Afganistan Sol Radikalleri’nden (LRA) destek çağrısı:

Afganistan’da bir kömür madeninde çalışan 13 işçi öldürüldü

6 Ocak 2017’de, Afganistan’ın Baghlan bölgesindeki bir kömür madeninde çalışan 13 işçi evlerine dönerken IŞİD veya Taliban tarafından öldürüldü. İşçilerin herhangi bir siyasi grup veya hükümetle bağlantısı yoktu.

İşçiler, hükümet yahut yabancı askerlerin kontrolündeki bölgelerde çalıştıkları gerekçesiyle IŞİD ve Taliban tarafından ilk kez hedef alınmıyorlar. Bazı durumlarda IŞİD, işçileri inançları ya da dini bağlılıkları nedeniyle katlediyor. Afganistan’daki Şii azınlık IŞİD tarafından Gayrımüslim olarak görülüyor ve bu sebeple her tür araçla her zaman öldürülmeleri meşrulaştırılıyor.

Afgan hükümetindeki bazı çevreler de Kabil’deki yabancı elçilikler IŞİD’e finansman ve destekle suçlanıyorlar. Milletvekili ve Paktika bölgesinin eski valisi Zahir Kadir, Afganistan Milli Güvenlik Konseyi’ni Afganistan’ın Doğu ve Güney bölgelerinde IŞİD’e para vermekle suçladı.

Rusya’nın Çin ve Pakistan’la beraber Afganistan’daki IŞİD ilerleyişini durdurma girişimleri var. Amaçları IŞİD’in Orta Asya’da etki kazanmasını ve Rus bölgesine ulaşmasını engellemek. Artık yeterince açık ki Obama yönetimi Irak ve Suriye’de IŞİD’i yarattı ve şimdi de onu stratejik düşmanlarına karşı Afganistan’da destekliyor.

Afganistan halkı ABD ve NATO’nun Afganistan’da oynadığı oyunun kurbanları. Onların aşırı İslamcı güçleri yaratıp destekleyerek Rusya ve Çin’i kuşatma politikalarının yağması altındalar.

IŞİD 2013’te Afganistan’da var olduğundan beri kimse onların ülkedeki ABD veya NATO güçlerine karşı tek bir saldırısını görmedi.

Sivilleri savunmak ve tüm işçilerin işyerlerinde güvenliğini sağlamak hükümetin sorumluluğudur. Dünyadaki tüm sendikaları ve işçi sınıfından yana güçleri Afgan işçileriyle dayanışmalarını duyurmaya ve Afgan hükümetinden yaralı işçilerin tedavilerini sağlamasını ve kurbanların ailelerine yeterli tazminat ödemesini istemeye çağırıyoruz.

  • İşçilerin IŞİD’den ve diğer her tür terörist güçten korunması için gerekli önlemleri alın!
  • Yaralanmış işçilerin tüm tedavilerini üstlenin!
  • Hayatını kaybeden işçilerin ailelerine yeterli tazminatı ödeyin!

Afganistan Sol Radikalleri (LRA), 7 Ocak 2017

 

“Uygar” Avrupa’nın kalbindeki barbarlık

Ocak 2016’nın sonunda Europol tarafından belirlenen rakamlara göre, Avrupa’ya geldiklerinden bu yana mülteciler arasından on bin çocuk “kayboldu”. “Kayboldu”? Bu terim biraz riyakârca: Her türlü fuhuş ve diğer suç faaliyetleri üzerinden kolayca para kazanan ve çürüyen kapitalist sistemde yıldızı parlayan mafya şebekelerince kaçırıldılar.

Eurostat sığınmacıların savaştaki ülkelerden geldiğini “keşfedince”…

Avrupa çapındaki istatistik toplayan Eurostat 4 Mart’ta, 2015 yılında 1.2 milyon insanın Avrupa Birliği üyesi ülkelere sığınma başvurusu yaptığını yayınladı. Bu rakam, 2014’te yapılan başvuruların iki katı. Bu sığınmacılar nereden geliyorlar?

2015’te sığınmacıların 362,800’ü Suriye’den (2014’tekinin iki katı), 178,200’ü Afganistan’dan (2014’tekinin dört katı) ve 121,500’ü Irak’tan (2014’tekinin yedi katı) geldi. Bu ülkeler birbiri ardına ABD’nin liderliğindeki yabancı askeri müdahaleye maruz kalan ülkeler.

Irak: İlk olarak 1991’de savaş vardı ve ardından 10 yıl süren tahammül edilmez BM ambargosu geldi. Daha sonra 2003’te ikinci savaş geldi ve ardından 10 yıl süren işgalle devam etti ve 2015’te üçüncü askeri operasyon başladı.

Afganistan: İlk olarak 2001’de NATO askeri müdahalesi gerçekleşti ve o zamandan beri işgal ve savaş son bulmadı.

Suriye: Son beş yılda ABD’nin bölgedeki müttefikleri Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar üzerinden kışkırttığı iç savaşla tahrip edildi. Mart 2015’te ABD’nin sivil toplum örgütü Sosyal Sorumluluk Taşıyan Doktorlar (PSR) George W. Bush’un 2001’de başlattığı “Terörizmle Savaş”ın başladığı günden bu yana en az 1.3 milyon sivilin öldürüldüğünü tahmin ediyor. Londra’da yayınlanan The Guardian’da gazeteci olan Nafeez Mosaddeq Ahmed köşesinde kurbanların sayısının 4 milyona yaklaştığı tahminini yaptı.

O halde, “Göçmenlerin dramı”ndan sorumlu olanların isimleri belli: Bush, Obama, Sarkozy, Hollande, Cameron, Merkel, aynı zamanda bunların hükümetleri ve NATO liderleri.