Amerika Üzerine Karar

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

— IV. Enternasyonal Genel Konseyi

1. Amerikan başkanlık seçimlerinin sonucu ne olursa olsun dünya durumu için bir dönüm noktası oluşturacak. 4 Kasım günü ABD emperyalizminin önderlik ettiği çürüme krizinin yeni bir evresine geçilmiş olunacak.

2. GK tarafından kabul edilen metinde açıkça belirtildiği gibi üretim araçlarının özel mülkiyetine dayalı can çekişen rejim, eşi görülmemiş büyük bir krizin içine girdi. Daha da önemlisi bu kriz ABD emperyalizminin egemenliğinin yani toplumsal sömürü sisteminin doğasında var olan önlenemez ve kontrol edilemez çelişkilerin, sınıf mücadelesi sürecinin ve dünya çapında işçi ve halkların direnişinin krizidir.

3. Dünya durumunun genel gidişatını en tepe noktasına ulaştıran Paulson Planının oylanması ile kendi sınırları ve çelişkileriyle birlikte Ulusal Mutabakat sağlandı. Bu oylama krizin bir ifadesidir:

a) Çalışan halk kitleleri bu tedbirleri reddettiler. Çeşitli yollarla kitlesel bir reddediş yaşandı: Sendikalarda ve seçim döneminde Boeing’te yaşanan kitlesel grevler bu reddedişin ifadesiydi.
b) Cumhuriyetçi ve Demokratların büyük bölümünün bütçe planının aleyhinde oy kullanmış olması gerçeği krizin ABD emperyalizminin ne tepe noktasına kadar uzandığını gösteriyor: burjuvazinin bir kesimi kendi çıkarlarını korumak isterken kendi kurumlarıyla çatışıp çatışmamak arasında bocalıyor ve/veya devlet müdahalesini istiyor.
c) Obama ve Demokrat Parti liderleri planın kabul edilmesi için iki girişimde bulundu: Böylece hem ABD burjuvazisine hem
de dünya emperyalizmine göz kırptılar: “Biz kendi payımıza düşeni yapmaya, krizin faturasını halka ödetmeye hazırız. İşçi
hareketini Ulusal Mutabakat içinde disipline sokmaya hazırız.” Seçimle gelen yoğun baskı üst düzey sendika yöneticilerini planın sorumluluğunu üstlenmeye zorladı. Biz şunu biliyoruz ve tekrarlıyoruz: Siyahlar ve Latinler dahil çalışan halk kitleleri bu plana karşı. Hatta AFL-CIO’nun planı desteklemek için kullandığı, “Bir dolar Wall Street için, bir dolar Main Street için” gibi korporatist ortaklık söylemlerinin de karşısındalar. Bu, bugünün koşullarına ters düşüyor.ABD emperyalizminin bir rotası yok. Bir dolar kapitalist ve bankerler için bir dolar olarak kalmayacak, 1,5 trilyon dolar olacak (ki bu bile yeterli değil). 1,5 trilyon doları daha yüz milyarlarca dolar izleyecek. Ödenen her bir dolar üretici güçlerin; işçi sınıfının, sanayinin, sosyal güvenliğin yıkımı ve dünya çapında halkların parçalanması için harcanacak.

4. Seçimlerin ardından kitleler eşi görülmemiş bir yıkımla karşılaşacak. Can çekişen emperyalizmin genel seyrini, işçi sınıfının ve ulusun parçalanması ihtiyacı belirliyor. ABD ulusu dahi bu parçalanmadan kurtulamayacak. ABD ulusunun tam kalbinde proletarya ve önemli ölçüde Siyah proletarya yer alıyor.

Yeni hükümet işçi sınıfını eskisinden daha fazla vuracak. Amerikan otomobil sanayindeki yeniden yapılandırma planları özelikle Detroit’te genel olarak dünyanın geri kalan bölgelerinde otomobil üretimini bitirecek. Hiç bir çözüm getirmeyecek 1,5 trilyon ödenilmek zorunda kalınacak. Kitlesel işsizlik ortaya çıkacak ve emeklilik sisteminin çöktüğü ilan edilecek.

Ağustos ayında kriz daha ortada yokken 25 milyon Amerikalı yemek kuponu için başvuru yaptı. Seçimlerin ardından kim bilir daha
ne kadarı yemek kuponları için sıraya girecek? 35 mi 40 mı 50 mi? Tahmin etmek güç.

23 Ekim’de ekonomist Nuriel Rubuni, ABD’nin ekonomik durumu hakkında şöyle dedi: “En kötüsü henüz yaşanmadı. ‘Hedge Fonlar’
yüzbinlerce kez değer kaybedecek.

İşte bu koşullar içinde ABD emperyalizminin üst düzey bazı yöneticileri bugün Obama’yı tercih etti. (Colin Powell The New York Times, Washington Post ve diğerlerini bir araya getirdi.)

