İran’da Emperyalist Savaşa Karşı Nasıl Mücadele Edilir?

Başını ABD emperyalizminin çektiği emperyalist savaş dünyanın dört bir yanında patladı. Bu bir başlangıç olsa da her şeye rağmen bir 3. Dünya Savaşı başlangıcı! 60 yıllık ara dönem bitti. Çürüyüşünün zirvesine ulaşmış emperyalist/kapitalizm hayatta kalabilmek için yeni savaşlara ihtiyaç duyuyor ve bunun için de geçen yüzyıl Rosa Luxemburg’un haklı olarak tespit ettiği gibi korkunç bir militarizasyona ve esas olarak Çin gibi çok büyük pazarlara ihtiyaç duyuyor. Trump gibi palyaço liderlerin ortaya çıkması bir tesadüf değil, sistemin varlığını sürdürmek istemesinin mantıki sonucu.
Emperyalizm, Çin’in sahip olduğu dünyanın en büyük pazarını ele geçirmek istemesinin yanı sıra, klasik emperyalist sömürü mekanizmalarını dünyanın çeşitli bölgelerinde zorlamasından da rahatsız olduğu için Çin’i önüne hedef olarak koymuş durumda. Ama bunun için zemin temizliği yapması gerekiyor ki, bunun için de Latin Amerika (Venezuela, sonra Küba vs.) ve şimdi de İran. Dünyanın en büyük petrol yataklarına sahip olan Venezuela şimdi Çin yerine İsrail’e petrol sevkiyatı yapıyor. İran savaş nedeniyle Hürmüz Boğazını kapatmak zorunda kaldı, savaşı kaybederse bu petrol de ABD şirketlerinin kontrolüne geçecek.
Emperyalist Savaş dedik. Şöyle ki: İlk olarak Ukrayna’da başlatılan da üstü örtülü de olsa bir AB emperyalizmiyle Rus emperyalizmi savaşı. Daha sonra Filistin’de derhal soykırıma varan bir emperyalist savaş ve şimdi İran’a karşı bir emperyalist savaş.
Bunların hepsi dünya emperyalist savaşının parçaları. Aynı savaşın parçaları ama hiçbiri birbirinin benzeri değil. Devrimci Marksizm bu savaşların hepsine yanıt olarak bir “Evrensel İşçi Konseyleri Cumhuriyeti” stratejik hedefini koysa da, herbirine farklı taktiklerle müdahale etmeyi zorunlu kılıyor.

Ukrayna/Rusya Cephesi

Nitekim bugün Ukrayna’da dört yıldır süren savaş bir emperyalistlerarası savaştır. Rus emperyalizmiyle AB emperyalizmi tarafından desteklenen Ukrayna arasında süren bir savaştır bu. Devrimci Marksistlerin ve dolayısıyla işçi sınıfının öncüsünün bu savaşta izlemesi gereken taktik/politika her iki ülkede de bozgunculuk/ kendi tarafının yenilmesi politikası olmalıdır. Yani her iki ülkenin işçi sınıfları da kendi ülkelerinin hükümetlerinin yenilgisini ehven-i şer (kötünün iyisi) kabul ederler. Sadece bu politika her iki ülkede de iktidarın proletarya tarafından ele geçirilmesine imkan sağlar.

Filistin Cephesi

Filistin’de izlenmesi gereken politika çok net olmakla birlikte- soykırım ve kolonizasyona karşı- zafer için daha da ayrıntılandırılmalı ve dünya devriminin bir parçası haline getirilmelidir.
Filistin halkının mücadelesi şu anda dünya devrimi sürecinin zirvesidir. Dünyanın bütün emperyalist ülkelerinin soykırımcı politikaları karşısında teslim olmayı reddederek Gazze’de yıkılıp yokedilmiş olan kendi topraklarına dönmeyi bütün bombalamalara rağmen ısrarla gerçekleştiren bir halk bu şerefi fazlasıyla hak ediyor.
Ama Filistin’in kurtuluşu mücadelesinde- ki bu 1948’den bu yana İsrail devletinin işgal ettiği toprakların kurtarılması ve dolayısıyla İsrail devletinin varlığına son verilmesi anlamına gelir- izlenecek politika çok önemlidir. Bu politikaya göre, Arap, Yahudi, Müslüman, Hıristiyan, Ate ve seküler bütün Filistinliler’den oluşan bir devrimci önderliğin inşası vazgeçilmez bir zorunluluktur. Batı Şeria’da FKÖ, Gazze’de Hamas ve İsrail’de İsrail Komünist Partisi önderlikleri – ki bu sonuncusu zaten Filistin Komünist Partisi adını bile İsrail Komünist Partisi’ne çevirme utancını üzerinde taşıyor- iflas etmiş önderliklerdir. Hepsi işin bugünlere varmasına yol açan Oslo ürünü “iki devletli çözümü” kabullenmiş önderliklerdir. Filistin’in Arap, Yahudi, Müslüman, Hıristiyan, ate ve seküler emekçileriyle gençlerinin yürüttükleri mücadele yeni bir önderliğin “Bağımsız, Birleşik, Laik ve Demokratik” tek bir Filistin devleti hedefiyle inşa edilmesinin yolunu açıp dünya devrimine bütün bölgede ivme kazandıracaktır.

İran meselesi

ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizmi öncülüğünde Avrupa’nın belli başlı bütün emperyalist devletlerini arkasına alan orantısız bir emperyalist savaş İran’a karşı başlatılmış durumda. İran’ın 47 yıllık İslamcı önderliği bugüne kadar ülke içinde uyguladığı işçi örgütlenmelerine, başta Kürtler olmak üzere bütün ezilen ulus örgütlenmelerine, kadınların ve gençlerin özgürlük taleplerine düşmanca yaklaşmış ve bunları büyük bir zulümle bastırmış olduğundan kitle desteğini büyük ölçüde yitirmiş bulunmaktadır. Bütün bunların üstüne ekonomik sistem olarak da tamamiyle yolsuzluğa batmış bir hükümet olarak üretim araçları üzerindeki özel mülkiyeti baş tacı eden bir kapitalizmi ayakta tutmaya çalıştığından kendi geleneksel tabanında bile desteğini yitirmeye başlamıştır. Şu anda hala ayakta durmasının nedeni bu rejime muhalif kitleler nezdinde bile ABD emperyalizmiyle İsrail siyonizmine duyulan haklı nefrettir.
İşçi sınıfının öncüsü, Büyük Şeytanla onun çocuklarının vahşi saldırıları karşısında şu an İran’da bozgunculuk/yenilgicilik politikası önermez. Hatta tam tersine, olası bir işgal durumunda İran devletinden emperyalizme karşı savaşmak üzere en sofistikeleri de dahil olmak üzere silah talebinde bulunmalı, bu silahları kendi eğitimcileri aracılığıyla kullanmalı ve kendi bağımsız silahlı örgütlenmelerini yaratmalıdırlar. İran rejiminin bazı sektörleri eğer emperyalizme karşı savaşacaksa, kimse onlara “sen gericisin, emperyalizme karşı savaşma hakkın yok” deme lüksüne sahip değildir. Rejim işçi sınıfının öncü örgütlerine bu silahları vermeyi reddettiğinde kitleler nezdinde İslamcı önderliği teşhir etme imkanını elde ederler. Bu teşhirde rejimin emperyalizme ve siyonizme karşı mücadelede yetersiz kaldığı ve böyle giderse yenilgiye uğrayacağı söylenmelidir. Emperyalizme karşı mücadelede anti-emperyalist bir cepheyi reddettikleri propagandası yürütülme imkanı yakalanmış olur. Bu durumda İran’ın işçi, gençlik ve kadın örgütlenmeleri bu yoldan kendi bağımsız partilerini de inşa etme imkanını elde ederler. Bugüne kadar zulme uğramış Kürt örgütlerine böyle bir savaşta en azından emperyalistlerin yanında yer almamalarını önerebilmeleri imkanı doğar. Ancak bu yolda hareket eden işçi örgütlenmeleri emperyalizme ve siyonizme karşı mücadelede İslami önderlikten daha cesur, daha bilinçli ve kararlı olmak zorundadırlar.
İşte böyle bir mücadele hattı İran’da öncü işçilerin geniş kitleleri kazanarak iktidar mücadelesi yoluna girmelerine imkan sağlayabilir. Gene ancak böyle bir mücadele hattı, onları, İrak işgalinde olduğu gibi karşı-devrimci sürecin basit izleyicileri olmaktan çıkarır.

