Bu Sayı

— Yayın Kurulu

Değerli okuyucularımız,

Tekrar bir araya gelmenin sevincini yaşıyoruz.

8-11 Ekim tarihlerinde IV. Enternasyonal 7. Dünya Kongresi’ni gerçekleştirdi. Bu sayımızdaki ilk yazımız Kongre’nin dünya politik durumu ve IV. Enternasyonal’in görevleri üzerine Genel Karar. Üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet sisteminin ağır krizinin ortasında hazırlanan bu metin “kapitalizmi yıkmak” noktasına özellikle vurgu yapıyor. Kapitalizmin en vahşi savunucularından en mahçup savunucularına kadar herkesin bir parça “antikapitalist” olduğu, kapitalizmi eleştirerek düzeltmek gerektiğini önerdiği günümüzde Kongre; kuruluş amacını hatırlatıyor: “kapitalizmi eleştirmek değil yıkmak”.

Kamil Karaağaç’ın kaleme aldığı ikinci metin Kürt Meselesi’ni AKP hükümetinin müdahalesi çerçevesinde ele alıyor. Yazar politik aktörlerin oynadıklarını iddia ettikleri rollerle – Kürtlere özgürlük getirmek, ulusal egemenliği savunmak vd. – gerçek rolleri arasındaki farkı AKP hükümetinden başlayarak ortaya koyuyor. Meseleyi uluslararası bağlamda ve ABD’nin politikasıyla ilişkilendirerek inceliyor ve DTP’nin Kürt Hareketi’ne önderlik etme vasfını sorgulayarak önemli bir tespitte bulunuyor. Çalışmanın Kürt Meselesi tartışmasına ilerletici bir katkı sunacağına inanıyoruz.

Bir sonraki yazı yaz aylarında oldukça ısınan ve halen ABD’nin hedef tahtasında duran İran üzerine. Erdem Evcil bugüne nasıl gelindiğini anlamak adına İran tarihini inceliyor, İran Devrimi’nin kazanımlarını ve emperyalizmle karşılıklı ilişkisini sergilemeye çalışıyor. Bu çerçevede teokratik rejime karşı çıkan kitlelere “evinize dönün” de demeden emperyalizmin Ortadoğu’daki oyununun tehlikelerine işaret ediyor.

Taylan Acar’ın Latin Amerika’nın Tarihsel Yol Ayrımı başlıklı yazısı Obama yönetiminin Honduras darbesi karşısında verdiği sınavı ve bu çerçevede Latin Amerika ve Karayipler’deki politik durumu inceliyor. Honduras’ta başlayan, ancak kısa sürede kıtadaki çoğu ülkenin müdahil olduğu bir krize dönüşen darbe yazar için bir yol ayrımını temsil ediyor. Zira Honduras darbesi tüm Latin Amerika’daki antiemperyalist küçük burjuva milliyetçi önderlikler için dönüm noktası olabilir.

Sonraki yazı Obama yönetiminin başka bir alanda, kriz içindeki ABD ekonomisindeki tutumunu inceliyor. IV. Enternasyonal ABD seksiyonunun hazırladığı metin ABD sanayinin kalbi olagelmiş otomotiv sektörü çerçevesinde Obama politikalarını ve sendikalarının durumunu inceliyor. Dünya kapitalizminin merkezi ve mevcut krizin de başladığı yer olarak ABD’deki durumu sergilemesi açısından önemli bir metin.

Bilindiği gibi iki büyük uluslararası sendika konfederasyonu – Uluslararası Hür Sendikalar Konfederasyonu (ICFTU) ve Dünya Emek Konfederasyonu (WCL) – bundan üç sene önce Uluslararası Sendika Konfederasyonu (ITUC) kuruldu. Avrupa kıtasında ETUC ve ABD’de CTW (Change to Win, Kazanmak için Değişim) hareketinin desteklediği bu oluşum salt bir birleşmenin ötesinde sendikaların emperyalist kapitalist sisteme entegre edilmesi planının bir parçasıydı. Olivier Doriane bu misyonun kapitalizmin krizinde taşıdığı öneme dikkat çekiyor ve ITUC’un bunu hangi yöntemlerle gerçekleştirdiğini irdeliyor.

Kriz sadece kapitalist üretimi yok etmiyor, kapitalizmin uluslararası kurumları da bundan nasibini alıyor. Christel Keiser dağılması gündeme gelen Avro Alanı’nı ve Avrupa Birliği’nin kriz içindeki durumunu inceliyor ve buradan yola çıkarak AB’nin temellerini sorguluyor. Ayrıca kriz içinde işçi sınıfının direnişini nasıl örgütlediğini ve AB’nin bu direnişe saldırısını aktarıyor.

IV. Enternasyonal Almanya Seksiyonu ise hazırladığı metinde Avrupa’da krizden en fazla etkilenen ülke olan Almanya’daki duruma yoğunlaşıyor. Krizin bedelini işçi sınıfına ödetme ve buna direnme mücadelesi içinde sendikaların durumunu inceliyor ve SPD üzerinde oynanan oyunları aktarıyor.

François Forgue biraz daha doğuya giderek Asya’da, Hindistan’da krizin etkilerini inceliyor. Yazar, ülkede zaten devam etmekte olan Balkanlaşma sürecine ek olarak krizle birlikte ülkedeki politik durumun iyice patlayıcı haline geldiğini belirtiyor ve krizden çıkışın yolunun işçi sınıfının önderliğini inşa etmekten geçtiğini görerek gelecek örgütlenme adımlarını aktarıyor.

Bitirirken, size iyi okumalar dilemeden önce sevindirici bir haber verelim. PGB Sosyalizm sitesi bir müddet kapalı kalmasının ardından www.pgbsosyalizm.org adresinde tekrar açıldı. Sitemizde dergimizin sayılarının yanı sıra Sınıf Bilinci’nden seçilmiş makalelere ve La Vérité/Gerçek makalelerine de ulaşma imkanı bulabileceksiniz.

Dört ay sonra görüşmek sözümüzde inat ediyoruz, iyi okumalar.