Kitlesel İşçi Partisi Reformist Olmak Zorunda Değildir!

— Troç­ki ile Kit­le­sel İş­çi Par­ti­si Üze­ri­ne Tar­tış­ma

Der­gi­mi­zin bir ön­ce­ki sa­yı­sın­da Troç­ki ile 1930’lu yıl­lar ABD’sin­de “kit­le­sel bir iş­çi sı­nı­fı par­ti­si”nin im­kan­la­rı üze­ri­ne yü­rü­tü­len bir tar­tış­ma­yı ya­yın­la­mış­tık. Bi­lin­di­ği gi­biIV. En­ter­nas­yo­nal’in1938 “Ge­çiş Prog­ra­mı”na ze­min teş­kil eden bu tar­tış­ma, o sı­ra­lar, Troç­ki ile Ame­ri­kan Sos­ya­list İş­çi Par­ti­si­nin yö­ne­ti­ci­le­ri ara­sın­da sür­dü­rül­müş­tü. Ame­ri­kan Sos­ya­list İş­çi Par­ti­si­nin yö­ne­ti­ci­le­rin­den Can­non, Shacht­man ve Dun­ne 1920 yı­lın­da Ame­ri­kan Ko­mü­nist Par­ti­si­nin ku­ru­cu­la­rı ara­sın­da ve da­ha son­ra­ki yıl­lar­da da Ulus­la­ra­ra­sı Sol Mu­ha­le­fet’te yer al­mışdev­rim­ci Mark­sist­ler­di. ABD’de kur­muş ol­duk­la­rı par­ti IV. En­ter­nas­yo­nal’in üye­si en bü­yük dev­rim­ci iş­çi ör­gü­tüy­dü. Da­ha ön­ce­ki sa­yı­da söz ver­di­ği­miz üze­re, bu sa­yı­mız­da Troç­ki ile Sos­ya­list İş­çi Par­ti­si yö­ne­ti­ci­le­ri ara­sın­da sür­dü­rü­len il­ginç tar­tış­ma­nın bir baş­ka bö­lü­mü­nü su­nu­yo­ruz. PGB Sosyalizm

Dun­ne: İş­çi­le­rin, pat­ron­la­rın ti­ca­ri sır­la­rı­na ulaş­ma­la­rı­na iliş­kin ge­çiş ta­lep­le­ri üze­ri­ne bir so­ru sor­mak is­ti­yo­rum. Sa­nı­rım bu ko­nu­da­ki ta­lep­ler üze­rin­de iyi dü­şün­mek ve en uy­gun ta­lep­le­ri özen­le for­mü­le et­mek ge­re­kir, çün­kü bu ko­nu­da da­ha ön­ce­ki de­ne­yim­le­ri­miz­den ha­tır­la­dı­ğım ka­da­rıy­la cid­di güç­lük­ler­le kar­şı­laş­mış­tık. Söz­ge­li­mi, ba­zı pat­ron­lar, iş­çi­le­rin öf­ke­si­ni azalt­mak için,”iş­let­me­nin mu­ha­se­be def­ter­le­ri­nin açıl­ma­sı” ta­le­bi­mi­ze uy­gun ola­rak def­ter­le­ri­ni aç­mış­lar ve “iş­te gör­dü­ğü­nüz gi­bi pa­ra kay­be­di­yo­ruz!” de­me­ye ge­tir­miş­ler, biz­se bu­na kar­şı­lık hak­lı ola­rak, “bi­zim me­se­le­miz si­zin dü­rüst olup ol­ma­ma­nız de­ğil, siz ken­di iş­le­ri­ni­zi na­sıl hal­le­der­se­niz edin, bi­zim açı­mız­dan önem­li olan ha­ya­tı­mı­zı uy­gun ko­şul­lar­da sür­dür­mek­tir” de­miş­tik Bu du­rum­da, pat­ron­la­rın ti­ca­ri sır­la­rı­na ulaş­ma ta­le­bi­mi­zin et­ki­le­ri ne ola­cak­tır di­ye dü­şü­nü­yo­rum?