Şimdi, Ukrayna/Rusya, Filistin ve İran savaşlarında ileri sürdüğümüz bu politikaları hayata geçirmenin hayal olduğu, real politiker’in buna izin vermeyeceği, böyle yapılırsa kıyıma uğranılacağı şeklindeki itirazla mutlaka karşılaşacağız. Böyle itirazlar yapanlar tarihte devrimci politikaların nasıl bir cesaret ve fedakarlık gerektiği konusunda geçmişte bildiklerini de unutmuş olanlardır. Ne de olsa aradan 60 küsur yıl geçti! Ama şu unutulmasın: Eğer ortada bir 3. Dünya Savaşı, yani bir uluslararası karşı-devrim tehdidi varsa, uluslararası devrim imkanı da var demektir. İran’ın uğradığı saldırı karşısında başta ABD olmak üzere bütün emperyalist metropollerde işçi sınıfının öncüsünün yapması gereken kitlesel emperyalist savaş karşıtı eylemler ve mümkün olduğu koşullarda kendi ülkelerinin savaş makinasını sabote etmeye çalışmaktır. Bu politikaları savaşın yaratacağı ortamdan daha kolay devreye sokabilme şansı hiçbir zaman yakalanamaz.
Tabii savaş aynı zamanda 1. ve 2. Dünya savaşlarında uygulanan sosyal-şoven (sosyal demokrat yurtsever) ve kom-şoven (komünist yurtsever) politikalarla hesaplaşarak işçi sınıfının dünya partisini yeniden inşa etmenin de yolunu sonuna kadar açacaktır.

Kahrolsun Trump’ın Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırganlığı!

Dördüncü Enternasyonal’in Yeniden İnşası için Örgütlenme Komitesi’nin (OCRFI) açıklaması

3 Ocak 2026

2–3 Ocak gecesi ABD Hava Kuvvetleri Venezuela’yı bombaladı. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırdığını açıkladı.

Dördüncü Enternasyonal’in Yeniden İnşası için Örgütlenme Komitesi (OCRFI), egemen bir ülkeye yönelik bu emperyalist saldırganlığı kınamaktadır. Bu saldırı, Eylül 2025’ten bu yana Venezuela kıyıları açıklarında konuşlandırılan ABD donanmasının, Karayip Denizi’nde Venezuela ve Kolombiya teknelerinin bombalanmasının ve Trump yönetiminin CIA’ye Venezuela topraklarında “gizli operasyonlar” yürütme talimatı vermesinin bir devamından başka bir şey değildir.

OCRFI, bombardımanların derhal durdurulmasını ve Nicolas Maduro ile destekçilerinin serbest bırakılmasını talep etmektedir. Trump’ın bu saldırıları meşrulaştırmak için ileri sürdüğü gerekçeleri en sert biçimde reddetmektedir. Trump yönetimini harekete geçiren şey ne “uyuşturucuyla savaş”tır ne de “demokrasi mücadelesi”.

Trump yönetiminin asıl motivasyonu—Ukrayna’daki savaşın, Gazze’deki soykırımın, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ndeki yağma savaşının, başta Çin olmak üzere tüm ülkelere karşı yürütülen ticaret savaşının ve ABD’de işçilerin demokratik ve sosyal haklarına karşı açılan savaşın ardındaki motivasyonla aynıdır—Wall Street finans kapitalinin diktatörlüğünü her ne pahasına olursa olsun dayatmaktır.

Venezuela söz konusu olduğunda bu temel motivasyon, 5 Kasım’da Trump yönetiminin himayesindeki Venezuela’lı “Nobel Barış Ödülü sahibi” Maria Machado’nun Florida/Miami’de düzenlenen Amerikan İş Forumu’nda yaptığı konuşmada açıkça ortaya konmuştur:

“Venezuela’yı yabancı yatırımlara açacağız. (…) Sadece petrol ve gazda değil, madencilikte, altında, altyapıda, enerjide de (…) yabancı yatırım için güvenlik sağlanacak ve sizi bekleyen şeffaf, kapsamlı bir özelleştirme programı uygulanacak!”

Gazze’deki soykırım dünya halkları için bir uyarıydı. Maduro’nun kaçırılması ise ABD emperyalizminin çizgisine uymayan her politikacıya yönelik bir uyarıdır.

İşçiler yapılanın ardından yatan bir başka gerekçenin daha ayırdında olmalılardır. Bir yandan Avrupa’daki NATO hükümetleri aylardır militarizasyon için geniş bir mutabakat oluşturmak amacıyla “dış tehdit” hayaletini dolaşıma sokmaktalarken, diğer yandan Trump’ın da savaşa ihtiyacı vardır.

Epstein skandalına batmış durumda olan ve politikaları işçilerin yaşam standartlarında çöküşe yol açan Trump, kendi etrafında “ulusal birlik” yaratmaya ihtiyaç duymaktadır. Aylar boyunca, liderleri—sözde “sol kanadının” büyük kısmı dahil—savaşın tırmandırılıyor oluşunun üzerini örten Demokrat Parti’nin desteğini zaten arkasına almıştır.

Ancak ne ABD’de ne de dünyanın başka bir yerinde işçilerin ve örgütlerinin Venezuela’ya karşı bu emperyalist yağma savaşını desteklemekte hiçbir çıkarı yoktur. Bu savaş, yalnızca kapitalist hükümetlerin işçi sınıfına ve demokratik özgürlüklere karşı yürüttüğü “içerdeki savaşı” güçlendirecektir.

Çözüm ne kapitalist hükümetlerden ne de bir ay önce Gazze’de Trump’ın utanç verici “barış planını” meşrulaştıran BM’den gelecektir. Çözüm, Venezuela halkıyla dayanışma içinde dünya çapında işçilerin ve halkların seferberliğinden gelecektir.

Maduro hükümetine ilişkin görüşler ne olursa olsun, emperyalist müdahaleye son verilmesi, ABD birliklerinin geri çekilmesi, Maduro ve eşinin serbest bırakılması, herhangi bir kara müdahalesinin reddedilmesi ve Venezuela halkına ait kaynakların yağmalanmasına karşı çıkılması için en geniş birlik gereklidir.

Dördüncü Enternasyonal’in yeniden inşasını savunanlar açısından, genelleşmiş bir emperyalist savaşa doğru atılan bu yeni adım, Lenin’in şu sözlerinin güncelliğini bir kez daha doğrulamaktadır:
“Eğer sosyalizm zafer kazanmazsa, kapitalist devletler arasındaki barış yalnızca bir mütareke, bir ateşkes, halklar arasında yeni bir boğazlaşmanın hazırlığı olacaktır. Barış ve ekmek—işçilerin ve sömürülenlerin başlıca talepleridir… Barış ve ekmek, burjuvazinin devrilmesi, savaşın açtığı yaraları iyileştirmek için devrimci araçlar, sosyalizmin tam zaferi—mücadelenin hedefleri bunlardır.” (14 Aralık 1917).

OCRFI’ye bağlı örgütler, işçi ve demokratik örgütler tarafından şu sloganlar etrafında düzenlenecek her türlü ortak eyleme katılacaktır:

  • Trump’ın Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırganlığına derhal son!
  • ABD birlikleri geri çekilsin, bombardıman dursun!
  • Nicolas Maduro ve eşi serbest bırakılsın!
  • Gazze’den Venezuela’ya, Ukrayna’dan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne: savaşa hayır, sömürüye hayır, emperyalizme hayır!

Venezuela’dan elinizi çekin!

Dördüncü Enternasyonal’in Yeniden Teşkili için Örgütlenme Komitesi (OCRFI) herkesi uyarıyor: Önümüzdeki günlerde, hatta saatler içinde Trump, Venezuela halkına yönelik emperyalist saldırganlıkta bir adım daha atarak kara müdahalesini başlatma tehdidini savuruyor.

Trump’ın Venezuela kıyılarına 4.500 Deniz Piyadesi ve tüm bir donanmayı sevk etmesinin üzerinden üç ay geçti. Bu süre boyunca ABD Hava Kuvvetleri her hafta Venezuela ve Kolombiya teknelerine saldırılar düzenledi; bu saldırılarda yaklaşık yüz kişi hayatını kaybetti.

Şimdi ise Trump, CNN’e yaptığı açıklamada kara saldırısının yakın olduğunu duyurdu.

OCRFI’ye göre, dünya çapında işçilerin ve halkların, emperyalist saldırganlığa karşı Venezuela halkının yanında saf tutması acil bir zorunluluktur. Bu amaçla tüm işçi ve anti-emperyalist örgütler güçlerini birleştirmelidir.

Bu birlik, herkesin Maduro rejimiyle ilgili kendi görüşüne sahip olma hakkından bağımsız olarak kurulmalıdır.

OCRFI, ABD emperyalizminin müdahaleyi meşrulaştırmak için ileri sürdüğü gerekçeleri en güçlü biçimde reddeder.

“Uyuşturucuya karşı savaş” mı? Oysa on yıllardır kartelleri, uyuşturucu ekonomisini ve uyuşturucunun kendisini kendi çıkarları için kullanan ABD emperyalizmidir: Kendi çıkarları için, yani ABD’de Siyah özgürlük hareketini ezmek için; yüz binlerce genç Amerikalıyı Vietnam Savaşı’nda ölüme göndermek için; Nikaragua’daki karşıdevrimci savaşı finanse etmek için; 2008 finans krizinde “bankaları kurtarmak” için…

“Demokrasi mücadelesi” mi? Her gün ABD’de ve dünyada totaliter bir düzen dayatmaya çalışan Trump kimi kandırıyor?

El Salvador’da Bukele, Arjantin’de Milei, Şili’de Kast rejimlerini ve Haiti halkını ezen kukla hükümeti destekleyen; Filistin halkına karşı Netanyahu’nun soykırım suçlarını finanse eden ve teşvik eden Trump mı “demokrasi”den söz ediyor?

“Barış için mücadele” mi? Trump, Demokrat Parti’nin de desteğiyle, askerî-endüstriyel kompleksi daha da beslemek ve halklara karşı yeni savaşlara hazırlanmak için 900 milyar dolarlık bir savaş bütçesini yeni kabul ettirdi. Ve bu savaşlar, ABD’de işçilere karşı yürüttüğü savaştan ayrı düşünülemez.

Karayip Denizi’ndeki tırmanışı yorumlayan uluslararası basın, tüm Amerika kıtasını ABD’nin “arka bahçesi” ilan eden ve burada her türlü hakkı kendinde gören “Monroe Doktrini”ne sıkça atıfta bulunuyor. Mesele tam olarak budur. Sırada kim var? Meksika mı? Brezilya mı? Venezuela’ya yönelik saldırganlıkla, kıtanın tüm halkları ve ötesinde dünya halkları tehdit altındadır.

Emperyalist saldırganlığın gerçek nedeni, Trump’ın gözdesi, Venezuela’nın “Nobel Barış Ödüllü” ismi Maria Machado tarafından 5 Kasım’da Florida, Miami’de düzenlenen Amerikan İş Forumu’nda açıkça dile getirildi:
“Venezuela’yı yabancı yatırımlara açacağız. (…) Sadece petrol ve gazda değil; madencilikte, altında, altyapıda, enerjide de… Yabancı yatırımlar için güvenlik sağlanacak ve sizi bekleyen şeffaf, kapsamlı bir özelleştirme programı hayata geçirilecek!”

OCRFI, Venezuela’ya karşı Trump yönetiminin öncülüğünde ve çoğu Batılı hükümetin suç ortaklığıyla yürütülen emperyalist saldırganlığı kınar.

Bağlı ve aynı çizgideki örgütlere, her ülkede—özellikle ABD’de ve Batı ülkelerinde—aşağıdaki sloganlar etrafında en geniş birleşik cepheyi oluşturmak üzere acilen inisiyatif almaları çağrısında bulunur:

Trump: Venezuela’dan elini çek!
Venezuela petrolü Venezuela halkınındır!
Emperyalist müdahaleye son!

19 Aralık 2025

Dördüncü Enternasyonal’in Yeniden Kuruluşu için Örgütlenme Komitesi (OCRFI)

Gazze: Dakikalar bile önemli!