Açıkçası eğer onaylanırsa bu tercih işçi sınıfı ile bilinçsizleri acımasız yollarla karşı karşıya getirecek ve böylece sadece Demokratlarla değil Cumhuriyetçilerle de ulusal mutabakatı sağlamış olacaklar. Daha da önemlisi işçi sınıfına saldırmak için kurumlardaki sendika yönetimleri atamayı denemek zorunda kalacaklar.

Seçimlerden sonra neler olup biteceği konusunda kimse emin değil.

Obama seçilirse Kendi seçmenlerini; işçileri, Siyahları, “değişim için” onu iktidara taşıyan on milyonlarca genci hayal kırıklığına
uğratacak. Ama aynı zamanda burjuvazinin kriziyle de yüzleşecek. Koşullar ne olursa olsun ABD burjuvazisinin çoğunluğunun (ve küçük burjuvazinin) gözünde Obama Siyah olması ve Siyah halkın özlemlerini temsil ediyor olması nedeniyle her zaman çift renk taşıyacak. Emperyalizm politikalarını uyguladığı halde onun kitlelerin gözünde haklı bir yanı olacak.

McCain seçilirse, en temel demokratik haklarından mahrum bırakıldıklarına inanan bu nedenle varlıklarının tehdit edildiğini düşünen milyonlarca Siyah halkın ve işçilerin öfkesini uyandıracağı için acilen koalisyon oluşturulacak.

5. Mevcut kriz durumunda seçimlerin hemen ardından bütün dikkatler Siyah parti inşasını da içeren bir İşçi Partisinin inşası ve sınıfın bağımsızlığı için politik mücadele veren IV. Enternasyonalin ABD seksiyonun kapasitesi üzerine odaklanacak.

a) Seksiyon içinde son dönemde alınan yol göz ardı edilemez: sayıca arttık, gençler arasından yeni üyeler kazandık ve yeni birimler oluşturduk.
b) Özellikle sendikalar içinde AFL-CIO dahil “Change to Win” liderliği tarafından dayatılan corporatist yönetim anlayışına karşı, sınıf bağımsızlığı düzeyinde sendikaların yönetim organlarında sendikaların doğasını güçlendirmek yoluyla verdiğimiz mücadele ve alınan yol yadsınamaz. Sendikalar içinde Demokrat partiden kopuş sorununun tartışılması için adımlar attık.
c) 6. Dünya Kongresinde tartışılan ve karara bağlanan Bağımsız Siyah aday ve yeniden inşa partisinin örgütlenmesi yönelimimiz seçim döneminde uygulandı ve birtakım kazanımlar elde edildi. Seçim kampanyamız sırasında bazı engel ve zorluklarla karşılaştık. Sosyalist Organizer’ın kongresinin ana gündem maddesini ve 7. Dünya Kongresinin hazırlık tartışmalarının içeriğini seçim sürecinde çıkardığımız dersler oluşturacak.
d) 8 Kasım’da liderlik toplanacak ve Şubat’taki yaklaşan kongreye hazırlık mahiyetinde geçen süreçteki faaliyetlerimizin genel bir bilançosu çizilecek.

6. Sosyalist Organizer’in seçimlerin hemen ardından şiddetlenecek krizdeki pozisyonunu kongrenin açılmasını beklemeden değerlendireceğiz.

a) Bu soruna yaklaşmak için politik olarak donanımlıyız. Paulson planı oylanır oylanmaz, işçi sınıfının can alıcı taleplerinin sınıfın bağımsızlığı olduğunu açıkça belirttik: işçi sınıfının örgütleriyle birlikte Plana karşı olduğunu, Paulson Planının geri çekilmesini bunun korporatizmle bağların kopartılmasının koşulu olduğunu yazdık.
b) Bu temelde seçimlerin ardından örgütümüzün pozisyonunu belirlemek için ABD halkını vuracak vahşi koşullarla yüzleşeceğiz. Kitleler diğerini reddetmek için bir yol isteyecekler, Yanılsamaya düşerek Obama için oy vermeleri illüzyonun bozulmamış köklerinin varlığını açığa çıkardı. “değişim arzularının” yani savaşların bitmesi, iş garantisi, emeklilik aylığı, sağlık, barınma, kamu hizmeti, baskıların ve işçilere karşı yapılan yağmanın bitmesi, belgesi olmayan göçmenlere af getirilmesi için önlerin alınması arzularını dile getirdiler. Biz bu yeni durumda illüzyonun mevcut biçimine karşı mücadele vereceğiz. Yakıcı talepleri ifade etmek için kitlelerin maruz kaldığı saldırıları somutlaştıracağız.
c) Bu yönelişi işçi hareketinin her seviyesine tercüme edeceğiz. Sendikalarda, Siyahların ve Latinlerin toplumsal örgütlerinde, gençlik örgütlerinin içinde şunu söyleyeceğiz: Faturayı işçiler ödemek zorunda değil, kaçınılmaz acil tedbirler alınmalıdır: İşten çıkarmalar yasaklansın, özelleştirmelere, savaşa son verilsin, askerler derhal geri çekilsin, emeklilik aylığı ve kamu hizmeti sistemi korunsun. Bunlar acil tedbirlerdir. Herkesin bilmesini istiyoruz ki Obama’yı desteklemedik. Ama Obama’yı destekleyenler aslında bu acil tedbirlerin alınması için oy verdiler. Böyle bir kriz döneminde bunu anlayan biri aldırmazlık edebilir mi? Obama değişim ve halkın haklarının savunulması arzusunun kabardığı bir ortamda yükseldi. Obama’nın görevi acil önlemlerin alınması talebini yerine getirmektir. Beğenelim ya da beğenmeyelim sendikalar, işçi sınıfının savunulması için acil önlemlerin alınması için Siyahların ve Latinlerin iş ihtiyaçlarının karşılanması için üniversiteleri özelleştirilen gençliğin taleplerinin yerine getirilmesi için Obama’yı destekledi: Obama’nın seçimlerden önceki pozisyonu ne olursa olsun bu koşullarda seçilmiş bir başkanın ona oy veren işçilere, Siyahlara ve ezilen halka sırt çevirmesi mümkün değildir.Diğer taraftan Obama’yı desteklediğimiz için değil ama sendikaların bağımsızlığını gerektiren siyasal demokrasinin tarafında olduğumuz için genel oya saygı duyduğumuz için, bağımsızlığımızı yitirmeden, koşulsuz olarak hilenin karşısında yer alacağız. Herhangi bir şekilde Obama’nın seçilmesi engellenirse, hileye karşı mücadele edenlerin saffında yer alacağız. Ama diğer taraftan tam bağımsızlık içinde hileye karşı mücadeleyi, çalışan emekçi halkın saldırılara karşı korunması için gerekli tedbirlerin alınması mücadelesiyle birleştireceğiz.
d) Böylece seçimler nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, sendikalar içinde, işyerlerinde, üniversitelerde yorulmadan propagandamızı sürdüreceğiz. Şu an karar vermediğimiz daha uzak bir dönemde, işçi sınıfının ve gençliğin birliği ve güvenliği için bir konferans toplamayı düşünüyoruz. Bu konferans İşçi Partisi içindeki konumumuzu ön koşul haline getirmeden içeriğini sınıfın bağımsızlığı esasının teşkil edeceği acil savunma programı üzerinde gençleri bir araya getirmeyi hedefliyor. Emek örgütlerinin Paulson Planından kopuşu bu esasa dayanak noktası olacak. Bu nedenle işte bu temel işçi partisinin inşası mücadelesinin bir parçası olacak.

7. Yeni bir dönem başlıyor. Dünyada ve özelikle ABD’de yeni bir sürece giriliyor.ABD emperyalizminin oynadığı rol dünya durumunda mevcut bütün çelişkileri ABD’de yaşanan doğal çelişkilerde somutlaştırmak oldu. SO’nun Şubat kongresi ve 7. Dünya kongresi önemlidir. SO’nun ve her şeyden evvel (Canon’un ve ABD’de en iyi fikir akışını sağlayan Troçkizm geleneğini alan) liderliğin yeniden örgütlenmesi ve merkezileşmesi; örgütlenme yöntemi üzerine aksi fikirler ve tartışmanın merkezileştirilmesi ertelenemez. Durum mevcut haliyle bunu gerektiriyor. Organizer’ın, aylık olarak yayınlamasına özen göstermeli ve işçi sınıfının korunması ve İşçi Partisinin inşası için verilen mücadelelerin politik merkezileşmesinin bir organı olmasını sağlamalıyız. Bu aynı zamanda Orgaznizer içinde bağımsızlığa giden yolu tercih eden işçi hareketinin bütün kesimlerleriyle bağ kurulmasını sağlayacak serbest kürsünün (İspanyolca ve İngilizce yayımlanan Birlik ve Bağımsızlık) yeniden yayınlanmasına ön ayak olacak.

La Vérité/Gerçek’in etkin kullanılması, IV. Enternasyonal’i kuvvetlendirmek için önemli. GK bütün seksiyonların olduğu gibi ABD seksiyonunun da egemenliğine saygı duyarak, Uluslararası Sekretaryanın hem büyük tehlikelerle hem de sınıf mücadelesi için ufuk açıcı görüşlere gebe yeni durum karşısında ABD seksiyonuna destek için tartışacağı bu önergeyi kabul etti.

25 Ekim 2008

(Oybirliğiyle kabul edilmiştir.)

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter