IV. Enternasyonal 8. Dünya Kongresi Deklarasyonu: Cezayir’den Ellerinizi Çekin!

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

— IV. Enternasyonal 8. Dünya Kongresi

İşçilere, gençlere ve demokratik işçi hareketi içerisindeki her akımdan militanlara,

Dördüncü Enternasyonal Sekizinci Dünya Kongresi çalışmalarını tamamlamış bulunuyor. Bizler 50 ülkeden Kongre’ye katılan delegeler olarak ana kararlarımızı tartışmaya açmak istiyoruz.

Kongre gündemimiz tüm dünyada insanlığı tehdit eden savaşlara, askeri müdahalelere ve işgallere karşı mücadeleye ilişkin kapsamlı bir tartışmayı öngörmüştü.

Ancak bizler daha bu tartışmaya henüz başlayacakken şöyle bir basın açıklaması yayınlandı:

Cezayir’de geniş çaplı bir karışıklık yaşanabileceği düşüncesiyle Mariano Rajoy hükümeti ABD’ye İspanya topraklarında bir acil müdahale gücü konuşlandırma izni verdi. Önümüzdeki günlerde ABD Deniz Kuvvetlerine bağlı 500 kişilik bir özel kuvvet sekiz ABD askeri uçağı ile birlikte Endülüsya’nın Sevilla kentinin yakınlarındaki Morón de la Frontera üssünde konuşlandırılacak. Bu Amerikan hazır gücüne geniş çaplı bir karışıklığın ilk belirtilerinin özellikle ülkenin güneyinde daha açık görünmekte olduğu ve şu anki Cumhurbaşkanı Abdelaziz Bouteflika’nın dördüncü kez seçilmesini sağlayacak şaibeli bir seçimle iktidarı elinden bırakmamaya niyetli olduğu Cezayir’e müdahale görevi verilecek. Bu haberi veren Londra’da yayınlanan Al Quds Al Arabi gazetesine göre İspanyolların ABD’ye güçlerini konuşlandırma izni vermesi kararı alışılmadık ölçüde hızlı verildi. Esasen Mariano Rajoy’un Washington’a güçlerini ve uçaklarını sevk etmesi için yeşil ışık yakması sadece birkaç gün aldı. Onun bu hızı Cezayir’de hazırlanmakta olan tehlikenin yakınlaştığına ve rejimin her an düşebileceğine işaret ediyor.

ABD emperyalizmi bu şekilde Cezayir’e müdahale etmenin zeminini hazırlıyor. Bu amaçla bir kere daha yakın zamandaki bir askeri müdahaleyi “meşrulaştırmak” için “demokrasi” ve “karışıklığa” karşı mücadele adına bir senaryoyu baştan sona hazırlıyor. Oysa gerçek sebep Cezayir’in. ordusunun Fransız emperyalizminin Mali’deki savaşa katılmasına izin vermeyi veya bu savaşı finanse etmeyi reddetmesi değil midir? Gerçek sebebi Cezayir’in son derece meşru bir şekilde çokuluslu şirketlerin taleplerine boyun eğmeyi reddetmesi ve ülkenin doğal gaz ve petrol kaynakları üzerinde ağırlıklı devlet denetimini sürdürmesinde aramak gerekmez mi? Gerçek sebep Cezayir devletinin her türlü müdahaleye, bu ülkenin iç işlerine dışarıdan müdahale olsun veya Cezayir’in dışarıya müdahalesi olsun, katı ve net bir şekilde karşı çıkışı değil midir?

Cezayir ulusunun üzerinde beliren tehdit son derece ciddidir. Bu durum bu bölgenin tümüyle çözülmesine de yol açabilir. Bu yeni bilgiyi de dikkate alan Dördüncü Enternasyonal Sekizinci Dünya Kongresi gündeminde değişiklik yapmıştır. Artık savaş. tam bir çürüme krizinde olan kapitalist sömürü sisteminin daimi bir biçimi haline gelmektedir. Bu, üretici güçlerin başlıcası olan işgücünü artık kitlesel ölçekte imha etmeden yaşayamayacak bir sistemin, yani emperyalist sistemin, politik hâkimiyetinin bir bütün olarak sarsıldığı bir durumdur.

Toplumun bütün çalışan tabakalarını içinde barındıran ve kesinlikle savaş politikalarına herhangi bir biçimde destek vermeyi reddeden işçi sınıfı ve emek hareketi emperyalizmi geri adım atmaya zorlayabilecek yeteneğe sahiptir. Bu amaçla Dördüncü Enternasyonal herhangi bir müdahaleye engel olmak için, ihtiyaç duyulan birleşik temelde, mümkün olan en geniş kampanyayı gerçekleştirmeye katkı yapmak için her türlü çabayı gösterecektir. Bu yönde bir kampanya, bugün için, kapitalist sömürü sistemini ortadan kaldırmak için verilen mücadelenin yoğunlaştırılmış bir ifadesidir. Dördüncü Enternasyonal’in Sekizinci Kongresinin her kıtadan gelen delegeleri tek bir sesle: “Cezayir’e karşı bu saldırı gerçekleşmemelidir! Ellerinizi Cezayir’den çekin! Müdahaleye hayır!” demişler ve hem uluslararası düzeyde, hem de her bir ülkede bu şiarlar temelinde mümkün olan en geniş birleşik inisiyatifleri desteklemek ve yaygınlaştırmak için gerekli adımları atmışlardır.

Bir delege bize şu hatırlatmada bulundu:

2003 yılında Başkan Bush ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi adlı planını açıkladı ve 2006’da da Condoleeza Rice Ortadoğu için yeni planı duyurdu. Bu, her bir ulusu etnik, dini ve topluluklar temelinde bölme planıydı. Şimdi bu planlar tüm bir Sahra üstü bölgeye de yaygınlaştırılmakta ve Fransız emperyalizmine karşı muzaffer devrimci mücadelesiyle bir ulus olarak yükselmiş olan ve bugün doğal kaynakları ile Afrika’nın en zengin ülkesi haline gelmiş bulunan ve buna mukabil egemen bir devlet olarak kalmış olan Cezayir, bir engele dönüşmektedir.

Bu bir gerçektir ve eli kulağındaki bu emperyalist müdahale tehdidinin kaldırmak istediği de bu “engel”dir.

Cezayir’e yönelik tehditten doğan acil durum her bir kıtada işçilerin ve halkların karşı karşıya oldukları sorunların ne kadar derin bir bütünlük içerisinde olduğunu gösteriyor. Bir delege şunu vurguladı:

Açık ki emperyalizmin baskısı altında olan ülkelerde ulusal demokratik sorunu işçi sınıfının üstlenmesi gerekiyor. Anti-emperyalist birleşik cephe, sorun emperyalizme karşı direnmek olduğunda, küçük burjuva örgütlerle veya burjuva ulusal örgütlerle ve hatta devlet aygıtının kimi parçaları ile anlaşmalar yapılmasını ve birlik sağlanmasını gerektiriyor. Ama anti-emperyalist birleşik cephe politikası bir ön koşul olarak bağımsız bir politik hattı gerektiriyor. Ulusu ve ulusal egemenliği savunma yanlısı olduğumuz için bu yönde atılacak her adımı destekleriz. Halkların bağımsızlığının destekçileri olarak, gerçek bir demokrasi için mücadele ederiz; çünkü bizler bağımsızız ve bize göre emperyalizmden kopmak, iradenin yeniden halka verilmesi anlamına gelir ve tüm yer altı ve yerüstü zenginliklerini yeniden halka aktarmayı gerektirir. Bize göre bu politika bir işçi köylü hükümeti için verilen mücadelenin bir parçasıdır.

Planlandığı üzere ve gündemde yapılan değişikliğin ardından Dördüncü Enternasyonal’in Kongresinin çalışmaları kapsamında dünya durumu ayrıntılarıyla irdelendi: Sayıca artan ve Afganistan ve Irak’ta yaygınlaşan savaşlar, Haiti’de devam eden askeri işgal, İran ve Suriye’ye yönelik emperyalist askeri müdahale tehdidi, ABD emperyalizminin Venezuela’daki müdahalesi, tüm bunlar Libya’ya yapılmış olan emperyalist askeri müdahalenin ardından yaşanıyor. Ama aynı zamanda da Tunus ve Mısır’ın ardından kıta Avrupa’sına damgasını vurmuş ve tüm kurumların güç kaybetmelerinin yolunu açmış olan güçlü devrimci seferberlikler, Yunanistan, İspanya ve Portekiz’de Troyka’nın yıkıcı planlarına ve önlerine çıkartılan engellere karşı örgütlenen güçlü grevler ve gösteriler. Dördüncü Enternasyonal Kongresi seksiyonlarının farklı kıtalarda katılmış oldukları çeşitli birleşik cephe girişimlerini kapsamlı bir şekilde gözden geçirmiştir. Kongre her yerde Dördüncü Enternasyonal seksiyonlarının inşa edilmesi ve güçlendirilmesi gerektiğini ve devrimci partilerin inşasının, Dördüncü Enternasyonalin bir parçası olmayı talep ettiği bağımsız işçi partilerinin veya bağımsız emek yeniden gruplanmalarının inşası yoluyla verilecek olan işçi örgütlerinin bağımsızlığı mücadelesi içerisine dâhil edilmesi yoluyla yapılması gerektiğini kararlaştırmıştır.

Bunların tümü La Vérité-Gerçek dergisinin Kongrenin bir raporuna ayrılmış olan bir sonraki sayısında enine boyuna açıklanacaktır.

Şimdilik bu açıklamanın sonucunda şu değerlendirmeye odaklanmak istiyoruz: Dördüncü Enternasyonal seksiyonlarının devrimci sorumluluğu –yani işçilerin sömürü ve baskı zincirlerinden kendi mücadeleleri yoluyla özgürleşmeleri –bugün Cezayir’e müdahaleye karşı çıkan ve onun bütünlüğünü ve egemenliğini savunan kampanyanın koşulsuz biçimde üstlenilmesi noktasında yoğunlaşmıştır. Bu sorumluluk, içinde bulunduğumuz anda, her koşulda işçi hareketinin bağımsızlığı için mücadele eden Dördüncü Enternasyonal’in ilkeli duruşunun yoğunlaşmış bir ifadesidir, şöyle ki: Savaşa karşı, her türlü yabancı askeri müdahaleye ve müdahale politikalarına karşı, tüm birliklerin geri çekilmesi ve tüm ulusların egemenliğine saygı gösterilmesi için.

Demokratik işçi hareketinin tüm siyasi eğilimlerinden işçiler, militanlar ve gençler, insanlık tarihinin herşeyin eskiye göre daha hızlı oluyor gibi göründüğü bu anında Dördüncü Enternasyonal sizleri neler önerdiğini öğrenmeye, başlatmış olduğu tartışmayı sürdürmeye ve mücadelesine katılmaya davet ediyor.

(Dördüncü Enternasyonal Sekizinci Dünya Kongresinde oybirliği ile kabul edilmiştir.)

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter