İnternet Bülteni

Sayı 26 (22 Nisan 2017)

Mevcut durumda İKP ne öneriyor?

 

  • 16 Nisan referandumu ya da daha doğru ifadeyle plebisiti (baskı rejimlerinin referandum gibi halkın görüşüne danışması değil, halka kendi niyetini dayatması demektir) şaibeli değildir. Onun da ötesinde 12 Eylül 1980 rejimine, onun açtığı yolu kullanarak rahmet okutacak bir karşı-devrim girişimidir. Bu girişim eğer muhalif kesim önderlikleri tarafından – ki bunlar...Okumaya devam et →

Halk Cumhuriyeti Savunuyor, Ya Liderlikleri?

 

— Şadi Ozansü

DÜNYANIN EN TUHAF MAHLÛKU

Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş...Okumaya devam et →


Sayı 25 (3 Şubat 2017)

Referandumda “HAYIR”! Ya sonra?

Seçeneksiz değiliz!

Alaturka faşizme geçişi durdurmak için “HAYIR”ın kazanması sonrasında net bir önerimiz olmalı:

Laik bir Cumhuriyet için “HAYIR”ı, Egemen bir “Kurucu Meclise EVET”e Çevirmek 

Alaturka faşizme geçişin yolunu kesmek için Erdoğan-Bahçeli ikilisinin düzenlettiği referandumda öncelikle “HAYIR” oyu kullanmak bir zorunluluk.  Geçişi önlemek için yeterli mi? Kesinlikle değil, ama şu evrede atılması gereken...Okumaya devam et →


Afganistan Sol Radikalleri'nden (LRA) destek çağrısı:

Afganistan’da bir kömür madeninde çalışan 13 işçi öldürüldü

6 Ocak 2017’de, Afganistan’ın Baghlan bölgesindeki bir kömür madeninde çalışan 13 işçi evlerine dönerken IŞİD veya Taliban tarafından öldürüldü. İşçilerin herhangi bir siyasi grup veya hükümetle bağlantısı yoktu.

İşçiler, hükümet yahut yabancı askerlerin kontrolündeki bölgelerde çalıştıkları gerekçesiyle IŞİD ve Taliban tarafından ilk kez hedef...Okumaya devam et →


Sayı 24 (17 Aralık 2016)

Halep’te zafere doğru

 

— İbrahim Devrim

 

Emperyalizm ve bölgedeki kuklaları Suriye ordusunun Halep’te ablukaya aldığı cihatçıları kurtarmak için çırpınsalar da Suriye ordusunun ilerleyişi devam ediyor. Halep çok kısa bir süre içerisinde Suriye ordusunun zaferine sahne olacak. ABD, cihatçılarını kurtarmak için elinden ne geliyorsa yaptı. Zaman kazanmak amacıyla her zaman yaptığı gibi ateşkes çağrılarını tekrarladı....Okumaya devam et →


Savaşa, Sömürüye ve Güvencesiz Çalıştırmaya karşı Mumbay Dünya Konferansı Manifestosu ve İlk İmzacılar Listesi

Savaşa, Sömürüye ve Güvencesiz Çalıştırmaya karşı Dünya Konferansı

 

Mumbay-Hindistan (18-19-20 Kasım 2016)

 

Bizler 28 ülkeden [ABD, Afganistan, Almanya, Avusturya, Belarus, Belçika, Benin, Brezilya, Çin, Fransa, Güney Afrika/Azanya, Haiti, Hindistan, İngiltere, İsveç, İtalya, Kore, Macaristan, Meksika, Morityus, Portekiz, Romanya, Rusya, Şili, Togo, Türkiye, Ukrayna, Zimbabwe] 350 delege olarak farklı...Okumaya devam et →


Sayı 23 (20 Kasım 2016)

ABD Başkanlık seçimi üzerine sınıfsal bir bakış

 

— IV. Enternasyonal’in Yeniden Oluşumu için Örgütlenme Komitesi – OCRFI

 

Söz konusu olan sınıf mücadelesidir!

Aradan bir hafta geçti. Bütün dünyada ve her siyasi çevrede herkes Trump’ın seçilmesiyle bağlantılı olarak baş gösteren “kriz”e ilişkin görüşlerini ifade ediyor.

Kendi adımıza, biz de, bu seçimi izleyen ilk saatlerde yayınladığımız bildiriyle konuya ilişkin sınıfsal bir...Okumaya devam et →


Türkiye için hâlâ çıkış yolu var: Egemen Kurucu Meclis!

— Şadi Ozansü

Orta Doğu’nun ve dünyanın birçok ülkesi gibi Türkiye de felaketin eşiğinde. 2002 yılında Amerikan emperyalizminin bilinçli müdahalesiyle Orta Doğu’da “ılımlı İslam”ın başını çekmesi için kurdurulan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP), mevcut yönetimi ve onun doğal lideri Erdoğan, 2016 yılının Temmuz ayında gene ABD emperyalizminin yönetiminin en azından...Okumaya devam et →


“Her Yerde Olduğu gibi Türkiye’de de Savaş, Sömürü ve Taşeron Çalıştırma Var”

Söz Cemal Bilgin’de

36 yaşında hasta bakıcı

Mumbai Konferansı delegesi

 

[Savaşa, Sömürüye ve Güvencesiz Çalıştırmaya karşı Uluslararası İşçi Konferansı, 18-20 Kasım tarihleri arasında Mumbai’de (Hindistan) gerçekleşiyor. Türkiye delegasyonunda bulunan, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi’nde taşeron işçi örgütlenmesi faaliyetleri nedeniyle hedef olmuş ve yakın zamanda işten atılmış Cemal Bilgin’in bu röportajı, Fransa’da...Okumaya devam et →


Savaşa, Sömürüye ve Güvencesiz Çalışmaya karşı Mumbai’de (Hindistan) yapılacak bir Dünya Konferansı için çağrı

 

Sevgili yoldaşlar,

Bu yıl 2 Eylül’de Hindistan’da emekçi kitlelerin mücadele iradesini gösteren 150 milyon kişinin – örgütlü olunan sanayideki, örgütlü olunmayan işkollarındaki ve tarımdaki işçilerin- katıldığı başka bir genel greve tanıklık ettik.  

Bu grev 1991’de başlayan, en düşük aylık ücretin 15.000 Rs (250 dolar) olması,...Okumaya devam et →


Sayı 22 (20 Haziran 2016)

Brexit zaferi, işçi sınıfının zaferi olur!

23 Haziran perşembe günü Büyük Britanya’da Brexit oylaması yapılıyor, yani Britanya’nın Avrupa Birliği’nde kalıp kalmamasına ilişkin oylama. Bu konuya bizde pek fazla ilgi gösterilmiyor, ama dünyada durum farklı. ABD Başkanı Obama Britanya’ya sırf bu konuyla ilgili ziyaret yapıyor, NATO Genel Sekreteri “Britanya’nın AB’de kalması şart” diyor, Türkiye’deki bütün işçi sendikaları...Okumaya devam et →


Sayı 21 (30 Mayıs 2016)

Delirmiş bunlar! Kılıçdaroğlu bu akılları kimden alıyorsun?

— Şadi Ozansü

 

Ortada yıllardır kanayan bir yara olarak Kürt meselesi var. Kimse, “bu Kürt meselesi değil PKK meselesidir” demesin. Bu durum, devletin yıllardır izlediği politikalar yüzünden bu noktaya geldi. Evet, Tayyip Erdoğan’ın son aylarda bilinçli olarak tırmandırdığı operasyonlarla güvenlik kuvvetleri 400 kadar kayıp vermiş, bu doğru. Ama savaşılan...Okumaya devam et →


Brezilya’da neler oluyor? SON DAKİKA! Kitleler son sözlerini henüz söylemediler!

Dilma’nın Senato kararıyla görevden alındığı tarihten bu yana neler oluyor?

Uluslararası Komünist Hareket’ten bir militanın bize gönderdiği notlar:

(…) “Kararın hemen ardından, ülkenin her yerinde henüz hiçbir örgütün çağrısı olmadan kendiliğinden kitle gösterileri patlak verdi: Sao Paulo’da 30 bin, Rio’da 15 bin, Porto Alegre’de 10 bin kişi… 1964 askeri darbesinin uğursuz anısını...Okumaya devam et →


Brezilya’da Amerikan Malı Darbe

— Alan Benjamin

 

Obama Yönetimi, Venezuella’da Maduro Hükümetinin devrilmesini desteklemek için Amerikan Devletleri Örgütü’nün (OAS – Organization of Amerikan States)  Şartı’na başvuruyor  

Washington’da OAS Daimi Konseyi’nin 18 Mayıs toplantısında konuşan ABD’nin OAS Büyükelçisi Michael Fitzpatrick ilk defa açıkça Obama yönetiminin Brezilya’da Başkan Dilma Rousseff’e karşı gelişen darbe...Okumaya devam et →


Obama Avrupa Birliği'ni savunmak için en önsafta

[Fransa Bağımsız Demokratik İşçi Partisi’nin (POID) haftalık yayınlanan Workers’ Tribune (İşçi Kürsüsü) gazetesinin 36. sayısı – Uluslararası Günlük]

— François Forgue

ABD başkanı Barack Obama 22 Nisan’da Londra’ya vardı. Derhal, diplomatik geleneği de çiğneyerek ve hatta basının fikrini sormasını bile beklemeden, İngiliz seçmenlere 23 Haziran’daki referandumda sorulacak olan...Okumaya devam et →


" 'Amerikan malı' alın!"

[Fransa Bağımsız Demokratik  İşçi Partisi’nin (POID) haftalık yayınlanan Workers’ Tribune (İşçi Kürsüsü) gazetesinin, 36. sayısının başyazısı]

— Daniel Gluckstein

Yeniden düzenlenmiş bir Avrupa Birliği’ne üyeliğin kendisi için elzem olduğu” Londra City1 ve “Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği...Okumaya devam et →


Sayı 20 (13 Mayıs 2016)

Mevcut Anayasayı yıkmak alaturka faşizmin yolunu açmaktır!

— Şadi Ozansü

Kenan Evren’in 1982’de yapmak isteyip de yapmadığını şimdi Tayyip Erdoğan yapmak istiyor. Dikkat ederseniz, Başkanlık düzenlemesiyle ilgili olarak, “kendim için istiyorsam namerdim” demeye getiriyor. Az da olsa doğruluk payı var: Evet önce tabii ki kendi mutlak iktidarını istiyor, ama ardından da, “öyle bir düzenleme yapalım ki, benden sonra,...Okumaya devam et →


Brezilya’da gelişmekte olan darbeye karşı; demokrasi ve işçi haklarına destek önergesi

Aşağıdaki önerge, San Francisco İşçi Konseyi (AFL-CIO) İcra Komitesi tarafından 2 Mayıs’ta kabul edilmiştir. Göreceğiniz üzere, önerge Konsey’in Brezilya’da gelişmekte olan darbeye güçlü muhalefetini onaylamakta; diğer sendikaları ve işçi örgütlerini benzer bir duruş almaya ve sendikaları, ABD işçi hareketinin darbeye olan muhalefetini ve bu ülkedeki işçi hakları ve demokrasi için...Okumaya devam et →


Sayı 19 (4 Nisan 2016)

Brezilya'daki mücadelede tarafsız olunamaz!

Yıllardır hem ülke içi politikalarında hem de dış politikasında kapitalizmden ve emperyalizmden kopamayan PT (İşçi Partisi) hükümetleri ve şimdi de PT koalisyon hükümeti bu güçlerin şiddetli bir saldırısı altında. Askeri diktatörlük rejiminden kalan ve bugüne kadar kıllarına bile dokunulamamış olan çeşitli yasalar, bugün PT’yi hükümetten Dilma Roussef’i başkanlıktan indirmek...Okumaya devam et →


CUT Ulusal Başkanı Vagner Freitas’a dayanışma mektubu

Darbeye hayır!

ABD Brezilya’dan elini çek!

Brezilya’daki sendikalı kardeşlerimizle dayanışma

Sevgili kardeşim Freitas,

Sevgili CUT üyesi kardeşlerim,

Sağcı güçlerin; seçimlerde uğramış oldukları yenilgiye rağmen, Brezilya halkının demokratik, sendikal ve sosyal haklarını ortadan kaldırmak için hukuk dışı yöntemlere başvurarak PT (İşçi Partisi) hükümetine, Brezilya işçi sınıfına ve örgütlerine –...Okumaya devam et →


Avrupa’daki “göçmen krizi” üzerine: “Sınırları hemen koşulsuz olarak açın!”

— Dominique Ferré

[Not: Aşağıdaki makale, Fransa’daki Demokratik Bağımsız İşçi Partisi’nin (POID) haftalık gazetesi Tribune des Travailleurs’ün (İşçi Kürsüsü) 9 Mart 2016 tarihli 29. sayısından alınmıştır.]

Avrupa Konseyi başkanı Donald Tusk, göçmenleri işaret ederek “Avrupa’ya gelmeyin!” açıklaması yaptı. Sanki yüzlerce erkek, kadın ve çocuk kendi istekleriyle göçmek için yollara...Okumaya devam et →


“Uygar” Avrupa’nın kalbindeki barbarlık

Ocak 2016’nın sonunda Europol tarafından belirlenen rakamlara göre, Avrupa’ya geldiklerinden bu yana mülteciler arasından on bin çocuk “kayboldu”. “Kayboldu”? Bu terim biraz riyakârca: Her türlü fuhuş ve diğer suç faaliyetleri üzerinden kolayca para kazanan ve çürüyen kapitalist sistemde yıldızı parlayan mafya şebekelerince kaçırıldılar.

Eurostat sığınmacıların savaştaki ülkelerden geldiğini “keşfedince”…

Okumaya devam et →

Sayı 18 (3 Mart 2016)

Alman işçi hareketinden AB’ye “hayır” diyen Britanyalı işçilere destek

Avrupa Birliği’nin karşı devrimci karakterini bütün çıplaklığıyla Yunanistan’da gördük. Bir halkın egemenliğinin nasıl ortadan kaldırıldığına tanık olduk. Gerçi bunu görmek için Yunanistan’ı yaşamaya ihtiyacımız yoktu. Daha önce eski Yugoslavya’da ülkenin parçalanması için müdahalede bulunurken, yakın tarihte Ukrayna’da faşist çeteleri desteklerken, ABD emperyalizminin Körfez Savaşı’na açık destek verirken, Libya sonrası Afrika’ya...Okumaya devam et →


Sayı 17 (28 Aralık 2015)

Vakit Hızla Akıp Gidiyor, Yarış Zamana Karşı Türkiye Sınıf Mücadelesine Hangi Zeminde Nasıl Müdahale Edilebilir?

–Şadi Ozansü

Herkesçe bilinir ama pek telaffuz edilmez: Türkiye’de 12 Eylül 1980’de gerçekleşen askeri darbe sadece Türkiye içi gelişmelerin değil, aynı zamanda uluslararası konjonktürün de bir sonucuydu. Hatta kim bilir, belki de zamanlanmasında uluslararası konjonktürün etkisi yerele göre daha çok öne çıkmış bile olabilir. Türkiye’de işçi hareketi 1979 yılından itibaren daha...Okumaya devam et →


Uluslararası İşçi Delegasyonu'nun Yunanistan Ziyareti Değerlendirmeleri: Avrupa Birliği Kuşatması Altında Yunanistan

–İbrahim Devrim

Yunanistan’daki ekonomik ve siyasi kriz ile birlikte yaşanan büyük kitle hareketleri öncelikle Avrupa’da ve ardından tüm dünyada yankı yarattı. Yükselen işçi hareketi, AB kararlarını uygulayan hükümetlerin devrilmesi, Syriza’nın ilk seçim zaferi, refarandum ve son olarak Syriza’nın yeniden hükümet olması tüm dünya solunun dikkatini Yunanistan üzerine çekti. Kasım...Okumaya devam et →


Sayı 16 (12 Kasım 2015)

Her tür Başkanlık Sistemi Türk tipi faşizme geçiştir! Buna karşı nasıl mücadele edilmeli?

Kapitalist sistemin önümüze çıkardığı her baskı rejimine “faşizm” yaftasını yapıştırmamaya özen gösteren bir siyasi geleneğin mirasçılarıyız. Buradan kalkarak burjuva parlamentosunu dahi tümüyle feshetmeyen 12 Mart 1971 yarı-askeri diktatörlük rejimiyle 12 Eylül 1980 askeri diktatörlük rejimlerini faşizm olarak nitelemedik.  İşçi sınıfının ve Kürt halkının azılı düşmanı bu rejimleri “faşist”...Okumaya devam et →


Filistin’de tarih yeniden yazılıyor!

Üç koldan yürüyüşe geçen Filistinliler: “Biz varız ve tek bir halkız!”

Hem Batı Şeria, hem Gazze ve hem de 1948’den beri adına “İsrail” denilen işgal altındaki topraklarda yaşayan Filistinliler, 15-20 yaş grubu gençliğin öncülüğünde, FKÖ ve HAMAS önderliklerinin bayraklarını bir kenara atıp sadece geleneksel Filistin bayraklarıyla yürüyüşlere geçerek Siyonizme ve onun...Okumaya devam et →


Sayı 15 (25 Ağustos 2015)

Kitle Mücadelesinin Politik Hedefi Sarayı Düşürmek Olmalı!

–Şadi Ozansü

Ne zamandır söyleyip duruyoruz: Tayyip Erdoğan’ın inşa ettirip içine yerleştiği Saray sanılanın tersine sıradan bir sefahat mekânı değil. Onun önemi; abdesthane ibriklerinin altından, perdelerinin atlastan, havasının misk-ü amber kokmasından kaynaklanmıyor. Saray’ın önemi; onun, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu çapında Gericiliğin, Şovenizmin ve Militarizmin Koordinasyon Merkezi olmasından ileri geliyor. Hiç...Okumaya devam et →


Sayı 14 (24 Temmuz 2015)

Suruç Katliamının Azmettiricileri Ortada!

Patronsuz, Generalsiz, Bürokratsiz Sosyalizm olarak bileşeni olduğumuz İşçi Kardeşliği Partisi‘nin (İKP) Suruç katliamına ilişkin açıklamasıdır.

 

Suruç’taki katliam, AKP’nin emirlerini uyguladığı emperyalistlerin kanlı Orta Doğu planlarının sonucudur. Orta Doğu’da uygulanan felaket senaryosunun sonucu olarak emperyalizmin ajanları tarafından gerçekleştirilmiştir. Suruç’ta gencecik insanları katledenler, bugüne kadar emperyalistler ve...Okumaya devam et →


Yunanistan Devrimi Yeni Başlıyor!

–Şadi Ozansü

Öncelikle, ilk elde sıradan gözükse de daha sonra ortaya çıkacak politik sonuçları bakımından dikkate alınması gereken bir uyarı: Türkiye’nin sınıf mücadelesinden yana güçlerinin Yunanistan’daki son durumla ilgili olarak Cumhuriyet gazetesinin attığı başlığa sarılmalarına gerek yok, yani Düyun-u Umumiye benzetmesine. Üstelik AB’nin Çipras’a dayatarak kabul ettirdiği anlaşma paketinin...Okumaya devam et →


Milyonların Yürüyüşü’ne Destek Ver: Siyah Kitlelerin ve İşçi Hareketlerinin Mücadeleci Bir Güce İhtiyacı Var!

25 Temmuz’da Amerika’nın New Jersey eyaletinin en büyük şehri Newark’ta gerçekleşecek Polis Zulmüne, Irkçı Adaletsizliğe ve Ekonomik Eşitsizliğe karşı Milyonların Yürüyüşü; giderek daha fazla kişinin ilgisini çekiyor, ağırlıklı olarak da devlet güçleri ve toplumun yüzde birini oluşturan kapitalistlerce sürdürülen adaletsizliklerden en fazla mağdur olan Siyah, Latin, işçi sınıfı ve yoksul...Okumaya devam et →


Sayı 13 (22 Haziran 2015)

Suriye’de Büyük Savaşa Doğru

— İbrahim Devrim

Suriye’de ve Ortadoğu’da dengeler hızla değişiyor.  Birkaç yıl öncesinde Esad’ı devirmek üzere emperyalizmin toparladığı gruplar arasına, Cenevre toplantılarına kabul edilmeyen PYD, şu anda Suriye’deki savaşın belki de en önemli unsuru olmuş durumda. Bu toplantılarda Kürtleri temsil ediyormuş gibi yapması için kurulan tabela partilerinin veya ithal cihatçı çetelerin aksine...Okumaya devam et →


Çanlar Syriza için çalıyor!

 

— Ali Rıza Güngen

 

Syriza iktidara geldikten sonra Şubat ayı sonunda süresi dolacak paketle ilgili görüşmelere girişip dört aylık bir uzatma kopardı. Ancak bu girişim aynı zamanda Syriza yönetiminde daha radikal adımlar atmak ve Troyka’ya (Avrupa Merkez Bankası – AMB, Avrupa Komisyonu ve IMF) karşı kararlı bir duruş sergilemek konusundaki...Okumaya devam et →


Sayı 12 (2 Haziran 2015)

Patronların kolluk kuvveti Türk Metal çöküyor, peki şimdi?

 

–Şadi Ozansü

Türkiye işçi sınıfı; 2009-2010 yılları arasında gerçekleşen TEKEL eylemleri ve onun cılız uzantılarını bir kenara bırakacak olursak, hiçbir dönemde AKP iktidarı altında olduğu kadar zayıf, soluksuz ve sessiz bir “topluluk” olarak varlığını sürdürmedi. 12 Eylül’ün daha onuncu yılı dolmadan gerçekleşen Bahar Eylemlerini ve büyük Zonguldak kalkışmasını anımsadığınızda bunu daha...Okumaya devam et →


8 Mayıs 1945’in bir de Cezayir’i vardı!

–Lucien Gauthier

 

8 Mayıs 1945. Fransa’nın kentlerinin bütün caddelerinde kurtuluş kutlamaları var. “Savaşın sonu, ölümlerin ve acıların sonu geldi” diye düşünülüyor. Direniş Ulusal Konseyi’nden (CNR) doğmuş yeni bir hükümet var şimdi: De Gaulle’cüleri, Fransız Sosyalist Partisi’ni ve Fransız Komünist Partisi’ni bir araya getiren bir koalisyon hükümeti. Aynı 8 Mayıs...Okumaya devam et →


Sayı 11 (30 Nisan 2015)

Brezilya: Darbecilere İşçi Partisi’nin (PT) Eskiden Yaptığı Gibi Yaparak Karşı Koymak

 

“7 Nisan ve 1 Mayıs’ta yeniden sokaklara!”1

— Lauro Fagundes

Okuyucularımızın önceki sayılarımızda görebileceği gibi Brezilya işçi sınıfı 13 Mart’ta sendika federasyonu CUT’un (Birleşik İşçi Merkezi) ve...Okumaya devam et →


Yeni Ukrayna

–İbrahim Devrim

Ukrayna’da Yanukovich hükümetinin devrilmesinin ve rejim değişikliğinin ardından bir yıldan fazla zaman geçti. Sonrasında patlak veren iç savaşta 7000’in üzerinde insan hayatını kaybetti.  Birçok katliam yaşandı. Şu sıralar ateşkes ilan edilmiş olsa da henüz hiçbir şey çözüme ulaşmış ve barış sağlanmış değil. İç savaş devam ediyor.

Savaşın tarafları

Savaşın tarafları genelde...Okumaya devam et →


Sayı 10  (13 Nisan 2015)

Başbuğluk Sistemine Hayır!

–Şadi Ozansü

Artık herkes tarafından çok açık bir şekilde görülüyor ki 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimlerinin “Parlamenter sistem”den  “Başkanlık Sistemi”ne geçiş dışında hiçbir önemi kalmamıştır. Ama bu olası geçişin kendisi bile, bu seçimleri 12 Eylül 1980’den bu yana gerçekleşen bütün seçimlerden farklı, önemli ve “tehlikeli” kılmaya yetiyor. Kuşkusuz Türkiye’nin son...Okumaya devam et →


Sayı 9  (19 Mart 2015)

CHP ile Seçim İttifakı Niye Olmazmış?

–Şadi Ozansü

Aralarında bizim de yer aldığımız bazı sosyalist parti, grup ve çevrenin 7 Haziran seçimlerinde “CHP-HDP-BHH-Sosyalistler” ittifakı önerisi,  gene bazı sosyalist çevreler tarafından eleştirilerek, esas yapılması gereken seçim ittifakının HDP-BHH ve sosyalistlerle sınırlı kalması gerektiği şeklinde “düzeltildi”. Bizim dışımızdaki sosyalist parti, grup ya da kolektiflerin hangi gerekçeyle CHP ile de...Okumaya devam et →


Syriza’da Şimdilik “Kol Kırılır Yen İçinde Kalır” Anlayışı Hakim

Bununla birlikte Merkez Komite toplantısında Troyka’ya verilen tavizlere itiraz eden önerge, Çipras destekçisi çoğunluk tarafından reddedilmekle birlikte üyelerin yüzde 45’inin desteğini aldı.

Troyka’nın yaklaşık beş yıl süren memorandum uygulamalarından bezen Yunan halkı sonunda diğer bütün siyasi partileri cezalandırarak kemer sıkma politikalarına ve memorandumlara son vereceğini ileri süren Syriza’yı neredeyse tek başına...Okumaya devam et →


Sayı 8  (3 Mart 2015)

CHP’ye ve HDP’ye Çağrı

Gelin militarizmin ve gericiliğin en karanlık güçlerinin koordinasyon merkezi olarak çalışacak başkanlık sistemine karşı seçim ittifakı yapın! Desteğimiz size olsun!

Yıllardır süratle büyük bir felakete doğru sürüklenen Türkiye 7 Haziran seçim sonuçlarına bağlı olarak uçurumun kenarına geliyor. AKP’nin yerleştirmeye çalışacağı Başkanlık Sistemi sadece Türkiye halklarının değil, bütün Ortadoğu halklarının birbirine kırdırılmasının...Okumaya devam et →


Sayı 7  (17 Şubat 2015)

Başkanlık Sistemine Karşı Meclis Egemenliği

–Şadi Ozansü

Bir bileşeni olduğumuz İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) olarak 2007 yılından bu yana, yani yaklaşık sekiz yıldır bıkıp usanmadan aynı uyarı ve çağrıyı yapageldik. Neydi bu uyarı ve neydi bununla bağlantılı olarak yaptığımız çağrı? Özcesi, diyorduk ki yerel sınıf mücadelesinin dinamikleri değişmedikçe, bir başka ifadeyle işçi...Okumaya devam et →


Grev Hakkına Saldırılıyor! ILO Tehdit Altında!

— Jacques Diriclet

 

Uluslararası çalışma sözleşmelerinin hazırlanmasına, bunların ülkelerin onayına sunulmasına ve uygulamasının izlenmesine dayalı olan ILO (Uluslararası Çalışma Örgütü) standartları sistemi çerçevesi yine saldırı altında. Bu saldırı, 2012 yılında 101. Oturumda işverenler grubunun, grev hakkının 87 sayılı örgütlenme özgürlüğü sözleşmesinin sonucu olduğu gerçeğine meydan okumaya karar vermesiyle başladı. Aşağıda göstereceğimiz gibi...Okumaya devam et →


"ILO Standartları Doğrudan Tehdit Altında"

Standartların Uygulanması Komitesi İşçi Grubu Başkan Yardımcısı Marc Leemans‘ın, Uluslararası Çalışma Konferansı’nın 103. oturumundan önce yaptığı konuşmadan alınmıştır. (Haziran 2014)

“İşçi Grubu, standartların uygulanması üzerine sonuçları kabul etmeme kararı aldı. Neden?

Bugün işverenler 87 sayılı sözleşmenin uzmanlar tarafından grev hakkına dair yapılmış olan yorumuna meydan...Okumaya devam et →


İspanya'dan Destek Çağrısı: Grev Hakkını Kullanan 8 Airbus İşçisine 66 Yıl Hapis İsteniyor!

–Pablo Garcia-Cano Locatelli

(Tarragon ve Paris İşçi Konferanslarının katılımcısı, CCOO Madrid Endüstri yöneticisi ve John Deere şirketi kurul üyesi)

Avrupa İşçi Konferanslarına (İspanya-Tarragon’da 16-17 Mart 2013 tarihlerinde ve daha sonra da Fransa-Paris’te 1-2 Mart 2014 tarihlerinde gerçekleştirilen) katılan İspanyol militanlar,...Okumaya devam et →


Sayı 6  (2 Şubat 2015)

IV. Enternasyonal’den ACİL Çağrı:

Avrupa işçi sınıfı tehdit altında!

Aralarında NATO Genel Sekreteri, Avrupa Komisyonu Başkanı, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin temsilcisinin de yer aldığı 44 ülke devlet başkanının, Fransa Devlet Başkanı Hollande’ın ısrarlı talebi ve dayatmasıyla Fransa’ya gelerek, 1-1,5 milyon yurttaşla gencin 7-8-9 Ocak tarihlerinde meydana gelen saldırıları protesto etmek amacıyla gerçekleştirdikleri yürüyüşün başını çekmeleri...Okumaya devam et →


Syriza’nın Zaferi Ne Anlama Geliyor?

— Şadi Ozansü

Yunanistan’da 25 Ocak tarihinde gerçekleşen seçimlerde Syriza’nın 300 üzerinden 149 milletvekili elde ederek neredeyse tek başına iktidara gelmesi Avrupa’daki işçi sınıfı mücadelesi açısından tarihsel bir anlam taşıyor.  Son yıllarda ilk kez bir ülkenin seçim sisteminin adaletsizliği (yüzde 3’lük seçim barajına ek olarak birinci gelen partiye hediye edilen 50 milletvekili)...Okumaya devam et →


Sayı 5  (16 Ocak 2015)

Hırsızlık Ne ki? Ortada Çok Daha Büyük Suç Var!

— Şadi Ozansü

Evet, AKP’li dört bakanla Bilal’in içinde yer aldığı ve Cemaatçi polisler tarafından deşifre edilen “yolsuzluk/hırsızlık” vakasının sıradan bir hâdise olmadığı artık ayan beyan ortada. Zaten eğer öyle olsaydı, bunun yıllardır gerçekleştirilen büyük Özelleştirme Soygunundan ayrı bir yanı kalmayacağı gibi, hükümet cephesinde de bir darbe-i hükümet algılamasına...Okumaya devam et →


Yunanistan Nereye?

— Dominique Ferré1

Memorandumların reddi, toplumun büyük sektörlerinin işçi sınıfının etrafında kenetlenmesine neden oluyor: Köylüler, gençler, iflas bayrağını çekmiş “orta sınıflar”

Sınıf mücadelesi zeminindeki sert direniş

Doğrudan sınıf mücadelesi zemininde işçiler sayısız “eylem günü” yaşadılar. Ama...Okumaya devam et →


Bir Eksik Yok mu?

— Daniel Gluckstein1

Yunan halkının kendi geleceğini özgürce tayin etmeye hakkı vardır. Yunan işçileri son iki yılda Troyka’nın ölümcül memorandumlarına karşı her defasında kendi yöneticilerinin kilitlemelerine toslayan 10’dan fazla genel grev gerçekleştirdiler. Eğer bugün Syriza yöneticilerinin taahhütlerini dikkate...Okumaya devam et →


Fransa Bağımsız İşçi Partisi’nin Charlie Hebdo Açıklaması

IV. Enternasyonal’in Fransa Seksiyonu Uluslararası Komünist Akım’ın da içinde yer aldığı Fransa Bağımsız İşçi Partisi’nin (POI) Charlie Hebdo’ya karşı yapılan saldırı üzerine Açıklaması

Charlie Hebdo’yu alçakça vuran saldırıdan bu yana geçen üç gün boyunca olaydan duydukları kaygıyı ifade eden memleketimizin insanlarını bugüne kadar benzeri...Okumaya devam et →


Sayı 4  (29 Aralık 2014)

Her İkisinin de Can Düşmanı Cumhuriyet Rejimi

Erdoğan/Davutoğlu ikilisi de, Fethullah Gülen de, varlıklarının can düşmanı olarak Cumhuriyet’i görüyorlar. Biri yıkım tarihini bile veriyor: 100. Yıl, yani 1923! TBMM’nin ve Topkapı Sarayı’nın yerine yaptırttığı garabet abidesi o yolda atılmış en sembolik adımlardan biri. Diğeri Erdoğan’ın kadrolu ve kadrosuz taraftarlarını ancak beddualarla korkutacağının farkında olan Hoca...Okumaya devam et →


İki Devletli Çözüm: Filistin’de Cinayete Devam

İsrail devletinin yaz aylarında Gazze’de yaptığı katliamın bilançosu şu oldu: 2150 ölü, birçoğu ölümcül durumda binlerce yaralı, 100 bin evsiz, yıkılan 26 okul, hastaneler, 350 adet çeşitli işyeri, bombardımanlar sonucu 17 bin hektar tarım alanının yakılması ve bundan böyle kullanılamaz hale gelmesi, 1 milyon insana hizmet veren su...Okumaya devam et →


Sayı 3  (10 Aralık 2014)

Cumhuriyet Öldü mü? Yerine Ne Konacak?

— Şadi OZANSÜ

Türkiye sosyalist hareketinde bir süredir, ABD/AKP/Cemaat ortaklığında cumhuriyet rejimine zaten son verildiği, artık bundan sonra yürütülmesi gereken mücadelenin ancak bir sosyalist cumhuriyet için olabileceği anlayışı gelişmeye başladı. Gerçekten de 1923 Cumhuriyetinin kazanımlarından özellikle laiklik, öğretimin birliği ve tabii kadın hakları konusunda alabildiğine geri adımlar AKP iktidarı altında atılmış bulunuyor....Okumaya devam et →


Ukrayna: Genel savaşı dayatan kim?

— Dominique FERRE1

Ukrayna’da genel bir savaşı dayatan kim? Foreign Affairs dergisi (Eylül-Ekim 2014 sayısı) meseleyi şöyle koyuyordu:

Batı’da hüküm süren akla göre Ukrayna krizinin günahı neredeyse tümüyle Rus...Okumaya devam et →


Sayı 2  (22 Kasım 2014)

Güney Afrika: Irkçı Rejim Kalkalı Yirmi Yılı Geçti Ama Ülke Hâlâ Bir Beyaz Cumhuriyet!

–Şadi Ozansü

Emperyalistler ırkçı rejimlerini Mandela’yı ikna ederek koşullu bir şekilde kaldırmışlardı: Beyazların toprak ve üretim araçları üzerindeki mülkiyetlerine dokunulmayacak.

İşte Güney Afrika (Azanya) şimdi bu tavizin acı sonuçlarını yaşıyor.

9 Kasım günü, sabah saat 01.00’de olağanüstü olarak toplanan COSATU[1] Merkez Yürütme Kurulu, kendi bünyesindeki en büyük sendikal federasyon olan NUMSA’yı[2] Konfederasyondan atma kararı aldı. Bu, Güney Afrika’da gerçek bir siyasal deprem anlamına geliyor. Mandela’nın partisi ANC (Afrika Ulusal Kongresi), SACP (Güney Afrika Komünist Partisi) ve COSATU’dan oluşan koalisyon hükümeti panik yaşıyor. Ülke, birazdan anlatacağımız bir dekompozisyon (ayrışma/çözülme) ya da rökompozisyon (yeniden bütünleşme) süreciyle karşı karşıya.

(…)

Irkçı rejimin sona ermesinden 20 yıl sonra

Bilindiği gibi ırkçı rejimin sona ermesinde Mandela ile emperyalizm arasında ciddi pazarlık sürdü. Bu pazarlıkta Mandela ülkedeki beyaz azınlığın çıkarlarına dokunulmayacağının garantisini verdi. Siyahlar oy hakkına sahip olacakları gibi ırk ayrımcılığına da artık uğramayacaklardı. Ama buna karşılık yıllardır uğrunda mücadele edilen bir Siyah Cumhuriyet de gündeme gelmeyecekti. Dolayısıyla bugün Güney Afrika’da hâlâ bir Beyaz Cumhuriyet varlığını sürdürüyor. Bugün aradan 20 yıl geçmesine rağmen genç siyahların yüzde 80’den fazlası hâlâ işsiz, ülke topraklarının hâlâ yüzde 80’den fazlası beyazların elinde ve siyah madencilerle işçiler hâlâ apartheid rejimin aratmayacak kötü koşullarda yaşıyorlar.

(…)

Güney Afrika ve Kürt Hareketi: kıssadan hisse

Her ne kadar Kürt Hareketi Güney Afrika’daki ANC’yi kendine örnek olarak alsa da, kuşkusuz analojiler hep eksiktir.  Güney Afrika “ulusal sorun” olmak dışında Kürt hareketiyle uzak yakın hiçbir benzerlik göstermez. Dünya ekonomisindeki yeri ve üretici güçlerinin gelişmişlik seviyesi açısından da emperyalizm için Kürdistan’a göre çok önemli bir “halka”dır. Bununla birlikte…(yazının tamamı)

 

 

Foti Benlisoy’a cevap

— Doğan Fennibay

Foti Benlisoy’un kobanê ve abd: “emperyalist haydutlardan patates ve silah almak” başlıklı makalesini okuduktan sonra kısa bir cevap verme gereği duyduk.

Metnin Lenin ve Troçki’nin pozisyonlarından verdiği örnekler[1] şunlar:

  • Lenin’in Alman emperyalizminin Sovyet iktidarına yönelik yakın askeri saldırı tehdidine karşı Fransız ve İngiliz emperyalizminden yardımı kabul etmek yönündeki görüşü
  • Troçki’nin II. Dünya Savaşı öncesi dönemde Belçika’da farazi bir devrim durumunda Nazi Almanya’sının ona saldırmasına karşılık Fransız emperyalizminden yardım istenebileceği görüşü
  • Troçki’nin yine farazi olarak Fransız emperyalizmine karşı ayaklanan Cezayir halkının faşist İtalyan emperyalizminden yardım kabul edebileceği görüşü

Marksizm, fıkıhtan farklı olarak, basit kıyas yöntemini kullanmakla yetinmez. Diyalektik yönteme sadık kalmak için bu örnekleri doğrudan almak değil, içlerindeki öz fikri kavrayıp yeni durumlara uygulamak gerekir.

Tüm bu metinlerdeki öz, emperyalist olmayan bir tarafın (proleter devrimi yahut ulusal devrim) emperyalist iki tarafın arasındaki çelişkiden faydalanmasıdır. Öz, budur, zira Marksizm nasıl tahlilini ezen ve ezilen sınıflar temeline dayandırıyorsa ülkeler düzeyindeki tahlilini de ezen (emperyalist) ve ezilen (sömürge, yarı-sömürge) ülkeler temeline dayandırır:

Komünist Partisi (…) mali sermaye ve emperyalizm döneminde özgü olan, dünyanın toplam nüfusunun muazzam çoğunluğunun, en zengin, en ileri kapitalist ülkelerdeki küçük bir azınlık tarafından sömürgeleştirilmesi ve mali bakımdan köleleştirilmesini gizleyen burjuva-demokratik yalanlara karşı, ezilen, bağımlı, eşit haklara sahip olmayan uluslarla ezen, sömüren, bütün haklara sahip uluslar arasında aynı netlikte bir ayrımı ön plana çıkartmalıdırlar. (Lenin, “Milliyetler ve Sömürge Sorununa İlişkin İlkeler”, 1920, III. Enternasyonal Belgeler 1919-1943, Belge Yayınları, Ekim 1979) (vurgu bizim) (devamı)

 

 

SOSYALİZM’in 47. sayısı ÇIKTI!

 


 

Sayı 1  (7 Kasım 2014)

 

“BARIŞ SÜRECİ” yalanına inanmak istemek!

Daha “Barış Süreci” yeni başlamıştı. PGB Sosyalizm olarak bileşeni olduğumuz İşçi Kardeşliği Partisi (İKP) gazetesinde “İşçinin, yoksul köylünün, fakir fukaranın düşmanının nasıl olup da Kürtlerin, yoksul Kürt halkının dostu olacağını” sorguluyorduk ve “Hadi canım sen de!” başlığını atıyorduk. AKP’nin ne olduğunu gayet iyi bildiğimizden sorduğumuz sorunun cevabını kolaylıkla verebiliyorduk.  Erdoğan hükümeti elindeki bütün devlet imkânlarını seferber ederek 1 Mayıs gösterilerine saldırıyor, HES protestocularına kan kusturuyor, işçi grevlerini yasaklıyor, korkunç kâr hırsının tetiklediği iş cinayetlerinde ölenlerin sayısını sürekli arttırıyordu. Tabii ki, bu kadar halk düşmanı bir hükümet Kürt halkının dostu olamazdı. Nitekim olmadı da. O halde neydi bu “barış süreci” düşkünlüğü? Yine İşçi Kardeşliği sayfalarında bunu şöyle saptamıştık: Emperyalizm Libya’ya saldırıp Kaddafi’yi öldürmüş ve ülkeyi parçalamıştı. Aynı planı Suriye’ye, dolayısıyla Beşer Esad’a da uygulamak istiyordu. O zamanın Dışişleri Bakanı ve Tayyip Erdoğan’ın akıl hocası şimdiki başbakan Ahmet Davutoğlu, ABD emperyalizminin o zamanki Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’la Suriye konusunda çok iyi anlaşıyordu. Davutoğlu, emperyalizmin çıkarları doğrultusunda PKK ile geçici bir “anlaşma” (Barış Süreci) yaparak, örgütün Suriye’ye saldırmasını sağlamaya çalışıyordu. Ama PKK’nın Suriye’deki kardeş örgütü PYD bu yola bir türlü girmedi, çünkü her şeyden önce Saddam’dan farklı olarak Esad, Kürtlere saldırmamış, tam tersine onlara silâh bile vererek ÖSO’ya (Özgür Suriye Ordusu) karşı savaşmalarını sağlamıştı. Bu durum, Davutoğlu/Erdoğan ikilisinin savaş planlarını tümüyle bozunca, aslında büyük bir yalan olan “Barış Süreci”ne de hükümet tarafından bir müddet ara verildi, İmralı’ya giden kosterler sürekli arıza yapar oldu. (devamı)

 

ABD’de Liman İşçileri, Kaliforniya-Oakland Limanı’nı İsrail Gemilerine Kapattı!

16 Ağustos eylemi çağrısı: Gemiyi durdur! İsrail apartheidine son!

16 Ağustos eylemi çağrısı: Gemiyi durdur! İsrail apartheidine son!

Gazze, Batı Şeria ve 1948 Filistin topraklarının her yerindeki Filistinliler, ırkçı İsrail’e karşı mücadelede kendi birlik-beraberliklerini gösterdiler ve on binlerce Filistinli uluslararası toplumu desteğe çağırmak için, tarihsel Filistin’in her noktasında Siyonizme direndikleri gibi ABD yapımı silahlarla donatılmış İsrail ordusuyla cesurca karşı karşıya gelerek sokaklara döküldü. Biz bu çağrıyı, Oakland Limanı’nda iş bırakmalar örgütleyerek, dok işçilerini bu çağrıya uymaya ve geçmişte olduğu gibi yine Filistin halkını yalnız bırakmamaya davet ederek yanıtlayacağız.”

Güney Afrika’daki apartheid sırasında, ILWU işçileri 1984 yılında, Güney Afrika kargosunun San Franciso’ya boşaltılmasını engelleyerek tarih yazdı. Bu eylem, uluslararası apartheid karşıtı dayanışma ve dünya çapında yürütülen mücadele için temel bir katalizör oldu. İsrail gemisinin durdurulmasını örgütleyerek bu mirası devam ettireceğiz. Ve tıpkı Güney Afrika’da yıkıldığı gibi İsrail’de de Apartheid yıkılacak!” (tamamını okumak istiyorum)

 

SOSYALİZM’in 47. sayısı ÇIKTI!

Pavlusko Imsirovic (1948-2014)
— IV. Enternasyonal
Ortadoğu Cehenneminde Kürt Halkının Katline HAYIR!
— İKP Merkez Yürütme Kurulu
Türkiye Devrimci Marksizmi: Bir tür “Solculuk” ve Ortayolculuk
— Şadi OZANSÜ
Ortadoğu: Camp David’den 35, Oslo’dan 20 Yıl Sonra Amerikan Barışı
— Samir HASSAN ve François LAZAR
Marx, Demokrasi ve Devrim
— François FORGUE
Marx’ın Proletarya Partisi için Savaşından Günümüze Dersler
— Lucien GAUTHIER
Kral Tahttan Feragat Etti, Yaşasın Cumhuriyet!
— IV. Enternasyonal İspanya Seksiyonu

Filistin Kampanyası Dosyası:

İsrail Tarihinde Hiç Bu Kadar Zayıf Olmamıştı!
— IV. Enternasyonal Uluslararası Sekretaryası
Gazze Ambargosu Koşulsuz, Tamamen ve Acilen Kaldırılmalıdır! Gazze’ye Karşı Tüm Savaş Tedbirleri Derhal Sonlandırılsın!
— Abdelmadjid Sidi SAÏD (UGTA) ve Louisa HANOUNE (PT)
İsrail’in Gazze Bombardımanları ve Ablukası, ABD İşçi Hareketinde Önemli Çatlaklar Yaratıyor
— Alan BENJAMIN

Sosyalizm dergisinin yeni sayısını İstanbul Anadolu yakası: Mephisto, Seyhan, Kalkedon; İstanbul Avrupa yakası: Mephisto ve Ankara: Dost Kitabevi’nden edinebilir, abonelik için bize yazabilirsiniz.