MARUTİ SUZUKİ İŞÇİLERİ SENDİKASINDAN ÇAĞRI:

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

13 İşçi arkadaşımıza ÖMÜR BOYU HAPİS cezası verildi

13 Maruti Sendikası üyesine sendika kurmak ve taşeron sistemini kaldırmak için verdikleri mücadeleden dolayı ÖMÜR BOYU HAPİS cezası verildi

Maruti İşçilerine Özgürlük!

Maruti Suzuki grevi (2012). Özel güvenlikçilerin işçilere saldırdığı sırada fabrikada çıkan şaibeli yangında müdür Awanish Kumar Dev dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti. Bunun ardından yüzden fazla Maruti işçisi “cinayet” suçlamasıyla hapse atıldı. Sendikanın resmileşmesine yardım etmiş olan ve işçilikten gelen bir yönetici olan Dev’in talihsiz ölümüyle işçilerin herhangi bir ilgisi yoktur.

18 Mart günü öğleden sonra Gurgaon Mahkemesi’nde on üç kardeşimize temelsiz bir cinayet suçlaması ile ömür boyu hapis cezaları verildi – bunların arasından 12’si Maruti Suzuki İşçi Sendikası organlarında görevli işçiler. Dört işçiye de 5’er yıl hapis cezası verildi. 14 işçiye ise 3 yıl hapis cezası verildi ama bu işçiler zaten 4 yıldır hapisteydiler, dolayısıyla serbest bırakıldılar. Yine 4 yıl hapis yatmış ama sonrasında beraat etmiş olan 117 işçiye ise bu kaybettikleri yılları kim geri verecek bilemiyoruz. 2012 yılından bu yana 148 işçi 4 yıl hapiste tutuldu, bunun öncesinde ise 2500 işçi yasadışı şekilde işten çıkartılmış ve devamında da devletin baskısına maruz kalmışlardı.

“Objektif bir hüküm” verilmiş olduğu yalanını reddediyoruz. Gerek iddianame gerekse hüküm hiçbir delile dayanmamaktadır. Yalancı tanıklıklara ve saf sınıf nefretine dayanmaktadır. Karşı karşıya olduğumuz savların detaylarını burada aktaracağız. Sendikanın resmileşmesine yardım etmiş olan ve işçilikten gelen bir yönetici olan Avanish Kumar Dev’in talihsiz ölümü ile işçilerin herhangi bir ilgisi yoktur. Savunmanın ortaya koymuş oldukları bunu kesin bir şekilde kanıtlamaktadır.18 Temmuz 2012 günü yaşanan çatışma bir süpervizörün bir Dalit işçisi olan Jiyalal’e saldırması ile başladı. Jiyalal ise daha sonra kast önyargılı bir suçlama ile bu davadaki esas suçlu haline getirildi ve işten uzaklaştırıldı. Bu dava tümüyle yönetimin sendikayı bitirmek için yürüttüğü komplonun parçası idi. Esas olarak da Sendikalaşma Hakkına ve sendikanın yükseltmekte olduğu taleplere – özellikle de taşeron işçilik sisteminin kaldırılması talebi- ve bunun işçilerin mücadelesinde bir sembol haline gelmesine yönelik bir saldırıydı.

İşçi sınıfının siyasi tutsakları olan Maruti işçilerine özgürlük!

Görülen hukuk davasında başlangıçtan itibaren, 18 Temmuz 2012 tarihinden sonra yönetimle hükümetin işbirliğiyle (bu işbirliğine polis, idare ve Çalışma Bakanlığı birimleri de dâhil) nasıl binlerce işçinin vahşi bir baskı altına alındığı mahkemeye aktarılmıştır. Verilen bu hüküm tümüyle işçi düşmanıdır ve ciddi biçimde Şirket yönetiminin çıkarlarının, “bir ders verme”, tüm ülkede, özellikle de Haryana ve Racastan’daki Gurgaon’dan Neemrana’ya uzanan kuşaktaki sanayi işçileri arasında korku salma ve terörize etme hedefi doğrultusunda verilmiştir. Savcılık son mütalaasında işçiler için “ölüm cezası” isterken – Chandigarh Yüksek Mahkemesi’nin 2013 Mayıs tarihli işçilerin serbest bırakılmasını reddeden kararına çok benzer bir şekilde- sermayenin “güveninin” yeniden sağlanmasından ve Başbakanın küresel yatırımcıları “Hindistan malı” üretmek için davet ettiği girişimden bahsetmektedir. Bu yabancı ve ulusal kapitalistlerin güveni tek bir şeye bağlıdır: ucuz ve itaatkar bir işgücü; dolayısıyla sendikalar veya taleplerin yükseltilmesine yer yoktur.Tüm sendikanın özel olarak hedef alınmasıyla Raj Şirketi, ülkedeki işçi hareketinin, sendika kurma hakkının ve diğer sendikal hakların ve işçilerin insan haklarının sermayedarlar ve Devlet tarafından legal ve illegal yollarla bastırılacağını göstermek istemektedir. Sendika organlarında görevli arkadaşlarımıza yönelik saldırılar sadece bu arkadaşlarımız 2011 yılından beri fabrikadaki emek sömürüsü uygulamalarına karşı mücadelede liderlik etmelerinden, sendikal hakları ve onurları için daimi ve taşeron işçilerin birliğini sağlayarak uzun süreli meşru bir mücadele içinde olmalarından, taşeronluk sisteminin kaldırılmasını, işyerinde onurlu çalışmayı ve yönetimin sömürücü uygulamalarına son verilmesini talep etmiş olmalarından ve nihayet 1 Mart 2012 tarihinde sendikamızı resmen tescil ettirmiş olmalarından dolayı yaşanmıştır. Yönetim, işçilerin bu hak talebini kabul etmemiş ve sendikamızı ezmek istemiştir; özellikle de Nisan 2012’de taşeronluk sisteminin kaldırılması gerektiğini savunan Talepler Bildirgemizi sunduktan sonra. İşte bu nedenle 18 Temmuz 2012’de yaşanmış olan çatışmayı kışkırttılar ve hızlandırdılar.

Enerjik ve umut dolu mücadelemiz Honda’dan Rico’ya Asti’den Shriram Pistons’a, Daikin AC’den Bellsonica’ya sanayi bölgesinde ve ötesinde benzer sömürü koşullarına karşı başka işçilerin de mücadele etmeleri için onlara güç verdi. İşçilerin bu ortak karşı çıkışı ezilmeli, şirket yönetimlerinin çıkarına onlara “bir ders verilmeliydi”.

Maruti işçileri grevde (2012)

İşçi hareketlerine yönelik benzer çatışmalar ve baskılar Noida’da Graziano Transmissions firmasında, Puducherry Regent Ceramics’de, Chennai’da Pricol firmasında ve başka yerlerde de yaşanmıştı. Verilmiş olan bu hüküm de yaşanmış bu baskılarla aynı doğrultudadır ve bu baskıları daha da şiddetlendirmektedir. Bu şekilde sanayi bölgeleri polis kamplarına dönüşmektedir.

Maruti Suzuki CEO’su RC Bhargava bunun bir “sınıf savaşı” olduğunu ifade etti. Hükümetin yaptığı ise işçilerin şirketler ile anlaşmazlıklarını bir “Hukuk ve Asayiş sorununa” dönüştürmek, sendikal hakları için ve taşeron sistemine karşı mücadele eden işçileri kriminalize etmek. Bunu lanetliyoruz. Korkmuyoruz. Bu muazzam ve sürekli baskıdan yorgun düşmüş de değiliz. Ancak işçilerin daimi işçiler-taşeronlar şeklinde bölünmüşlüğünü aşarak ve işçiler arasındaki birliği yükselterek, Şirket-Devlet sömürü-baskı rejiminin sürekli saldırılarına karşı bağımsız sınıf davamızı yükselterek mücadelemizi ileriye taşıyabiliriz. Sanayi bölgelerindeki yüz binlerce işçi 9 Mart’tan beri dayanışma eylemleri düzenliyorlar ve 16 Mart’ta Haryana, Racastan, UP, Tamil Nadu’da yüzbinin üzerinde işçi açlık grevine gitti. Kararın hemen ardından 18’inde 5 Maruti Suzuki fabrikasındaki 30.000 işçi yönetimin bastırma çabasına ve 8 günlük ücret kesintisi tehdidine rağmen bir saatlik bir iş bırakma eylemi yaptılar. 16 Mart’tan bu yana 20’den fazla şehirde birçok işçi, öğrenci, insan hakları örgütleri ve diğer örgütler protestolar düzenledi; 21 ülkede çeşitli heyetler dayanışma eylemleri gerçekleştirdi.

4 Nisan günü için bir Ulusal Protesto günü çağrısı yapıyoruz. Bu tayin edici ve önemli dönemeçte tüm işçilere ve işçiden yana güçlere suçlanan işçilerin serbest bırakılmaları, adaletin sağlanması ve işçilerin hakların elde edebilmeleri için ellerinden gelen her yolla bizimle dayanışma içerisinde olmaları çağrısını yapıyoruz.

Maruti İşçileri serbest bırakılsın!

Sanayi bölgelerindeki sömürü ve baskı rejimine son!

 

Maruti Suzuki İşçileri Sendikası Geçici Komitesi
18 Mart 2017

Bağlantı adresi: 7011865350 (Ramniwas), 9911258717 (Khusiram) on behalf of the PWC, MSWU.
E-mail: marutiworkerstruggle@gmail.com
Güncel bilgiler için bakınız: marutisuzukiworkersunion.wordpress.com


2016 yılı sonunda Hindistan’da gerçekleştirilen,

Ömür boyu hapis cezası verilen Maruti Sendikası işçilerinden Ram ve Pardeep, Mumbay Dünya Konferansı delegeleriydi.

Türkiye’den de iki delegenin katıldığı Savaşa, Sömürüye ve Güvencesiz Çalıştırmaya karşı toplanan Mumbay Dünya Konferansı‘nda Maruti Suzuki işçilerinin dayanışma çağrısı önemli bir yer tutmuştu. Konferans, tüm katılımcılarından “işçi heyetleriyle ülkelerindeki Hindistan elçiliklerine gitmelerini ve halen hapiste olan Maruti Suzuki işçilerinin derhal salıverilmesini ve sendikaları Maruti Suzuki İşçileri Sendikası (MSWU) için tüm sendikal hakların tanınmasını talep etmelerini” istedi.

Hindistan’ın Manesar-Gurgaon sanayi bölgesinde yaşanan baskıya ve taşeron sistemine karşı grevler ve fabrika işgali gerçekleştiren Maruti işçileri yıllardır cezaevinde, “idam cezası” ile yargılandılar ve şimdi de “ömür boyu hapse” mahkum edildiler. Mumbay Dünya Konferansı’nda dayanışma çağrılarını yükselten Maruti işçileri şimdi dünya işçi sınıflarından destek bekliyor.

Mumbay Dünya Konferansı kapanış oturumu (20 Kasım 2016)

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter