{"id":27,"date":"2004-03-01T06:00:00","date_gmt":"2004-03-01T06:00:00","guid":{"rendered":"http:\/\/pgbsosyalizm.org\/yenicms\/?p=27"},"modified":"2014-02-05T23:25:24","modified_gmt":"2014-02-05T21:25:24","slug":"yeniden-kitlesel-ci-partisi-uezerine","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/?p=27","title":{"rendered":"Yeniden Kitlesel \u0130\u015f\u00e7i Partisi \u00dczerine"},"content":{"rendered":"<p class=\"MsoNormal\">(Sungur Savran&#8217;a \u00e7e\u015fitli hat\u0131rlatmalar)<\/p>\n<p>&#8212; \u015eadi OZANS\u00dc<\/p>\n<p><span style=\"line-height: 1.714285714; font-size: 1rem;\">Patronsuz Generalsiz B\u00fcrokrats\u0131z SOSYAL\u0130ZM dergisinin Temmuz 2001 tarihli 1. say\u0131s\u0131ndaki &#8220;Kitlesel Bir \u0130\u015f\u00e7i Partisinin Gereklili\u011fi \u00dczerine&#8221; ve gene ayn\u0131 derginin Mart 2002 tarihli 4. say\u0131s\u0131ndaki &#8220;Kitlesel Bir \u0130\u015f\u00e7i Partisinin \u0130n\u015fas\u0131n\u0131n \u0130mkanlar\u0131&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131lar\u0131ma ek olarak, bu say\u0131da, ayn\u0131 konuda daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir ba\u015fka yaz\u0131 yazmama derginin Yay\u0131n Kurulu olarak karar verdi\u011fimizde, \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130 dergisinin Ocak- \u015eubat 2004 tarihli 10. say\u0131s\u0131nda Sungur Savran&#8217;\u0131n kaleme ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;Lula&#8217;n\u0131n bir Y\u0131l\u0131: Post-Leninizmin \u0130flas\u0131&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k. Bu yaz\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonu\u00e7 b\u00f6l\u00fcmlerine e\u011freti olarak tutturulan\u00fcslup vepolitik de\u011ferlendirmeler, bizi, ister istemez, son yirmibe\u015f y\u0131ll\u0131k tarihimizin bir kez daha g\u00f6zden ge\u00e7irilmesine sevk etti. Dolay\u0131s\u0131yla, Yay\u0131n Kurulu olarak planlam\u0131\u015f oldu\u011fumuz yaz\u0131dansa, ayn\u0131 yaz\u0131y\u0131 Sungur Savran&#8217;\u0131n bize sunmu\u015f oldu\u011fu tart\u0131\u015fma alan\u0131ndan yararlanarak \u015fekillendirmeyi daha uygun bulduk. Bu imkan\u0131 bize sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, gerek \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130 dergisine, gerekse Sungur Savran&#8217;a te\u015fekk\u00fcr ederim.<!--more--><\/span><\/p>\n<h1>&#8220;Kitlesel \u0130\u015f\u00e7i Partisi&#8221; Takti\u011finin T\u00fcrkiye Ser\u00fcveni<\/h1>\n<p>Sungur Savran \u015f\u00f6yle yaz\u0131yor: &#8221; Ama PT (yani Brezilya \u0130\u015f\u00e7i Partisi -\u015eO) t\u00fcr\u00fc partilere devrimci Marksist hareket i\u00e7inde b\u00f6yle bakanlar hi\u00e7 de BirSek (IV. Enternasyonal Birle\u015fik Sekretaryas\u0131-\u015eO) ile s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir.T\u00fcrkiye&#8217;de de bu \u00e7eyrek y\u00fczy\u0131l i\u00e7inde &#8220;i\u015f\u00e7i kitle partisi&#8221; kavram\u0131n\u0131 feti\u015fle\u015ftirme y\u00f6n\u00fcnde bir e\u011filim (b\u00fct\u00fcn\u00fcyle BirSek ak\u0131m\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak) iki dalga halinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Birinci dalga, 1986-87 y\u0131llar\u0131nda ZEM\u0130N dergisi \u00e7evresinde belirmi\u015fti. \u0130kinci dalga ise baz\u0131 devrimci Marksistlerin 2001-2002 y\u0131llar\u0131nda Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Emek\u00e7i Partisi giri\u015fimi i\u00e7inde erimeye y\u00f6nelik tutumuyla belirdi. Brezilya&#8217;dan farkl\u0131 olarak, m\u00fccadeleci bir i\u015f\u00e7i hareketinin var olmad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda benimsenen bu takti\u011fin her iki durumda da ba\u015far\u0131s\u0131z kalm\u0131\u015f olmas\u0131 i\u015fin \u00f6z\u00fcn\u00fc g\u00f6zlerden saklamamal\u0131. &#8220;Yeni tip parti&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131, devrimci Marksist hareket i\u00e7inde \u00e7ok farkl\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flerden insanlar\u0131n kafas\u0131n\u0131 \u00e7elmeyi bu topraklarda ba\u015fard\u0131.&#8221;Hayret, bir paragrafta neredeyse kullan\u0131lan c\u00fcmle say\u0131s\u0131n\u0131 a\u015facak kadar yanl\u0131\u015f bilgi! \u015eimdi bu yanl\u0131\u015f bilgileri Sungur Savran&#8217;\u0131n \u00e7ok a\u015f\u0131na oldu\u011fu tarzda \u00f6nce bir &#8220;kategorize&#8221; ederek s\u0131ralayal\u0131m.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">Birincisi; bildi\u011fimiz kadar\u0131yla PT&#8217;nin kurulu\u015fundan itibaren bu partinin i\u00e7inde \u00fc\u00e7 ana devrimci Marksist ak\u0131m yer ald\u0131. Bunlar s\u0131ras\u0131yla Mandelist BirSek, Morenist L\u0130T-CI (Uluslararas\u0131 \u0130\u015f\u00e7i Birli\u011fi &#8211; IV. Enternasyonal) ve Lambertist CCI-IV (Uluslararas\u0131 Kom\u00fcnist Ak\u0131m- IV. Enternasyonal) idi. Bunlardan sadece ve sadece BirSek ak\u0131m\u0131n\u0131n PT t\u00fcr\u00fc partileri leninist partiyi ikame edecek bir model olarak g\u00f6rd\u00fckleri herkesin malumu. Kald\u0131 ki, onlara bile bu kavram\u0131 &#8220;feti\u015fle\u015ftirdikleri&#8221; su\u00e7lamas\u0131nda bulunmak do\u011fru olmasa gerek, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu ak\u0131m tam bir &#8220;inan\u00e7s\u0131zlar&#8221; (iyi ya da k\u00f6t\u00fc anlamda) toplulu\u011fu. Dolay\u0131s\u0131yla PT t\u00fcr\u00fc partilerin leninist modelin yerini tutacak birer parti olabilecekleri anlay\u0131\u015f\u0131 uluslararas\u0131 devrimci Marksist kampta sadece BirSek ekibinin bir k\u0131sm\u0131 i\u00e7in ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">\u0130kincisi; T\u00fcrkiye devrimci Marksist hareketine bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi \u00f6nerisinin ilk kez 1986-87 y\u0131llar\u0131nda ZEM\u0130N dergisi \u00e7evresince ortaya at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131 do\u011fru de\u011fildir. Daha 12 Eyl\u00fcl askeri diktat\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcnden \u00f6nce devrimci Marksist \u0130\u015e\u00c7\u0130 CEPHES\u0130 gazetesinin \u015eubat 1980 tarihli say\u0131s\u0131ndab\u00f6yle bir parti \u00f6nerisinin b\u00fct\u00fcn \u00f6nc\u00fclleri ortaya at\u0131lm\u0131\u015f, muhtemel bir askeri diktat\u00f6rl\u00fck rejiminin engellenmesi i\u00e7in T\u00dcRK-\u0130\u015e ve D\u0130SK&#8217;in bir araya gelmesi ve politik bir m\u00fcdahaleyle T\u00fcrkiye i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na genel grev \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131nda bulunmalar\u0131 gerekti\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc. Gene ayn\u0131 gazetenin &#8220;Tarihten Yapraklar&#8221; sayfas\u0131ndaAlmanya&#8217;da 1920 y\u0131l\u0131 12 Mart&#8217;\u0131nda b\u00fcy\u00fck burjuvazi taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilmek istenen Kapp darbesinin sa\u011f Sosyal Demokrat bir sendikac\u0131 olan Legien&#8217;in Alman i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 genel grev \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131yla nas\u0131l ezildi\u011fi anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc; ZEM\u0130N dergisi Yay\u0131n Kurulunun i\u00e7inde, \u015fimdilerde her ne kadar reddi miras etmi\u015f olsa da, o s\u0131ralar sadece tek bir devrimci Marksist&#8217;in yer ald\u0131\u011f\u0131 herkes\u00e7e bilinir. Sungur Savran&#8217;\u0131n ZEM\u0130N dergisini devrimci Marksist olarak nitelendirmesini anlayabilmi\u015f de\u011filim.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc; Sungur Savran kendisi de i\u00e7inde yer ald\u0131\u011f\u0131ndan \u00e7ok iyi bilir ki, T\u00fcrkiye&#8217;de en kapsaml\u0131kitlesel i\u015f\u00e7i partisi \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 1990-91 y\u0131llar\u0131nda Patronsuz, Generalsiz, B\u00fcrokrats\u0131z SOSYAL\u0130ZM gazetesi yapm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta PGB SOSYAL\u0130ZM bu \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015fte oldu\u011fundan daha da somutland\u0131rm\u0131\u015f ve o s\u0131ralar Zonguldak maden i\u015f\u00e7ileri ayaklanmas\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131 \u00e7eken Genel Maden-\u0130\u015f Sendikas\u0131n\u0131n Genel Ba\u015fkan\u0131 \u015eemsi Denizer&#8217;e &#8220;\u0130\u015f\u00e7ilerin Kendi Partisi&#8221;nin kurulu\u015funa \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmesi i\u00e7in \u00e7a\u011fr\u0131da bulunmu\u015ftu.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">Be\u015fincisi, &#8220;yeni tip bir parti&#8221; fikriyle &#8220;kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi&#8221; fikirlerinin asl\u0131nda ayn\u0131 anlama geldiklerini ileri s\u00fcrmek san\u0131r\u0131m son derece zorlama bir yakla\u015f\u0131m. Elmalarla armutlar\u0131 ayn\u0131 sepete at\u0131p toplamaya kalkmak Sungur Savran&#8217;\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemati\u011fine hi\u00e7 yak\u0131\u015fm\u0131yor,bu olsa olsa k\u00f6t\u00fc bir polemik y\u00fcr\u00fctme tarz\u0131.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">Alt\u0131nc\u0131s\u0131, &#8220;i\u015f\u00e7i hareketinin y\u00fckseli\u015f i\u00e7inde olmad\u0131\u011f\u0131 ko\u015fullarda ortaya at\u0131lan kitlesel i\u015f\u00e7i partisi&#8221; \u00f6nerilerinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7land\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin yakla\u015f\u0131m ger\u00e7e\u011fi ne \u00f6l\u00e7\u00fcde yans\u0131t\u0131yor? Yukar\u0131da de\u011findi\u011fim gibi ZEM\u0130N dergisi d\u00f6nemi devrimci Marksistleri do\u011frudan ilgilendirmiyor. PGB SOSYAL\u0130ZM&#8217;in 1990-91 \u00f6nerisi ise herkesin bildi\u011fi gibi s\u00fcreklilik ta\u015f\u0131mayan yar\u0131m kalm\u0131\u015f bir \u00f6neridir. Kald\u0131 ki, bir t\u00fcr &#8220;y\u00fckseli\u015f&#8221; ko\u015fullar\u0131nda ortaya at\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu i\u00e7in parantez i\u00e7ine al\u0131nabilir. Geriye bir tek PGB SOSYAL\u0130ZM&#8217;in 2000-2001 y\u0131llar\u0131nda ortaya at\u0131lm\u0131\u015f olan \u00f6nerisi kal\u0131yor ki, bu da, pratikte daha yeni g\u00fcndeme gelecek. Dolay\u0131s\u0131yla nas\u0131l oluyor da kolayl\u0131kla bir &#8220;ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131k&#8221;tan s\u00f6z edilebiliyor. Kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi \u00f6nerisinin ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan dem vurmak i\u00e7in, \u00f6ncelikle yakla\u015f\u0131k 15 y\u0131l savunulan &#8220;Solun Yeniden K\u00fcmelenmesi&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek gerekmez mi? Bence bu soru hem Sungur Savran&#8217;\u0131n hem de bizlerin kendi kendimize sormam\u0131z gereken daha anlaml\u0131 bir soru de\u011fil mi? E\u011fer bir \u00f6zele\u015ftiri yap\u0131lmas\u0131 gerekiyorsa &#8211; ki biz buna sonuna kadar var\u0131z- i\u015fe bu noktadan ba\u015flamak daha do\u011fru olmaz m\u0131?<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">Yedincisi , kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi fikriyle kafalar\u0131 \u00e7elinmi\u015f \u00e7ok say\u0131da (!) T\u00fcrkiyeli devrimci Marksistler, kimlerdir? \u00c7ok merak ediyorum do\u011frusu.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">Sekizincisi ve sonuncusu, &#8220;(\u2026) bir ba\u015fka kitlesel i\u015f\u00e7i partisi feti\u015fle\u015ftirilmesi2001-2002 y\u0131llar\u0131nda baz\u0131 devrimci Marksistlerin (PGB SOSYAL\u0130ZM kastediliyor- \u015eO) Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Emek\u00e7i Partisi giri\u015fimi i\u00e7inde erimeye y\u00f6nelik tutumuyla belirdi&#8221; \u015feklindeki yakla\u015f\u0131m\u0131n birazdan ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir bi\u00e7imde a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131m\u0131z afakili\u011fidir.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">Brezilya PT&#8217;si ya da Kitlesel \u0130\u015f\u00e7i Partisi nedir?<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Tro\u00e7ki&#8217;nin 1938-39 y\u0131llar\u0131nda ABD i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131i\u00e7in \u00f6nerdi\u011fi Kitlesel \u0130\u015f\u00e7i Partisi takti\u011finin 1978-79 y\u0131llar\u0131nda Brezilya&#8217;da somutlanmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir Lula&#8217;n\u0131n PT&#8217;si. B\u00f6yle bir takti\u011fi ilk kez Tro\u00e7ki g\u00fcndeme getirdi\u011fi i\u00e7indir ki, Brezilya PT&#8217;sinin kurulu\u015funa da bu gelenekleri sayesinde tro\u00e7kistler de kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. \u00d6te yandan nas\u0131l Rosa Luxemburg ge\u00e7ti\u011fimiz y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndaki Alman Sosyal Demokrat Partisini asl\u0131nda Alman i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kendisi olarak nitelemi\u015fse, PT de Brezilya i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n kendisidir. Nitekim Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Sendikas\u0131 olan CUT ile PT birlikte de\u011ferlendirildi\u011finde ortaya \u00e7\u0131kan asl\u0131nda birle\u015fik i\u015f\u00e7i cephesinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u0130\u015fte Tro\u00e7ki a\u00e7\u0131s\u0131ndan da kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi \u00f6nerisi asl\u0131nda bir birle\u015fik i\u015f\u00e7i cephesi takti\u011finin somutlanmas\u0131n\u0131n ne bir fazlas\u0131 ne de bir eksi\u011fidir. \u0130\u015fte Sungur Savran&#8217;\u0131n anlayamad\u0131\u011f\u0131 ya da anlamak istemedi\u011fi de tam budur. Evet PT, bir &#8220;parti olmayan partidir&#8221;, \u00e7\u00fcnk\u00fc bir partiden ziyade cephedir. Ama bu \u00d6DP&#8217;lilerin \u00f6nerdi\u011fi gibi k\u00fc\u00e7\u00fck ya da orta burjuvalar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir tip halk cephesi de\u011fil , tam tersine bir i\u015f\u00e7i cephesidir. O y\u00fczden devrimci Marksistler taraf\u0131ndan kurulmas\u0131 \u00f6nerilmi\u015fve bug\u00fcn de desteklenmektedir.<\/p>\n<p class=\"MsoNormal\">\u015eimdi devrimci Marksistlerin \u00e7ok iyi bilmesi gereken bir hususu bir kez daha belirtmek zorunda kal\u0131yorum: B\u0131rakal\u0131m bir i\u015f\u00e7i cephesini, bir ihtilal organ\u0131 olan i\u015f\u00e7i sovyeti, konseyi ya da \u015furalar\u0131n\u0131n bile devrimcive reformist d\u00f6nemleri, anlar\u0131 vard\u0131r. S\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin seyri, temposu ve devrimci partinin m\u00fcdahalesi bu organlar\u0131 devrimcile\u015ftirebilir ya da tersi olur. Bu y\u00fczden, devrimci Marksistler &#8220;sovyet&#8221; feti\u015fizmi bile yapmayacaklar\u0131na g\u00f6re, PT t\u00fcr\u00fc partileri kendi g\u00f6zlerinde nas\u0131lfeti\u015fle\u015ftirebilirler? Ama zaten sorun bu de\u011fil. Sorun, daha ba\u015f\u0131ndan ya da sonras\u0131nda reformistle\u015febilirler gerek\u00e7esiyle bu t\u00fcr partilerin kurulu\u015funaleninizm ad\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmakt\u0131r. Biz, PGB SOSYAL\u0130ZM olarak, Sungur Savran&#8217;\u0131n bug\u00fcn PT ile ilgili olarak yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc &#8220;\u00f6zele\u015ftiri&#8221;den y\u0131llar \u00f6nce Lula \u00f6nderli\u011fine g\u00fcvenmedi\u011fimizi belirttik, ama PT&#8217;yi desteklemeye devam ettik. Hatta yukar\u0131da de\u011findi\u011fim gibi daha fazlas\u0131n\u0131 bile yapt\u0131k: Kendisine zerre kadar g\u00fcvenmedi\u011fimiz halde rahmetli \u015eemsi Denizer&#8217;eZonguldak eylemi s\u0131ras\u0131nda bir i\u015f\u00e7i partisi kurmas\u0131 \u00f6nerisinde bulunduk. D\u0131\u015f\u0131m\u0131zdaki sol &#8211; ve hakk\u0131n\u0131 yemeyelim o s\u0131ralar Sungur Savran &#8211; bu takti\u011fe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131 ya da burun k\u0131v\u0131rd\u0131. Bizse \u015eemsi Denizer ile Lula aras\u0131nda bir fark olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yledik. \u00c7\u00fcnk\u00fc Lula nas\u0131l 1978 y\u0131llar\u0131nda Brezilya i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irmi\u015f idiyse \u015eemsi Denizer de T\u00fcrkiye&#8217;nin en geri bilin\u00e7li i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131 eyleme sokarak siyasalla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. 1991&#8217;de T\u00fcrkiye&#8217;de b\u00f6yle bir parti kurulmad\u0131, ama Denizer T\u00dcRK-\u0130\u015e y\u00f6netimine, &#8220;i\u015f\u00e7iler benim parti kurmam\u0131 istiyorlar&#8221; tehdidini savurdu\u011funda, bu yolda harekete ge\u00e7memesi i\u00e7in derhal T\u00dcRK-\u0130\u015e Genel Sekreterli\u011fine getirildi. Burjuvazi ve devlet bizim sosyalistlerimizden daha uyan\u0131k davranm\u0131\u015ft\u0131! PGB SOSYAL\u0130ZM i\u00e7in reformist karakterde de olsa bir i\u015f\u00e7i cephesinin varl\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7 olmamas\u0131ndan daha \u00f6nemliydi. Ger\u00e7ekten de 90&#8217;l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131nda b\u00f6yle bir parti in\u015fa edilmi\u015f olsayd\u0131 ve bu partinin \u00f6nderli\u011fi \u015fimdi Lula gibi &#8220;ihanet&#8221; i\u00e7inde olsayd\u0131 bile, T\u00fcrkiye&#8217;de s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesinin d\u00fczeyi \u015fimdi oldu\u011fundan \u00e7ok daha ileri bir noktada olurdu. Neyse biz gene konumuza d\u00f6nelim.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">Leninist Parti ile kitlesel i\u015f\u00e7i partisi ili\u015fkisi meselesi<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Yukar\u0131da da belirtti\u011fimiz gibi ne Brezilya PT&#8217;si ve ne de bizim \u015fimdi T\u00fcrkiye i\u00e7in \u00f6nerdi\u011fimizkitlesel i\u015f\u00e7i partisi bir leninist parti de\u011fildir.Ba\u015fka bir deyi\u015fle i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n sadece en deneyimli ve ileri unsurlar\u0131n\u0131 b\u00fcnyesinde toplayan bir parti de\u011fil, tam tersine hem bu kesimleri, hem do\u011fal i\u015f\u00e7i \u00f6nderlerini ve hem de kapitalizmin sald\u0131r\u0131lar\u0131ndan bunalan s\u0131radan i\u015f\u00e7ileri kucaklamaya \u00e7al\u0131\u015fan bir s\u0131n\u0131fcephesi partisidir. Dolay\u0131s\u0131yla bu parti, her zaman yabanc\u0131 s\u0131n\u0131flar\u0131n ideolojik sald\u0131r\u0131lar\u0131na a\u00e7\u0131k ve onlardan kolay etkilenen bir parti olacakt\u0131r. Ancak bu durum, onun bir s\u0131n\u0131f partisi olma \u00f6zelli\u011fini ortadan kald\u0131rmayaca\u011f\u0131 gibi, ona, di\u011fer partilerden farkl\u0131 bir aidiyet, bir s\u0131n\u0131f aidiyeti sunacakt\u0131r. Leninist bir parti in\u015fa etme iddias\u0131nda olan her s\u0131n\u0131f\u00e7\u0131 ak\u0131m b\u00f6yle bir partinin i\u00e7inde yer almak durumundad\u0131r. Ortada bir i\u015f\u00e7i cephesi dururken, bunun karakterinin devrimci olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcp d\u0131\u015f\u0131nda kalmak herhalde leninizmin de\u011fil olsa olsa &#8220;sol kom\u00fcnizm&#8221;in i\u015fi olabilir.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">Leninist Parti ve devrim<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Gelelim leninist parti ve devrimmeselesine. Tro\u00e7ki&#8217;nin hayatta oldu\u011fu d\u00f6nemde ba\u015far\u0131l\u0131 bir proleter devrimi olarak sadece Sovyet devrimi vard\u0131. Sovyet partisinin kar\u015f\u0131 devrimci b\u00fcrokrasisi d\u00fcnyan\u0131n pek \u00e7ok \u00fclkesindeki devrimci durumlar\u0131 ya Almanya \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi sol sekter \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc yol (fa\u015fizm= sosyal fa\u015fizm) ya da \u0130spanya&#8217;da oldu\u011fu gibi s\u0131n\u0131f i\u015fbirlik\u00e7isi halk cephesi (burjuva partileri \u00f6nderli\u011fi alt\u0131nda h\u00fck\u00fcmetlere kat\u0131lma) politikalar\u0131yla dinamitliyordu. 2.D\u00fcnya Sava\u015f\u0131 sonras\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan koskoca bir d\u00fcnya devrimci durumu bile stalinist b\u00fcrokrasinin devrimlerin \u00f6n\u00fcne ket koyan politikalar\u0131n\u0131 frenleyemedi. Ama SBKP b\u00fcrokrasinin b\u00fct\u00fcn bu \u00e7abalar\u0131na ra\u011fmen Yugoslavya, \u00c7in ve daha sonra K\u00fcba devrimleri ba\u015far\u0131ya ula\u015ft\u0131. SBKP&#8217;nin ba\u015f\u0131ndan itibaren kar\u015f\u0131s\u0131nda yer ald\u0131\u011f\u0131 bu devrimlerin hi\u00e7birine leninist bir parti \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmemi\u015fti. Daha sonra Nikaragua devrimine de etmedi. Tabii ki \u0130ran devrimine de etmedi. Sorun, Tro\u00e7ki d\u00f6neminden farkl\u0131 olarak, art\u0131k leninist olmayan partilerin de baz\u0131 proleter devrimlerine \u00f6nc\u00fcl\u00fck edebilecekleriydi. Ama bu durum san\u0131labilece\u011fi gibi leninist bir i\u015f\u00e7i partisinin gereklili\u011fini ortadan kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 gibi, onu daha da zorunlu k\u0131l\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc leninist parti art\u0131k s\u00fcrekli devrim ya da &#8220;kesintisiz devrim&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131ndan ayr\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemezdi. Ger\u00e7ekten de,yukar\u0131da adlar\u0131n\u0131 s\u0131ralad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ba\u015far\u0131l\u0131 devrimlerin \u00f6nc\u00fc partilerinin hemen hepsi &#8220;tek \u00fclkede sosyalizm&#8221; s\u00f6zde kar\u015f\u0131 devrimci teorisine ba\u011fl\u0131 kald\u0131klar\u0131ndan enternasyonalist misyonlar\u0131n\u0131 yerine getiremedikleri gibi&#8221;milli kom\u00fcnizm&#8221; \u00fclk\u00fcs\u00fcne yaslanarak devrimci y\u00fckseli\u015fleri engellemi\u015flerdir. Nitekim Mao&#8217;nun \u00f6nderli\u011findeki \u00c7in Kom\u00fcnist Partisi Endonezya devriminin bo\u011fulmas\u0131na sessiz kalm\u0131\u015f, Castro \u00f6nderli\u011findeki K\u00fcba Kom\u00fcnist Partisi de Latin Amerika devrimci s\u0131n\u0131f m\u00fccadelelerinin hep uza\u011f\u0131nda durmu\u015f, s\u00fcrekli olarak onlar\u0131 dizginlemeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla Nahuel Moreno&#8217;nun da do\u011fru tespit etti\u011fi gibi art\u0131k g\u00fcn\u00fcm\u00fczde devrimleri sonuna kadar g\u00f6t\u00fcrebilecek olan tek parti modeli tro\u00e7kist ya da tro\u00e7kist leninist modeldir. Dolay\u0131s\u0131yla buradan \u00e7\u0131kart\u0131lmas\u0131 gereken sonu\u00e7 \u015fudur: Bir devrimin ba\u015far\u0131l\u0131 olabilmesi i\u00e7in leninist parti modeli \u015fart de\u011fildir, ama devrimin s\u00fcreklili\u011finin korunabilmesi i\u00e7in hem ulusal hem de uluslar aras\u0131 d\u00fczlemde leninist-tro\u00e7kist partiler ve Enternasyonal zorunludur.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">T\u00fcrkiye&#8217;de leninist parti nas\u0131l kurulabilir, nereden ge\u00e7er?<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Yakla\u015f\u0131k 22 milyon \u00e7al\u0131\u015fan\u0131 ve 5,5 milyonluk sanayi proletaryas\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131ran bir \u00fclkedir T\u00fcrkiye. Ve k\u0131sa s\u00fcreli birinci T\u0130P d\u00f6nemi bir kenara b\u0131rak\u0131lacak olursa, herhangi bir i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 partisi ya\u015famam\u0131\u015f bir proletaryad\u0131r s\u00f6z konusu olan. Leninist bir parti ya da devrimci bir i\u015f\u00e7i partisi, ad\u0131 \u00fczerinde i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 partisi olmak zorundad\u0131r. B\u00f6yle bir partinin birle\u015fik i\u015f\u00e7i cephesi taktikleri uygulanmadan do\u011fabilece\u011fini varsaymak tam bir hayalperestliktir. \u00d6\u011frenciler ve \u00f6\u011fretmenlerden olu\u015fan bir yap\u0131y\u0131 ya da partiyi leninist olarak nitelendirmek komiktir. \u00c7\u00fcnk\u00fc leninist parti her zaman bir i\u015f\u00e7i partisi olmu\u015ftur. Devrimci bir i\u015f\u00e7i partisi kurmaya niyetlenenler, i\u00e7inden devrimci i\u015f\u00e7ileri dev\u015firebilecekleri \u00e7ok daha esnek ve geni\u015f bir zeminin \u00f6ncelikli olarak yarat\u0131lmas\u0131na katk\u0131da bulunmak zorundad\u0131rlar. Bu zemin, yani kitlesel i\u015f\u00e7i partisi zemini olu\u015fturulamad\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddet\u00e7e leninist bir i\u015f\u00e7i partisini in\u015fa etmek de, mevcut durumda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi giderek daha da zorla\u015facakt\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce \u00f6nc\u00fc i\u015f\u00e7i kadrosu, yani leninist partiyi olu\u015fturacak \u00f6nc\u00fc i\u015f\u00e7i kadrosu belli bir s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesi deneyiminden ge\u00e7mi\u015f kadrolard\u0131r. Bunlardan 12 Eyl\u00fcl \u00f6ncesinden kalanlar\u0131 \u00e7ok az, 89 eylemlerinden geriye kalanlar\u0131 daha da azd\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bug\u00fcn\u00fcn ko\u015fullar\u0131nda ulusal \u00f6l\u00e7ekte m\u00fccadele edecek bir leninist partinin iskeletini olu\u015fturacak say\u0131da ve nitelikte \u00f6nc\u00fc i\u015f\u00e7i kadrosunun ne yaz\u0131k ki bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmek durumunday\u0131z. O halde yap\u0131lmas\u0131 gereken, en basit s\u0131n\u0131f \u00e7\u0131karlar\u0131 temelinde ve ge\u00e7i\u015f talepleri \u015feklinde form\u00fcle edilmi\u015f bir programla s\u0131n\u0131f\u0131n ortalama kesimlerini de siyasalla\u015ft\u0131racak bir y\u00f6neli\u015fe girmektir. Ba\u015fta \u00f6rg\u00fctl\u00fc i\u015f\u00e7i kesimlerinden hareket edecek b\u00f6yle bir y\u00f6neli\u015fin kurulu\u015funa \u00f6n ayak olaca\u011f\u0131 bir i\u015f\u00e7i partisinin kazanaca\u011f\u0131 ortalama kadrolard\u0131r ki, ancak gelece\u011fin \u00f6nc\u00fc i\u015f\u00e7i kadrolar\u0131 haline gelebileceklerdir.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">&#8220;Solun Yeniden K\u00fcmelenmesi&#8221; anlay\u0131\u015f\u0131 ve \u00d6DP y\u00f6neli\u015fi yanl\u0131\u015ft\u0131<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Bilindi\u011fi gibi Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin par\u00e7alanmas\u0131ndan hemen \u00f6nce d\u00fcnyada ve T\u00fcrkiye&#8217;de sosyalist hareketin yeni bir k\u00fcmelenme i\u00e7ine girece\u011fini ve bu k\u00fcmelenmeden devrimci Marksistbir alan\u0131n do\u011faca\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fck. \u00d6DP&#8217;yi b\u00f6yle bir zemin olarak g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck. Bu yeniden k\u00fcmelenme s\u00fcrecinde \u00d6DP&#8217;yi \u00f6nce bir i\u015f\u00e7i-emek\u00e7i partisi haline d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeyi ve bu arada onun i\u00e7inde devrimci Marksist bir kamp yaratmay\u0131 hedeflemi\u015ftik. Eski stalinistlerle tro\u00e7kistlerin bir t\u00fcr devrimci Marksizm alan\u0131nda bir araya gelebilecekleri hayaliydi bu. Bu hayal \u0130talya&#8217;da &#8220;Rifondazione Communista&#8221; ile , Almanya&#8217;da PDS ile, \u0130spanya&#8217;da &#8220;\u0130zquerda Unida&#8221; ile ger\u00e7ekle\u015fti. T\u00fcrkiye&#8217;de ise \u00d6DP \u00e7atlay\u0131verdi. \u00c7atlamayan di\u011fer \u00fc\u00e7 parti ise b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc Yol&#8217;un izleyicisi haline geldiler. \u00d6DP&#8217;nin geriye kalan\u0131 da \u015fimdi bu yolda h\u0131zla ilerliyor. Yani T\u00fcrkiye&#8217;de ve d\u00fcnyada solun yeniden k\u00fcmelenmesinden hay\u0131rl\u0131 bir durum \u00e7\u0131kmad\u0131. Bunda IV.Enternasyonal Birle\u015fik Sekretaryas\u0131&#8217;n\u0131n ku\u015fkusuz b\u00fcy\u00fck pay\u0131 var. Biz de uzun y\u0131llar \u00fcst\u00fc \u00f6rt\u00fcl\u00fc bi\u00e7imde bu anlay\u0131\u015f\u0131 savundu\u011fumuz i\u00e7in bu konuda s\u0131k\u0131 bir \u00f6zele\u015ftiri yapmak zorunday\u0131z. \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130&#8217;nin de b\u00f6yle bir \u00f6zele\u015ftiriye ihtiyac\u0131 var. Sorun, Lula&#8217;n\u0131n genetik de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framas\u0131ndan daha vahim.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">B\u0130EP Giri\u015fimi i\u00e7inde erime meselesi<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">Sungur Savran, baz\u0131 devrimci Marksistlerin (PGBS kastediliyor &#8211; \u015eO) 2001-2002 y\u0131llar\u0131nda Birle\u015fik \u0130\u015f\u00e7i Emek\u00e7i Partisi giri\u015fimi i\u00e7inde erimeye y\u00f6nelik bir tutum i\u00e7ine girdiklerini iddia ediyor. Do\u011fru s\u00f6ylemiyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc bilmiyor. Ama tuhaft\u0131r, bilmedi\u011fi konularda susmas\u0131n\u0131 \u00e7ok iyi bilen Savran, bu konuda susmuyor. Daha do\u011frusu iki y\u0131ld\u0131r susarken \u015fimdi konu\u015fuyor. Anla\u015f\u0131lmaz bir durum. E\u011fer PGBS&#8217;nin bu konuda yanl\u0131\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor idiyse, en basit devrimci sorumluluk daha o zamandan bir uyar\u0131y\u0131 gerektirmez miydi? Savran, sanki ,&#8221;\u0130\u015fte leninizmden ayr\u0131lanlar\u0131n ba\u015f\u0131na gelecek olan budur&#8221; hakl\u0131 memnuniyeti i\u00e7inde. Oysa,yukar\u0131da da k\u0131smen \u00f6zetledi\u011fim gibi, PGBS ile B\u0130EP giri\u015fiminin birle\u015fmesi Sungur Savran&#8217;\u0131n sand\u0131\u011f\u0131n\u0131n tam tersine son derece leninist bir birle\u015fmeydi. B\u0130EP giri\u015fiminden arkada\u015flar dar bir yap\u0131 in\u015fa etmek gerekti\u011fini, kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisinin \u015fu an i\u00e7in g\u00fcndemde olmamas\u0131 gerekti\u011fini ifade ettiler. Biz ise, kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi takti\u011finin izlenmesi gerekti\u011fini ileri s\u00fcrmemize ra\u011fmen,\u00f6ncelikle leninist bir yap\u0131da kendileriyle birlikte olabilece\u011fimizi, daha sonras\u0131na ortak yap\u0131da karar verebilece\u011fimizi ifade ettik. Birlikteli\u011fimiz b\u00f6yle oldu. Arkada\u015flar ortak yap\u0131da program ve y\u00f6neli\u015f konular\u0131nda az\u0131nl\u0131kta kal\u0131nca ayr\u0131lmaya karar verdiler. \u0130\u015fte Sungur Savran&#8217;\u0131n B\u0130EP i\u00e7inde erime olarak anlatt\u0131\u011f\u0131 durum budur. \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130&#8217;nin dikkatine sunulur.<\/p>\n<h1 class=\"MsoNormal\">Sungur Savran&#8217;\u0131n ikilemi<\/h1>\n<p class=\"MsoNormal\">\u00d6te yandan, Sungur Savran, 25.01.2004 tarihli G\u00fcndem gazetesindeki &#8220;Sendikalar Nas\u0131l Kurtulur?&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131s\u0131nda T\u00fcrkiye&#8217;de 1961 y\u0131l\u0131nda kurulan T\u00fcrkiye \u0130\u015f\u00e7i Partisi&#8217;nin (T\u0130P) 1965 y\u0131l\u0131nda yap\u0131lan genel se\u00e7imlerde meclise 15 milletvekili yollama ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi\u011fini belirttikten sonra, gene ayn\u0131 partinin 1967 y\u0131l\u0131nda Devrimci \u0130\u015f\u00e7i Sendikalar\u0131 Konfederasyonu&#8217;nu (D\u0130SK) kurmas\u0131n\u0131 \u00f6verek anlatt\u0131ktan sonra, konumuza fazlas\u0131yla ba\u011fl\u0131 olan \u015fu tespiti yap\u0131yor: &#8220;Y\u00fckselen bir kitlesel i\u015f\u00e7i hareketi veya sosyalist solda bir \u00e7ekim merkezi. Bug\u00fcn\u00fcn T\u00fcrkiye&#8217;sinde bunlar\u0131n ikisi de ufukta g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Elbette bir devrimci i\u015f\u00e7i partisi yaratmak asli bir g\u00f6revdir. Ama o zamana kadar s\u0131n\u0131f m\u00fccadeleci sendikac\u0131 ve i\u015f\u00e7iler ellerini kollar\u0131n\u0131 ba\u011flay\u0131p bunu mu bekleyecek? Hay\u0131r! Her d\u00f6nem, kendi nesnel ko\u015fullar\u0131na uygun bir taktik yaratmay\u0131 bilmeli. Bug\u00fcn esastart\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 gereken bu taktiktir. Bu konuyu da bir sonraki yaz\u0131m\u0131zda i\u015fleyelim&#8221; diyor. \u00c7ok g\u00fczel! Peki siz \u015fimdi bu yaz\u0131dan ne sonu\u00e7 \u00e7\u0131kart\u0131yorsunuz? Herhalde \u015fu olsa gerek: Bir taktik olarak T\u0130P&#8217;in kurulu\u015fu s\u0131n\u0131f m\u00fccadelesine \u00e7ok \u00f6nemli bir katk\u0131 sunmu\u015ftur. \u0130\u00e7inde bulundu\u011fumuz d\u00f6nemde y\u00fckselen bir kitlesel i\u015f\u00e7i hareketi veya solda bir \u00e7ekim merkezi yoktur. Devrimci bir i\u015f\u00e7i partisi stratejik hedeftir, ama bug\u00fcnden yar\u0131na in\u015fa edilemez. Dolay\u0131s\u0131yla nesnel ko\u015fullara uygun bir taktik ad\u0131m at\u0131lmal\u0131, yani kitlesel bir i\u015f\u00e7i partisi takti\u011fine y\u00f6nelinmeli ya da bu taktik tart\u0131\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Evet Sungur Savran muhtemelen \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130 dergisinin 10. say\u0131s\u0131nda yay\u0131nlanan yaz\u0131s\u0131ndan sonra bu yaz\u0131y\u0131 kaleme al\u0131yor. Ve tabii G\u00fcndem&#8217;in bir hafta sonraki say\u0131s\u0131nda bu konuyu a\u00e7arak tart\u0131\u015fmaya devam edemiyor. \u0130nsan sormadan edemiyor: Bu ne perhiz, bu ne lahana tur\u015fusu.<\/p>\n<p>&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p class=\"MsoNormal\">(Sungur Savran&#8217;a \u00e7e\u015fitli hat\u0131rlatmalar)<\/p>\n<p>&#8212; \u015eadi OZANS\u00dc<\/p>\n<p>\u00a0<\/p>\n<p>Patronsuz Generalsiz B\u00fcrokrats\u0131z SOSYAL\u0130ZM dergisinin Temmuz 2001 tarihli 1. say\u0131s\u0131ndaki &#8220;Kitlesel Bir \u0130\u015f\u00e7i Partisinin Gereklili\u011fi \u00dczerine&#8221; ve gene ayn\u0131 derginin Mart 2002 tarihli 4. say\u0131s\u0131ndaki &#8220;Kitlesel Bir \u0130\u015f\u00e7i Partisinin \u0130n\u015fas\u0131n\u0131n \u0130mkanlar\u0131&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131lar\u0131ma ek olarak, bu say\u0131da, ayn\u0131 konuda daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir ba\u015fka yaz\u0131 yazmama derginin Yay\u0131n Kurulu olarak karar verdi\u011fimizde, \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130 dergisinin Ocak- \u015eubat 2004 tarihli 10. say\u0131s\u0131nda Sungur Savran&#8217;\u0131n kaleme ald\u0131\u011f\u0131 &#8220;Lula&#8217;n\u0131n bir Y\u0131l\u0131: Post-Leninizmin \u0130flas\u0131&#8221; ba\u015fl\u0131kl\u0131 yaz\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k. Bu yaz\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonu\u00e7 b\u00f6l\u00fcmlerine e\u011freti olarak tutturulan<span> <\/span>\u00fcslup ve<span> <\/span>politik de\u011ferlendirmeler, bizi, ister istemez, son yirmibe\u015f y\u0131ll\u0131k tarihimizin bir kez daha g\u00f6zden ge\u00e7irilmesine sevk etti. Dolay\u0131s\u0131yla, Yay\u0131n Kurulu olarak planlam\u0131\u015f oldu\u011fumuz yaz\u0131dansa, ayn\u0131 yaz\u0131y\u0131 Sungur Savran&#8217;\u0131n bize sunmu\u015f oldu\u011fu tart\u0131\u015fma alan\u0131ndan yararlanarak \u015fekillendirmeyi daha uygun bulduk. Bu imkan\u0131 bize sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, gerek \u0130\u015e\u00c7\u0130 M\u00dcCADELES\u0130 dergisine, gerekse Sungur Savran&#8217;a te\u015fekk\u00fcr ederim.<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[16],"tags":[],"class_list":["post-27","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-295-say-mart-2004"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/27","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=27"}],"version-history":[{"count":2,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/27\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":397,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/27\/revisions\/397"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=27"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=27"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/pgbsosyalizm.org\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=27"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}