Bu 17 Eylül günü, İsrail Ordusu bundan 82 yıl önce Varşova Gettosunun ezilmesini hatırlatan sahnelerle Gazze’nin kent merkezine saldırıya geçti. Bu yeni Nekbe’de onbinlerce çocuk ve yaşlı, İsrail ordusu tarafından henüz katledilmedilerse, 2023 yılı Ekim ayından bu yana 15. ya da 20. defa yine geçmişte olduğu gibi kaçış yollarına koyulmuş bulunuyorlar.
Trump’ın Dışişleri Bakanı Rubio’nun Tel Aviv’i ziyareti sırasında yeniden dile getirdiği saldırı onayıyla birlikte düşünüldüğünde, Siyonist devlet tarafından gerçekleştirilen bu barbarlık ABD emperyalizminin desteği olmaksızın gerçekleştirilemezdi. Filistin halkına karşı uygulanan bu barbarlık çökmekte olan kapitalist sistemin barbarlığıdır. Bu barbarlık dünyanın bütün kıtalarından halkların, işçilerin ve gençlerin nefretini ve öfkesini üzerine çekiyor.
Katillerin eline teslim edilmiş açlıktan kırılan Gazze halkı perişan haldeyken dünyanın büyük güçleriyle uluslararası kurumların yöneticileri ikiyüzlü ve sefil açıklamalar yapmakla yetiniyorlar. BM Genel Sekreteri “çaresiz” kaldığını söylerken Fransız hükümeti “yıkıcı bir girişim”den, Britanya hükümeti “korkunç” bir hareketten bahsediyor; ABD’den sonra İsrail’e en fazla silah sağlayan Alman hükümeti ise İsrail’i “mahkum” ettiğini ifade ediyor. Katar’daki “Arap ve İslam” ülkeleri zirvesi “İsrail ile ilişkileri yeniden gözden geçirme” kararı alıyor! Ama istisnasız hepsi, Gazze halkını yok etmeye çalışan soykırımcı devletin ellerini serbest bırakacak şekilde onunla diplomatik, askeri ve ticari ilişkilerini sürdürmeye devam ediyorlar.
IV. Enternasyonal’in Yeniden Teşkili İçin Örgütlenme Komitesine (OCRFI) bağlı örgütler ve gruplar aylardır 29 Haziran’da bir araya gelen 40 ülkeden işçi örgütleriyle birlikte her bir ülkede hükümetlerden soykırımcı devletle her türlü diplomatik, askeri, ekonomik, ticari, kültürel ve sportif ilişkiyi derhal kesmelerini talep ediyor.
Gazze’deki bir milyon çocuğun hayatını kurtarmanın biricik yolu budur. Soykırımcı devleti zayıflatmanın, durdurmanın ve yalıtmanın tek yolu da budur. Avrupa’daki “sol” partilerin yöneticilerinin büyük bir bölümü bu talebi dile getirmekten ısrarla kaçıyorlar. Oysa ki bu talep bütün gençlik ve işçi örgütlerinin dayanışma eylemlerinde en öne çıkmış durumda.
OCRFI, geçtiğimiz 14 Eylül pazar günü İspanya Devletindeki 100 bin işçinin ve gencin Madrid’den başlayan geleneksel İspanya Bisiklet Yarışı Turuna soykırımcı devletin takımının katılımını engellemelerini coşkuyla selamlar.
Aynı şekilde Fas, Fransa, İtalya ve başka ülke limanlarından İsrail’e malzeme götüren gemilerin sevkiyatını engelleyen dok işçilerini de selamlıyoruz.
Gene Güney Afrika’daki 10 bin emekçi ve militanın ANC hükümetinden ülkelerindeki İsrail elçisini sınır dışı etmesini talep etmelerini, bu konuda bastırmalarını da selamlıyoruz.
Kaybedilecek tek bir dakika bile yoktur! Ülkelerimizin hükümetlerinden soykırımcı devletle her türlü ilişkiyi kesmeleri için, ona silah göndermeyi durdurmaları için, bütün gıda sevkiyatını kesmeleri için, soykırımcı devletin ekonomisini nefes alamaz kılmak için eylemlerimizi her zamankinden daha üst seviyelere taşıyalım.

17 Eylül 2025

IV. Enternasyonal’in Yeniden Teşkili İçin Örgütlenme Komitesi (OCRFI)

Küresel bir Emperyalist Savaşa karşı Acil Enternasyonal Toplantı Çağrısı (Mart 2025)

Ukrayna’dan Rusya’ya, Gazze’den Lübnan’a, Sudan’dan Kongo Demokratik Cumhuriyeti’ne bütün bu savaş sahalarını yüzbinlerce insan cesedi dolduruyor. Binlerce kadın ve erkek hayatlarının geriye kalan bölümlerini harp malulü olarak tamamlayacaklar. Geçmiş kuşaklardan günümüze miras kalan bütün bir medeniyet en vahşi barbarlıkla imhaya terk edilmiş halde.

Böyle bir savaşın dizginlerinden boşalmasının sorumluları kim olursa olsun şu saptama tartışılamaz: Bu kaosu kışkırtan savaş emperyalizmin ürünüdür. Gezegenin doğal zenginliklerinden ve insan emeğinin sömürülmesinden beslenmek isteyen kapitalist sınıfların bu arzularının ürünüdür.

Gezegene hakim olan belli başlı kapitalist gruplar bunu zaten alenen ilan ediyorlar. Nitekim ABD’deki dünyanın en büyük iş çevrelerinin bankası J.P. Morgan’ın yöneticisi şöyle diyor: “Üçüncü Dünya Savaşı başladı bile. Birbirlerinden ayrı gibi duran çatışmalar aslında bir ülkeden diğerine koordine ediliyor.” (Fortune, 29 Ekim)

Evet, söz konusu olan büyük kapitalist güçler tarafından yönetilmekte olan bir savaştır. Ukrayna’nın ve Rusya’nın savaş alanlarından Gazze’deki soykırıma, Lübnan’ın caniyane işgalinden Sudan ve KDC’deki bitmez savaşa ve ABD’nin Çin’e karşı savaş hazırlıklarına kadar uzayıp giden tek ve aynı emperyalist savaştır.

Sadece silah sanayilerinin çıkarlarına hizmet eden ve bu yolda bütün kapitalist hükümetlerin kamu hizmetlerini talan etmelerine sebebiyet veren, tarihte benzerine tanık olunmamış askeri harcama artışlarına zemin hazırlayan bir savaş.

İşçilerin nesiller boyu uğruna mücadele ettiği emek ve demokrasi kazanımlarına karşı kapitalist hükümetlerin yürüttüğü “iç savaşı” hızlandıran bir “dış savaş”.

Bu toplu savaşa yürüyüşü engellemeye muktedir tek bir toplumsal güç vardır: Uluslararası işçi sınıfı. Bütün zenginlikleri üreten ve toplumdaki bütün ezilen kesimleri peşine takıp savaşa ve onun kaynağındaki kapitalist sömürüye nihai olarak son verebilecek tek güç odur.

İşte bu yüzden şunu ileri sürüyoruz: Her kim ki, barış ve halklar arasında kardeşlik için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, Biden’den Trump’a ve Netanyahu’ya, Putin’e, Zelenski’ye, Macron’a, Scholz’a, Starmer’e, Sanchez’e veya Albanese ve bunlarla birlikte hareket eden bütün savaş kışkırtıcısı hükümetlere karşı işçi hareketinin bağımsızlığı için mücadele etmekten geri duramaz.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, bir taraftan Gazze’deki savaşı mahkum edip diğer taraftan NATO’nun Ukrayna’daki savaşını destekleyip ya da Çin pazarının kapitalistler tarafından yeniden ele geçirilmesi için sürdürülen ve ABD tarafından yürütülen savaş hazırlıklarına karşı çıkmamazlık edemez.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, kendisi aleyhine 76 yıldır alınmış bütün kararlara karşı Filistin halkının kendi kaderini özgürce tayin etme hakkını savunmadan edemez.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, Rus birliklerinin Ukrayna’dan, Ukrayna birliklerinin Rusya’dan, NATO birliklerinin Avrupa’dan, bütün yabancı birliklerin (özellikle Fransız birliklerinin) Afrika’dan, İsrail birliklerinin Lübnan’dan, Gazze’den ve Batı Şeria’dan çekilmemesini isteyemez.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, her emperyalist ülkede emekçilerin gerçek düşmanının kendi hükümetleri olduğunu ve dolayısıyla kendi savaş kışkırtıcı hükümetlerini defetmeleri için emekçilerin sınıf mücadelesine destek olmaları gerektiğini ileri sürmeden edemez.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, bu savaş için harcanan milyarların kapitalistlerden alınarak halkın ihtiyaçlarına harcanması için emekçi kitlelerle gençliğin “bu kirli savaş için tek kuruş, tek mermi, tek asker yok” sloganı altında seferber edilmesinin örgütlenmesine çalışmalıdır.

Her kim ki barış ve halkların kardeşliği için kararlı bir mücadele yürütmek istiyor, emekçiler adına konuşan vekillerin (ABD Kongresinde Amerika’nın Demokratik Sosyalistleri, Avrupa parlamentosunda “Sol” vekillerin çoğunluğu ve Rus Dumasında “Komünist” Parti vekilleri) savaş kredilerini onaylamalarını mahkum etmelidir.

Savaş alanlarının dışında toplu mezarlarda ve sınır boylarında kadın ve erkek emekçiler, mezbahaya gönderilmiş askerler, gençler, köylüler ve mazlum halklar emperyalist savaşa karşı İşçi Enternasyonali için şu kavga bayrağını yükseltmeliler: “Bütün Ülkelerin İşçileri , Birleşelim!”

Kökenlerimizin farklılığından kaynaklanan aramızdaki politik ve sendikal anlayış farklılıklarına rağmen, biz, işçi hareketi militanları, örgütleri, partileri ve akımları olarak 2025 yılı Mart ayında Paris’te toplanacak olan ve küresel emperyalist savaşa karşı acil olarak bir araya gelerek güçlerimizi birleştirmek için yapılacak uluslararası toplantıya katılmaya karar verdik.


Bu çağrıyı imzalamak ve bu uluslararası toplantının hazırlanmasına katılmak istiyorsanız, lütfen bilgilerinizi internationalmeeting2025@gmail.com adresine gönderin:

  • Bir örgüt adına: örgütün adı ve yeri
  • Bireysel olarak: Ad, soyad, görev, ülke

İlk imzacılar

ABD: (unvanlar ve kuruluşlar yalnızca tanımlama amacıyla verilmiştir) Mark Burrows, Railroad Workers United (RWU) yayınlarının eski eş başkanı ve mevcut genel yayın yönetmeni, Chicago, Illinois; Nancy Wohlforth, eski emeritus başkan (emekli), Ofis ve Profesyonel Çalışanlar Uluslararası Sendikası (OPEIU), Venice, California; Ron Dicks, eski Bölge Direktörü (emekli), IFPTE (Profesyonel ve Teknik Mühendisler), San Francisco, Kaliforniya; Nnamdi Lumumba, Eş Başkan, Ujima Halkın İlerleme Partisi, Baltimore, Maryland; Desiree Rojas, Başkan, Sacramento Bölümü, Latin Amerika İlerlemesi için Emek Konseyi (LCLAA), Sacramento, Kaliforniya; Traven Leyshon, Başkan Yardımcısı, Vermont AFL-CIO, Montpelier; Mya Shone, Yönetim Kurulu, Sosyalist Örgütçü, Vallejo, Kaliforniya; Linda Thompson, AFSCME Emekliler Komitesi, MA Yeşil Gökkuşağı Partisi, Boston, Massachusetts; Jerry Levinsky, örgütçü, Batı Massachusetts AFL-CIO; Alan Benjamin, yayın kurulu üyesi, The Organizer gazetesi, New York; Millie Phillips, devam komitesi, LCIP, Oakland, California; Brandon Walker, Ujima, Baltimore, Maryland; David Walters, emekli üye, IBEW 1245, Pacifica, California ; Dan Kaplan, örgütleyici, AFT 1493, San Mateo, California; Allan Fisher, eski başkan (emekli), AFT 2121, Santa Cruz, California; Mark Vorpahl, kıdemli sendika temsilcisi, SEIU Local 49, Portland, Oregon; Connie White, devam komitesi, LCIP, Long Beach, California; Sabrina Peña-Young, devam komitesi, Bağımsız Bir Parti için Emek ve Toplum (LCIP), Chicago, Illinois; Sandy Eaton, Massachusetts Nurses United (emekli. ), Quincy, Massachusetts; Don Bryant, Cleveland Peace Action, Cleveland; Gary Votour, Sayman, Güney Carolina İşçi Partisi, Güney Carolina.

Afganistan: Afganistan Sosyalist Derneği; Afganistan Radikal Solu (LRA).

Almanya: (hepsi kendi adına) Daniel Cuadrado González, IG BAU üyesi; Thomas Dietzel; Thomas Elstner, ver.di üyesi; Andreas Gangl, ver.di işyeri temsilcisi; Karin Gerlich, emekli ver.di sendika sekreteri ve uluslararası barış aktivisti; Gudrun Hintermeier, IG Metall üyesi, Die Linke; Peter Hintermeier, DGB bölge başkanı, IG Metall üyesi; Joe Körner, öğrenci; Peter Kreutler, ver.di işyeri temsilcisi; Norbert Müller, IG Metall üyesi Norbert Müller, ver.di Yaşlılar Frankfurt ve Bölgesi Yürütme Kurulu Üyesi; Claudius Naumann, ver.di temsilcisi, Enternasyonalist Sosyalist Grup (ISG), IV. Enternasyonal üyesi; Ernst Neweling, ver.di üyesi; Sean Nowak, ver.di üyesi; Ruben Schenzle, ver.di üyesi; Klaus Schüller, EVG üyesi, Savaşa ve Sömürüye Karşı Uluslararası Emek Komitesi üyesi, İşçi Enternasyonali için, ISG üyesi; H.- W. Schuster, ver.di üyesi, ISG üyesi; Dietmar Schwalm, ver.di üyesi, DGB ve Die Linke im Hochsauerlandkreis; Jürgen Senge, Yürütme Komitesi ver.di bölgesi Düssel-Rhein-Wupper, NRW; Enternasyonalist Sosyalist Grup (ISG)

Avustralya: Workers International Discussion; Juan González, organizatör, Workers International Discussion (Melbourne).

Avusturya: Matthias B. Lauer, ACUS.

Azanya (Güney Afrika): Mandlenkosi Phangwa, IV. Enternasyonal’in Azanya bölümünün koordinatörü; Tatum Phangwa, IV. Enternasyonal Azanya Bölümü Koordinatörü; Tatum Phangwa, IV. Enternasyonal, Kadın Sekreterliği; Siyasanga Mancotywa, IV. Enternasyonal, Gençlik Sekreteryası; Ashraf Jooma, IV. Enternasyonal Azanian Bölümü Genel Sekreteri; Collen Mafa, IV. Enternasyonal; Collen Mafa, ILAWU, Bağımsız Özgürleştirilmiş Müttefik İşçiler Sendikası Başkanı; Miles Nomiya, WozaWork İşsiz İşçiler Topluluğu Organizatörü; Nicole Trom, Umntu Ngumntu Ngabantu Vakfı Başkanı; Fatima Mohloase, Caucus of Black Women Başkanı; Busisiwe Seabe, öğrenci ve feminist aktivist. Luboni Mbozomane, IV. Enternasyonal’in Azanian bölümü üyesi; Ismael Parkies. Enternasyonal’in Azeri bölümü üyesi; Ismael Parkies, IV. Enternasyonal; Bongani Vilakazi, Güney Afrika Topluluğu İş İnisiyatifi; Lebogang Phanyeko, kendi adına; Bofelo Mputlane, şair, yazar, aktivist ve sanatçı; Mpho Booysens, Güney Afrika İşsizler Forumu; Mpho Mokoena, IV. International üyesi; Justice Coshi, IV. International; Benjamin Chisare, Güney Johannesburg Kriz Komitesi; Simon Mgwebelunde, Güney Afrika’ya göç eden Malavili aktivist; Mzwandile Lomo, emek aktivisti, NUMSA sendika temsilcisi.

Bangladeş: Devrimci Demokrat Parti; Amlan Dewanjee, gazeteci; Badruddoja Chowdhury, IV. Enternasyonal; Zainal Abedin, Patia Chittagong Çiftçiler Derneği; Morshed Alam, Demokratik İşçi Partisi; Abbasuddin, Demokratik Giysiler Federasyonu Genel Sekreteri; Salma Akhtar Shilpi, Bangladeş Jatio Shramik Federasyonu (BJSF) Genel Sekreteri; Harun’s Rosid, Bangladeş Demiryolu İşçileri; Sheikh Rabiul Islam, Örgütlenme Sekreteri, CORQI Bölümü; Abdur Rashid, BJSF; Sabuj Das, Gençlik Federasyonu; Shamim Ara; Mozibor Rahman; Alak Kumar Da, Hindu Budist Hıristiyan Birliği, Parishad; Abul Kashem Dulal, Bangladeş Ulusal İşçi Federasyonu, Comilla.

Belçika: Anne Vanesse, Pierre Van Dooren, “Les Amies et les Amis de Rosa Luxemburg” çevresi için; Organisation socialiste internationaliste/Uluslararası Sosyalist Örgüt.

Benin: Beninli Troçkistlerin İrtibat Komitesi.

Botsvana: Lilo Tamocha, gençlik aktivisti.

Burundi: Hatungimana Richard, İşçi ve Demokrasi Partisi (PTD-Twungurunani) Başkanı; Ndayatuke Désiré, Cercle de réflexion sur la culture café au Burundi (CERCABU) Başkanı; Sinzinkayo Jérôme, PTD Genel Sekreteri ve La Tribune libre des travailleurs et de la démocratie yayın kurulu üyesi; Haziyo Frère, Burundi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi ve PTD yönetim kurulu üyesi; Nisubire Nestor, eğitim sektöründe sendikacı (CONAPES); Nininahazwe Alice, profesyonel muhasebeci ve PTD aktivisti; Kayuku Liliane, banka çalışanı; Nzoyihera Thierry, otel garsonu; Ntihwanya Clément Robert, özel bir şirkette bilgisayar bilimcisi.

Büyük Britanya: Jane Doolan, Unison Ulusal Yürütme Komitesi üyesi (ad personam); Audrey White, Liverpool; Mike Calvert, Unison Islington Şube Sekreter Yardımcısı; Nick Phillips, Unite Community Union (ad personam); Henry Mott, Unite Community Union (ad personam); Charlie Charalambous. Haiti: Berthony Dupont, “Haïti Liberté” editörü Hindistan: Nambiath Vasudevan, sendikacı, Mumbai; Subhas Naik Jorge, sendikacı, Goa; Denzil Cheruvathoor, sendikacı, Mumbai; Franklin de Souza, sendikacı, Mumbai; Gausuddin Shaikh, sendikacı, Mumbai.

Cezayir: Enternasyonalist Sosyalistler Örgütlenme Komitesi (COSI) adına Aïcha F., Amel B. ve Abdelkader Bentaleb; Cercles des jeunes pour le socialisme (CJS) adına Mouloud H., Nourredine H. ve Amar T.; Mohamed Bouguerra, sendika aktivisti; Nadine Kahina, işçi aktivisti.

Çin: Çin’de Emek Eylemi; Apo Leong.

Demokratik Kongo Cumhuriyeti: Kaneke Kanyanduru Rodrigue, Kalemie’deki Tanganyika eyaletinde Bağımsız Demokratik İşçi ve Köylü Partisi (PDITP) Komitesi Koordinatörü; Shabilepa Musimbi Gaius, Bukavu’daki Güney Kivu eyaletinde PDITP Komitesi Koordinatörü; Kibally Yunga Marcel, Lubumbashi’deki Haut-Katanga eyaletinde PDITP Komitesi Koordinatörü; Muhindo M. Sambo Frédéric, Goma’daki Kuzey Kivu ilinde PDITP Komitesi Koordinatörü.

Fas: Mohamed Bentouhami, avukat, Al Hoceïma; Moufid Zekkaghi, avukat, Tangier; Mohamed el-Mansouri, avukat, Rabat; Mohamed Dalouh, avukat, Al Hoceïma; Karam Lamqaddam, avukat, Al Hoceïma ; Abdessamad El jaziri, avukat, Al Hoceïma; Azzeddine el-Mommouhi, avukat, Nador; Mouad Bentouhami, stajyer avukat, Al Hoceïma; Ahmed Lemkenfi, gazeteci;Ahmed Rabeh, öğretmen, Nador; Mohamed Jedraoui, işçi, Al Hoceïma; Mohamed Benhaddou, eğitim sendikacısı, Errachidiya; Thami Laamoum, eğitim sendikacısı, Tetouan;Mohamed Saddik Abakhkhar, sol kanat aktivisti, Meknes; Btissam Chakir, doktora öğrencisi ve araştırmacı, Meknes; Mourad el-Ajbari, öğretmen, Toulouse, Fransa; Mohamed Dahak, emekli eğitim sendikacısı, Oujda.Ad BC, UMT sendikacısı, Kazablanka; Mohamed Attabi, ulusal taşımacılık sendikası başkanı (UMT); Mohamed el-Ghoulbzouri, ulusal yüksek öğrenim sendikası UMT yerel ofis sekreteri; Khalid Salhi, ulusal yüksek öğrenim sendikası UMT ulusal sekreter yardımcısı; Habil Bouras, işsiz, Al Hoceïma; Mohamed el-Ajbari, ticaret sendikacısı (Al Hoceïma); Y.Lamine, “Lettre ouvrière et d’informations” bülteninin editörü; Omar AB, öğretmen, Agadir; Azizi Jbari, hijyen işçisi, UMT sendikacısı, Tétouan; Sanaa Ahayek, hukuk doktora öğrencisi, Tétouan.

Filipinler: Partido Mnanggagwa (İşçi Partisi, PM).

Filistin: Naji El Khatib, Tek Demokratik Devlet Girişimi (ODSI)-Filistin, tek bir demokratik devlet için girişim.

Fransa: Parti des travailleurs (PT; İşçi Partisi)

Güney Kore: Sang Su Ha, Belgesiz İşçiler Merkezi Direktörü, CTSP; Sung He Jung, CTSP Yürütme Komitesi üyesi; Young Be Sine, CTSP Yürütme Komitesi üyesi; Jung Sikhwa, CTSP Yürütme Komitesi üyesi; Mikyung Cha (Seraphina), bağımsız araştırmacı, Friends of Asia’nın kurucusu, Asia Dignity Freedom and Democracy’nin eş editörü.

İran: Kaveh Nematipour.

İspanya devleti: Juan Martin Moreno; Soelí Lemes de Souza, Brezilya vatandaşı; Rakel Saiz Querendez, CNT aktivisti, Bask Bölgesi; Jacinto Duran Largo, ESK sendikacısı; Andeka de Miguel Zabala, bir devlet okulunun iş konseyi başkanı; Miguel García Murillo; Juan Manuel Lodosa, anti-emperyalist aktivist, Bizkaia; Reme Martín Rodríguez, LAB, MPB, OK; İspanya Devleti Troçkist İrtibat Komitesi (CETEE). Sri Lanka: Saman Mudunkotuwage; Saman Panapura; Nandasiri Thenuwara.

İsviçre: İsviçre’deki OCRFI aktivistleri (Tribune Ouvrière/Büezer Tribüne).

İtalya: “Barış için Okul” derneği, Torino; Arancio Viviana, FLC-CGIL sekretaryası üyesi, Caltanissetta; Sergio Bonsignore, FLC-CGIL sekretaryası üyesi, Caltanissetta; Giuseppina Calabrese, FLC-CGIL genel kurul üyesi; Rita Campioni, sosyal ve demokratik haklar aktivisti, Voghera; Franco Cilenti, ‘Lavoro e Salute’ dergisi yöneticisi; Giovanni Cocchi, sosyal ve demokratik haklar aktivisti, Bologna; Lillo Corda, Sivil Hizmet-CGIL Genel Kurul üyesi, Caltanissetta; Loretta Deluca, Rifondazione Comunista Leini-Torino şubesi sekreteri; Marina Dell’Utri, FLC-CGIL Genel Sekreteri, Enna; Lillo Fasciana, FLC-CGIL Ulusal Meclis üyesi; Dario Granaglia, IMF İl Meclisi üyesi, Turin ; Daniele Grego, ICFTU okulu genel kurulu üyesi, Piemonte; Monica Grilli, FLC-CGIL okulu ulusal meclisi üyesi; Tonia Guerra, Rifondazione Comunista ulusal liderliği üyesi; Giovanni Di Martino, FLC-CGIL sekretaryası üyesi, Enna; Basilia Lotario, “Proteo Fare Sapere” başkanı, Enna; Gabriella Mancuso, FLCCGIL genel kurulu başkanı, Enna ; Giuseppe Micciché, FLC-CGIL Genel Sekreteri, Enna; Alberto Musca, “Proteo Fare Sapere” Başkanı, Caltanissetta; Elisabetta Raineri, Tribuna Libera Editörü; Adriana Riggi, FLC-CGIL Genel Kurul Üyesi, Caltanissetta; Diego Stagno, FLC-CGIL Genel Sekreteri, Caltanissetta; Lorenzo Varaldo, aylık “Tribuna Libera” dergisi Koordinatörü; Vanna Ventre, “Tribuna Libera” Editörü.

İzlanda: Marzuk Ingi Lamsiah Svanlaugar, İzlanda Sosyalist Partisi (Sosialistaflokkur Adaları) üyesi; Karl Hedinn Kristjansson, İzlanda Sosyalist Partisi (Sosialistaflokkur Adaları) üyesi.

Kanada: Pamela Mubeza, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi ve kadın hakları aktivisti; Steven Joe Ntacyibuze, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi; Felix Bwitonzi, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi; Roya Roya, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi; Paul Nkunzimana, emekli üniversite profesörü; Xjeneb, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi; Maher Kamal, Savaş ve Sömürüye Karşı Komite üyesi; B. Ross Ashley, Kanada’daki Troçkistlerin İrtibat Komitesi üyesi.

Macaristan: Macaristan’daki IV. Enternasyonal’in Macaristan’daki destekçileri; Somi Judit, işçi aktivisti.

Meksika: Israel Cervantes, Generando Movimiento (Meksika’daki General Motors’ta çalışan işçi); Fernando Serrano Monroy, Chiapas’taki Colegio de Bachilleres’in Bağımsız Akademik ve İdari İşçiler Sendikası (SITAACOBACH) Genel Sekreteri; Juan Carlos Vargas Reyes, Yeni İşçi Merkezi Ulusal Yürütme Komitesi; Muriel Ernesto Gómez Alvarado, Merkezi Mücadele Konseyi Bölüm 40, Eğitim İşçileri Ulusal Koordinasyonu (CNTE) ; Fernando Márquez Duarte UAW 2865; Liliana Plumeda, Ulusal Eğitim İşçileri Sendikası (SNTE) Bölüm 2; Raymundo Blas, inşaat işçisi, LCI aktivisti, CORQI; Marco Rojo, Ulusal Uygulama İşçileri Sendikası; Catalina Miranda, SNTE Bölüm 37; Irma Moran, Aşağı Kaliforniya Kolektif Direnişçileri; Laura Alejandra Rivera Arvizu, profesör; Luis Carlos Haro Montoya, tarihçi; Rosemberg Pérez García SNTE Bölüm 40; Daniel Gómez Meza SNTE Bölüm 40, CNTE; Jorge Manuel Arcia Nájera, emekli, Bölüm 7 SNTE; CNTE; Russell Aguilar, emekli Bölüm 7 SNTE, CNTE; Marian Nuñez Lugo, UABC öğrencisi; Hiram Vidal, öğrenci ve işçi; Carlos Uriel Salmerón, psikoloji öğrencisi; David Martínez, tarihçi; Christian Santana González, UABC öğrencisi; Manuel Ángeles, spor gazetecisi; Jesús Casillas Arredondo, öğretmen; Raúl Ramos Sánchez, UABC öğrencisi; Gilberto Montes Vázquez LCI; Roger Cerda, emekli, Bölüm 7 SNTE; Ana Lilia Escalante, LCI; Fredy Rodríguez Mavi Motosiklet Taksileri Kooperatifi; Colectivo Generando Movimiento, Meksika’daki General Motors işçileri; Mexicali Filistin Halkının Davasıyla Dayanışma Komitesi.

Mısır: Essam Chaaban, gazeteci, yazar; Haby al-Masri, gazeteci.

Moldova: Leonid Chornykh, Marksist örgüt “Kızıl Kama” adına.

Pakistan: Anwer Gujjar, Başkan, Tüm Pakistan Sendikalar Federasyonu (APTUF); Nasir Gulzar, Enformasyon Sekreteri, APTUF; Rubina Jamil, Genel Sekreter, APTUF; Zarqa Sohail, Başkan, Punjab Çalışanları Sosyal Güvenlik, Personel Hemşireliği Sendikası, Punjab Sosyal Güvenlik Çalışanları ve Hemşireler Sendikası; Fahad Munir, Gençlik Örgütü Aktivisti; Saniya Bibi, Punjab Kadın Rickshaw Sürücüleri Sendikası; M. İlyas, Sekreter Yardımcısı, APTUF; Amna Ali, Pencap Öğretmenler Derneği; Main Khalid, Başkan, Demiryolu İşçileri Sendikası; Muhammad Tahseen, Halkın Hakları Eylem Komitesi; Direktör Faiz, Indopak Forum Barış Vakfı; Sajid Kazmi, Genel Yayın Yönetmeni; Adeeba Akram, Öğretmen; Bonded Labour Liberation Front; Syeda Ghulam Fatima Gilani, Genel Sekreter, Bonded Labour Liberation Front Pakistan; Rashed Rahman, Editör; Farzana Bari; Yasir Gulzar, Uluslararası İlişkiler Sekreteri (APTUF); Muhammad Imran, Temsilci, Qadri Mühendislik Çalışanları Sendikası; Zulifqar Ali (Kasur), Genel Sekreter, Dokuma İşçileri Sendikası, Kasur Bölgesi; Rahmat Ullah, Sekreter, Gençlik Bölümü, Tüm Pakistan Sendikalar Federasyonu; Bilal Ahmad Sial, Başkan, Shezan Uluslararası İşçiler Sendikası, Sayman, Pakistan İşçiler Federasyonu;Aliya Jabeen (Gujranwala) Başkan, Hemşireler Derneği (PESSI) Gujranwala Bölgesi; Shahid Iqbal Daskavi, Gazeteci; Ameen Shah Al Hammd, Matbaacılar Sendikası APTUF, Punjab; Mian Zahid, Birinci Başkan Yardımcısı, Sanati Mazdoor Welfare Society, Labour Welfare Society, Labour Colony ;Muhammad Khalid, Üye, Sazgar Mühendislik İşçileri Sendikası; Mirza Riffat ul Beg, Genel Sekreter, PEL İşçileri Sendikası; Mohsin Ilyas, Genel Sekreter, Paket İşçileri Sendikası, Kurucu Üye; Sanati Mazdoor Etihad (Birleşik Sanayi İşçileri – Pakistan) ;Faiqa Shahbaz, Genel Sekreter, Kadın İşçiler Sendikası, Emekçi Kadınlar Birliği; Aima Gulzar, Genel Sekreter, APTUF, Punjab; Sajid Shah, İcra Kurulu Üyesi, Demiryolları İşçileri Sendikası, Demiryolcular Birliği; Mahpara Alam, Öğretmenler Sendikası, Punjab ; Kamran Sagheer, Başkan, Nisar Sanat Basın İşçileri Sendikası; Amir Saeed Rawn, Avukat, Pakistan Yüksek Mahkemesi, eski Genel Sekreter, Yüksek Mahkeme Baro Konseyi; Nasir Mahmood Bilgi Sekreteri, Tüm Pakistan Sendikalar Federasyonu, Pencap ; Shahzad Masshi, Başkan, Mazdoor Union Belediye Komitesi, Kot Radha Kishan İşçi Sendikası; Muhammad Shabaz Bhatti, Muller ve Phipps İşçi Sendikası; Shafiq Khan, Başkan, PC Otel Çalışanları Sendikası; Ameer Abdullah Nayazi, Başkan, J & P Mahkemeleri İşçi ve Personel Sendikası, Yargı Personeli.

Portekiz: İşçi Partisi Platformu; Raquel Varela, profesör, tarihçi; Mário Tomé, emekli albay, “Nisan Yüzbaşısı”, eski UDP milletvekili, UDP eski Genel Sekreteri, İskoç Sosyalist Ağı üyesi; Pedro Viegas, mühendislik profesörü.

Romanya: Constantin Cretan, Başkan, Ulusal Emek Federasyonu (NFF); Luliu Iulian Pauna, İcra Başkanı, Oltenia Ulusal İşçi Sendikası; Gheorge Militaru, İcra Başkanı, Jiu Vadisi Ulusal İşçi Sendikası; Tiberiu Grigoriu, İcra Başkanı, Romanya İşçi Birliği; Marioara Cretan, Başkan, FNM Kadın Örgütü.

Rusya: Alexander Voronkov, Sovyet Sonrası Alanın Sol Aktivistleri Birliği.

Suriye: Haji Mustapha Bassam, Dünya Suriye Koordinasyonları Birliği (USCAW) Siyasi Büro Başkanı; Faraj Barakhdar, şair (sürgünde).

Togo: Messan Lawson, Emeğin Demokratik Partisi/Kurtuluş (Parti démocratique des travailleurs/L’Émancipation) Ulusal Sekreteri.

Tunus: Alaa Talbi, tarih araştırmacısı; Lotfi Guesmi, işçi aktivisti.

Türkiye: Munzur Pekgüleç, Türk-İş’e bağlı Deri-İş Sendikası’nın eski başkanı; Metin Ebetürk, DİSK’e bağlı Büro Emekçileri Sendikası’nın (Sosyal-İş) eski başkanı; Mehmet Özgen, eski Türkiye Emek Partisi (TEP) yöneticisi; Hülya Havadır, İKEP, Ankara; Kadrican Mendi, İKEP, Adapazarı; Sevim Şimşek, İşçi Partisi (İKEP) lideri.

Ukrayna: Victor Sidorchenko, Sovyet Sonrası Alandan Sol Aktivistler Birliği; Andrei Moryak, enternasyonalist aktivist.

Yunanistan: Andreas Guhl; Sotiria Lioni.

Zimbabve: Mafa Kwanisai Mafa, Chimurenga Vanguard OC Zimbabwe Bölümü, Başkan; Arasiah Phiri, Kadın İşleri Sekreteri, Zimbabwe Ulusal Öğretmenler Birliği, Chimurenga Vanguard; Kudakwashe Shambare; Zimbabwe PanAfrika Sosyalist Hareketi; Tafirenyika Shoko, Zimbabve Pan Afrika Sosyalist Hareketi; Mkondo Tungamirayi, Pan Afrika Öğrenci Derneği; Nathan Ndlovu, Pan Afrika Öğrenci Derneği; Takudzwanashe Taringa, Pan Afrika Öğrenci Derneği; Tinashe T. Maenzanise, Pan Afrika Öğrenci Topluluğu; Albert Chimhofu, Zimbabve Öğrenci Birliği Kongresi; Tipei Loratta Dube, Filistin Dayanışma Konseyi; Ntandoyenkosi Ayanda Ndhlovu, Zimbabve Öğrenci Birliği Kongresi; Shadreck Matindike, Zimbabve Pan Afrika Sosyalist Hareketi; Pianos Mugomba, Zimbabve Öğrenci Birliği Kongresi; Victor Maride, ZANU PF; Caleb Kuranga, Zimbabve Pan Afrika Sosyalistler Hareketi; Fortune Madondo, Zimbabve Gençlik Forumu; Tapiwanashe Chikwinho, Zimbabve Panafrikan Sosyalistler Hareketi; Runesu Gumbo, Zimbabve Öğrenci Birliği Kongresi;Memory Rudo Mupandawana, Zimbabve Panafrikalı Sosyalistler Hareketi; Isabel Shumba, Zimbabve Panafrikalı Sosyalistler Hareketi; Tanaka Chipere, Zimbabve Panafrikalı Öğrenci Topluluğu; Rhoda Mafa, Zimbabve Öğrenci Birliği Kongresi.