçiler ve halklar için çok yıkıcı yapısal değişiklik planlarını ilerletmeyi amaçlayan Temer’in 12 Mayıs önlemleri duyurusuna doğrudan bir referanstı.

Meksika’daki La Jornada  isimli liberal gazetede 19 Mayıs’ta çıkan bir başyazıda Fitszpatrick’in OAS’daki konuşması hakkında şunlar belirtildi: “ABD 1964’de Brezilya’daki askeri darbeyi desteklediği gibi şimdi 2016’da ‘parlamenter darbe’yi destekliyor.” Birkaç gün once, La Jornada Michel Temer’in yıllardır ABD hükümetinin ajanı olduğunu belirten Wikileaks raporlarından bir başsayfa hikayesi yayınlamıştı.

Fakat Fitzpatrick’in söyledikleri sadece bu kadar değildi. Nicolas Maduro hükümetinin, ABD tarafından finanse edilen sağ kanat muhalefet güçlerince beslenerek derinleşen politik ve ekonomik krizle yüzleştiği Venezuella’daki durum üzerine konuşurken Fitzpatrick şunları ifade etti: “Oysa Brezilya’da hukukun üstünlüğü varken Venezuella’da böyle birşey yok ve bizim kaygımız budur.

Fitzpatrick “Venezuella’nın, [OAS’ın] Amerika Kıtası Demokratik Şartı’nın sürekli ihlalinden sorumlu tutulması için” OAS’ı zorlamaya devam etti. ABD, bu Şart’ın en son 2009’da Başkan Manuel Zelaya’nın devrildiği ABD destekli darbe zamanında (aslında, ABD Dışişleri Bakanı Hilary Clinton tarafından tertiplenmişti) başvurmuştu.

Beklendiği gibi Fitzpatrick 2002’de ABD hükümetinin, seçilmiş başkan Hugo Chavez’in hükümetini deviren darbeyi hazırlayanlara politik ve lojistik yardım yapmasından, malzeme vermesinden bahsetmedi.  Bugün ABD’nin aktif olarak, şiddetli sokak provokasyonlarını içeren kitlesel bir istikrarsızlık kampanyasında, açıkça ve yüzsüzce “hukukun üstünlüğünü” ihlal eden muhalif gruplara on milyonlarca dolar sağlayarak ve aynı zamanda sermayesizleştirme ve büyük yokluklara neden olan diğer ekonomik sabotajlarla Nicolas Maduro hükümetine karşı bir askeri darbeyi körüklediğinden bahsetmedi.

Başkan seçilmesinden kısa bir süre sonra Barack Obama, Trinidad-Tobaga’da gerçekleşen Nisan 2009 Beşinci Amerika Kıtası Zirvesi’ndeki konuşmasında “kıtadaki ülkelerin iç işlerine ABD müdahalesi döneminin artık geride kaldığını” belirtmişti. “ABD’nin artık eşit bir ortaklık istediğini” ve bölge halklarına bundan sonra “kendi şartlarını dayatmaycaklarını” söylemişti.

Bunu Brezilya ve Venezuella işçilerine ve halklarına tekrar söyleyin. Bunu, 29 Haziran’da Kuzey Amerika Güvenlik ve İşbirliği Liderler Zirvesi için liderleri Ottowa’da olacak Meksika, Kanada ve ABD işçilerine ve haklarına söyleyin.  Toplantı, —bütün iş yasalarını, kamu hizmetlerini ve işletmelerini, çevre mevzuatlarını “serbest ticarete bariyer” olarak kabul ederek parçalayan– Trans-Pasifik Ortaklığı (TPP) anlaşmasının  hedeflerini ilerletmek için adım atmayı amaçlıyor.  Tüm bunlar, ABD finans sermayesinin ve Büyük Sermayeli Şirketlerin hizmetinde olan çokuluslu şirketlerin  ve bütün ABD hükümetlerinin dayatmasıdır.

ABD, Venezuella ve Brezilya’dan Elini Çek!

TPP’ye hayır!

 

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter