IV. Enternasyonal Bildirisi: IMF ve AB Diktalarına Son Verilmelidir!

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter

— IV. Enternasyonal Uluslararası Sekretaryası

Her şeyin su yüzüne çıkması için birkaç gün yetti: Mesele sadece Yunanistan’ın değil tüm Avrupa halklarının kaderine dair…

Yunanistan işçi sınıfı, gençliği ve tüm halkı fiziksel varlıklarını bile tehdit eden kutsal karşı-devrimci ittifakın ölümcül planlarına karşı meşru direnişlerini başlattılar. Obama, AB, Merkel, Papandreou, Sosyalist Enternasyonal önderleri ve ‘sosyalist’ Strauss-Khan’ın başkanlığında tüm IMF taraftarlarından oluşan bir kutsal ittifak bu.

Bu direniş, dünya çapında ve ülkelerin her birinde hayata geçirilmeye çalışılan emeklilik sisteminin, iş ve ücretlerin, kamu hizmetlerinin, siyasi ve sendikal özgürlüğün yok edilmesi planlarına karşı işçi örgütlerine işbirliği ve birlik çağrısında bulunuyor.

Bu sadece Yunanistan’a değil tüm Avrupa’ya dair bir mesele. Papandreou planını açıklarken, Fransa başbakanı Fillon emeklilik sisteminin tasfiyesini amaçlayan eşi benzeri görülmemiş ‘tasarruf tedbirlerini’ açıklıyor. İspanya’da Zapatero, planlarının hayata geçirilmesi için işçi sınıfı karşısında kutsal ittifak çağrılarında bulunuyor. Büyük Britanya’daki seçim sonuçları işçi sınıfına karşı yürütülecek yeni bir saldırının habercisi olarak görülüyor.

Yunanistan’da ‘reform’, düzenleme’ ve ‘sınırlandırma’ adı altında spekülatörlerin, bankerlerin, sermayedarların dizginlerinin boşaltılmasına çalışılıyor. Papandreou “ulusal çıkarları korumak’ derken aslında üretim araçlarının özel mülkiyeti sistemini savunuyor.

Washington’da IMF ve Brüksel’deki AB karargâhlarında alınan kararları ‘değerlendirme kuruluşları’ açıklıyor. Bu açıklamalar işçiler ve Yunanistan halkına karşı bir savaş anlamına geliyor. Tüm Avrupa işçilerine ve halklarına karşı toplumsal bir savaş! Ve bu savaşın azmettiricileri Balkanları parçalayan, bugün Afganistan, Irak ve Pakistan halklarına karşı askeri savaşları yürütenlerle aynı.

Bu Amerikan emperyalizminin her koşulda hâkimiyetini arttırma ve tüm dünyaya yayma savaşı. Yağmalayarak, askeri üslerini arttırarak, ulusları bölerek… Bu savaş öncelikle ABD işçilerini hedef alıyor. Amerikan işçileri Avrupa ve dünyanın geri kalanındaki kardeşleriyle aynı saldırıya maruz kalıyorlar. Ölüm sancıları çeken kapitalizmin yıkılışını gösteren bir savaş bu. Yıkılırken işçileri ve işçi haklarını yıkabilecek kapitalizmin savaşı. Tüm halklara, tüm işçi sınıflarına saldıran; tüm kıtalardaki tüm ulusların varlığını tehdit eden kapitalist sistemin savaşı…

Ortada çok şaşırtıcı bir gerçek var: Yunan halklarına karşı yürütülen adaletsizliğe karşı yükseltilen seslerin hiçbiri AB’nin yıkılmasını talep etmiyor. Ama Yunan halkının ayaklanması tüm halkların gündemindeki bir soruyu gündeme getiriyor: IMF’nin ve AB’nin dayattığı planların iptal edilmesi ve ‘borç’ adı altındaki tüm diktaların reddedilmesi… IV. Enternasyonal olarak soruyoruz: Yunanistan’ın bankaların ve önemli sektörlerin millileştirilmesi dışında başka seçeneği var mı? Borç veren Fransız, Alman, İngiliz bankalarının millileştirilmesi şart değil mi?

Yunan halkının direnişinin gündeme getirdiği bir şey daha var: Özellikle Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerini borç ve yapısal uyum paketleriyle yerlebir eden ve şimdi AB ve ABD işçilerine ve halklarına saldıran IMF, AB ve Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Bankası gibi anti-demokratik ulusüstü kurumların lağvedilmesi talebi.

Tüm Avrupa’da ve dünyanın geri kalanında, dizginlerinden boşalan emperyalizme karşı çeşitli şekillerde ve tüm engellere rağmen yürütülen direniş hareketleri büyüyor. Bu direnişler, tüm kıtadaki işçileri ve özgür ulusların halklarını birleştirecek Avrupa Birleşik Sosyalist Devletleri yolundaki hareketten ayrı düşünülemeyecek ulusların egemenliği için yürütülen kavgalar.

IV. Enternasyonal, medeniyetin ve insanlığın sadece işçi sınıfının eliyle kapitalist sömürü sistemine son verilmesiyle kurtulacağı düşüncesine dayanan bir program temelinde kurulmuştur. Bu programdan doğan ilk görev, tüm işçi sınıfı güçlerinin bir araya getirilmesi ve kökenleri ne olursa olsun işçi sınıfı örgütlerinin bağımsızlığının korunmasıdır. IV. Enternasyonal’in olağanüstü Açık Avrupa Konferansı (Berlin, 19–20 Haziran 2010) ve Açık Dünya Konferansı (Cezayir, 19–21 Kasım 2010) düzenlemesinin ardındaki gerekçe budur.

Email this to someoneShare on FacebookTweet about this on Twitter