IV. Enternasyonal Brezilya Seksiyonu’nun Açıklaması

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

— Brezilya İşçi Partisi (PT) O Trabalho Grubu, IV. Enternasyonal Brezilya Seksiyonu

Günümüz siyasi koşullarında:

Başkan Dilma, bağımsız bir Kurucu Meclis topla!

Eğer PMDB (Brezilya Demokratik Hareket Partisi) Başkanı ve Devlet Başkanı Yardımcısı Michel Temer buna karşı çıkıyorsa, Temer ile ilişkine son ver.1 Sokaklar senin arkanda duracaktır!

Brezilya’da siyasal reformları sürmeli. Bunun için:

  1. Toplu taşıma millileştirilsin! Öğrencilere ücretsiz toplu taşıma sağlansın. Sosyal harcamalardaki kesintilere son!
  2. Dış borcu ödemek için çıkarılan mali fazla kanunu iptal edilsin! Kaynaklar, dış borçlara değil kamu hizmetlerine harcansın!
  3. Kamu mülkiyetinin satılmasına son. Yalnız işletme payları değil, petrol gelirinin tümü kamu sağlık ve eğitim hizmetlerine ayrılsın!
  4. Tüm gençlere kamusal eğitim hakkı!
  5. Tüm özelleştirilmiş kamu teşekkülleri yeniden millileştirilsin! OSS yasası iptal edilsin! Özel sektöre verilen imtiyazlara son verilsin!
  6. 40 saatlik iş haftası! Taşeronlaştırmaya son!
  7. Toprak reformu hayata geçirilsin!
  8. Askeri polis ilga edilsin! Tüm polis ve itfaiye çalışanları için ulusal asgari ücret!
  9. “Af yasası” kaldırılsın ve askeri diktatörlüğün suçluları cezalandırılsın!
  10. Tek meclisli (Senatosuz),
    • Nispi temsile dayalı (1 seçmen = 1 oy),
    • Parti listelerine dayalı,
    • ve yalnızca kamu kaynaklarına dayanan, bir Kurucu Meclis seçimi yapılsın!

Kardeşler,

Brezilya’da gençlik hareketinin toplu taşıma ücretlerinin düşürülmesi için başlattığı hareket, 1 milyon kişinin kamu hizmetleriyle ilgili talepler için sokaklara çıkmasıyla devam etti. Bu talepler hem dış borç ödeme maksadıyla devlet bütçesini sarsan mali fazla kanunuyla, hem de büyük sermaye ve uluslararası sermayeye verilen imtiyazlarla çelişiyor.

Bu tip kanunlar ve imtiyazlar dünya çapında bütün ulusları boyunduruk altına almakta olan dayatmalardır.

Brezilya’daki sokak gösterileri, bu gidişe bir dur dedi ve siyasetin kurumlarında büyük bir kırılma yaratarak, siyasi sistemde bir krize neden oldu. Bu ülke için yepyeni bir durum ve insanların evlerine elleri boş dönmek gibi bir niyetleri yok. Sosyal haklar için mücadele henüz başlıyor.

Dilma hükümeti için bu durumdan çıkmanın tek yolu, bir Kurucu Meclis toplayarak, halkın sesine kulak vermek, devleti radikal bir şekilde reforme etmektir. Ancak bir Kurucu Meclis, halkın uzun süredir özlemini duyduğu sosyal adalet özlemine cevap vermenin önünü açacaktır. Bu özlemin son on yıldaki İşçi Partisi liderliğindeki hükümet tarafından karşılanamadığı aşikar. Eğer İşci Partisi liderliğinin iddia ettiği gibi, son on yıl içindeki kazanımlar, sadaka değil gerçek anlamda sosyal kazanımlar olsalardı, bugün insanların özlemini duyduğu toplumsal değişimin önünde engel teşkil etmezlerdi.

Dilma sokağın “kurumlar ve hükümetlerin dönüşmesi” yönündeki çağrısını dikkate alacağını belirtti.

Hatta siyasi reformları gerçekleştirmek üzere bir “Özel Yetkili Kurucu Meclis” toplanması için bir referandum önerisinde bile bulundu. Bu hükümet adına önemli bir adımdı. Ancak bir gün sonra (25 Haziran), PMDB ve Yüksek Federal Mahkeme’den Joaquim Barbosa’nın bu referandumu desteklemeyi reddetmesi üzerine bu önerisini geri çekti.

Data Folha’nın rakamlarına göre (29 Haziran) Brezilyalıların yüzde 73’ü bir siyasal reform planı hazırlamakla görevli bir Kurucu Meclis fikrini desteklerken, Dilma’nın bu geri dönüşünün nedeni ne? (Karşı çıkanların oranı yalnızca yüzde 15).

Şimdi de Dilma siyasi reformlarla ilgili bir plebisit öneriyor. Ancak bu tamamen farklı bir olgu. Neden mi? Sorularının bugün sokaklarda nefret uyandıran Kongre liderleri tarafından belirlendiği bir plebisite nasıl güvenebilirsiniz. Plebisit pekala sokakların sesini yatıştırmak için kullanılabilir.

CUT sendikalar federasyonu ve diğer sendikalar 11 Temmuz’da Ulusal Mücadele için İş Durdurma ilan ederek doğru bir karar aldılar. Bugün işçi sınıfının örgütleriyle beraber taleplerini dile getirmesi ve mücadelenin doğru tarafında yer alması ve direnişe destek vermesinin zamanıdır.

Bu aynı zamanda medyanın ve sağcıların provokasyonlarıyla baş etmenin en doğru yoludur. Sağcılar “siyasi partilere karşı” yürüttükleri kampanyalar sonrasında, parti ve sendika kortejlerine bir dizi saldırı gerçekleştirdiler. Bu saldırılar kitlesel gösteriler esnasında daha da artmış durumda. Provokatörler ortaya çıkarılsın!

Gerçek şu ki, kamu kaynaklarının önemli bir kısmının Dünya Kupası için harcandığını görmek halkı canından bezdiriyor. Bu kadar para harcanırken, bir yandan da patronlara sağlanan vergi afları ve indirimleri, kamu kasasına girmesi ve kamu hizmetleri için harcanması gereken milyonlara mal oluyor. Buna son 9 yıldır Haiti’de görev yapan ve Birleşmiş Milletler misyonu MINUSTAH altında bu kara ulusun topraklarını işgal eden Brezilya askeri kuvvetlerine harcanan 2 milyar reali (yaklaşık bir milyon dolar) de ekleyin.

Kardeşler,

Bu durumun sorumlusu İşçi Partisi’dir. Üst düzey parti liderliği Yüksek Federal Mahkeme’nin kendisine yaptığı saldırıya cevap vermedi2, ancak rejim krizinin yaşandığı bugünkü koşullar altında daha fazla pasif kalması mümkün değildir.

İşçi Partisi O Trabalho Grubu olarak size sesleniyoruz. Başta İşçi Partisi üyeleri olmak üzere herkesi, bugün hükümete biat içinde bulunan ve tamamen bir siyasetsizlik içine sürüklenmiş İşçi Partisi liderliğinden memnuniyetsizliğinizi ifade etmeye çağırıyoruz:

Bu durumda neler yapılması gerektiğini tartışmak üzere Diálogo Petista toplantılarında bizlere katılın.

Parti aktivistlerini, gençliği, sendikacıları, diğer toplumsal hareketlerden insanları bir araya getirebileceğimiz Acil Halk Toplantıları örgütlenmelerimize katılın.

  • Taleplerimizi dile getirelim ve yerel eylem şekillerine karar verelim
  • 11 Temmuz’da Ulusal Mücadele için İş Bırakma eylemine destek verelim
  • Egemen bir Kurucu Meclis için mücadele yollarını tartışalım.
Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter
  1. Michel Temer, hükümet üyesi PMDB lideri and Brezilya Devlet Başkan Yardımcısı. []
  2. 470 No’lu davada, ortada hiçbir delil olmamasına rağmen Yüksek Federal Mahkeme, İşçi Partisi liderliğini mahkum etti. []