Troç­ki: Evet, ka­pi­ta­list­ler bu yo­la iki du­rum­da başvu­rur­lar: Bir, iş­let­me ger­çek­ten kö­tü du­rum­da ol­du­ğun­da. İki, iş­çi­le­ri kan­dır­mak is­te­dik­le­rin­de. Ama ben­ce me­se­le­yi da­ha ge­niş bir açı­dan ele al­mak la­zım. İlk el­de, or­ta­da mil­yon­lar­ca iş­siz var. Hü­kü­met da­ha faz­la öde­ye­me­ye­ce­ği­ni söy­lü­yor, ka­pi­ta­list­ler de da­ha faz­la “fe­da­kar­lık­ta” bu­lu­na­ma­ya­cak­la­rı­nı ifa­de edi­yor­lar. Biz tüm top­lu­mun mu­ha­se­be ka­yıt­la­rı­na ulaş­mak is­ti­yo­ruz. Ge­lir­le­rin de­ne­ti­mi fab­ri­ka ko­mi­te­le­ri ta­ra­fın­dan ör­güt­len­me­li­dir. İş­çi­ler şu­nu di­ye­cek­ler­dir: Biz, iş­çi sı­nı­fı­na adan­mış mu­ha­se­be­ci­ler ve is­ta­tis­tik­çi­ler is­ti­yo­ruz. Eğer bir sa­na­yi da­lı ger­çek­ten if­las et­ti­ği­ni ka­nıt­lar­sa, o za­man on­la­ra şu ce­va­bı ve­re­ce­ğiz: “Ta­mam, o tak­dir­de si­zi mülk­süz­leş­tir­me­yi öne­ri­yo­ruz. Siz­den da­ha iyi yö­ne­ti­riz. Ne­den kar et­me­di­niz? Ka­pi­ta­list top­lu­mun ka­osu yü­zün­den.” Şöy­le di­ye­ce­ğiz: ti­ca­ri sır­lar, sö­mü­rü­cü­le­rin sö­mü­rü­len­le­re, pat­ron­la­rın iş­çi­le­re kar­şı kur­duk­la­rı bir kum­pas­tır.

Ser­best re­ka­bet dö­ne­min­de giz­li­li­ği ken­di­le­ri­ni ko­ru­mak için is­te­dik­le­ri­ni söy­le­yip dur­du­lar. Şim­diy­se bir­bir­le­rin­den sak­la­dık­la­rı sır­la­rı yok, ar­tık yap­tık­la­rı­nı sa­de­ce top­lum­dan sak­la­ma­ya ça­lı­şı­yor­lar. Gü­nü­müz­de ti­ca­ri sır­la­rın açık­lan­ma­sı ta­le­bi, sa­na­yi­nin yö­ne­ti­mi­ne bir ha­zır­lık pla­nı ola­rak iş­çi de­ne­ti­mi­ne yö­ne­lik bir ge­çiş ta­le­bi­dir. Her şey, ya­rın top­lu­mun efen­di­si ola­cak olan iş­çi­ler ta­ra­fın­dan de­net­len­me­li­dir. Ama Ame­ri­kan iş­çi­le­ri­ni bu­gün­den ik­ti­da­rın fet­hi­ne ça­ğır­mak, on­la­ra ya­sa dı­şı ve ha­ya­li ge­le­cek­tir. An­cak on­la­ra; “Ka­pi­ta­list­ler tut­tuk­la­rı sah­te ka­yıt­lar­la iş­siz­le­re öde­me yap­ma­yı red­de­di­yor­lar ve ger­çek kar­la­rı­nı hem dev­let­ten hem iş­çi­ler­den sak­lı­yor­lar” der­se­niz, bu­nu an­la­ya­cak­lar­dır. Çift­çi­le­re: “Ban­ka­lar si­zi do­lan­dı­rı­yor. Çok bü­yük kar­lar el­de edi­yor­lar. Biz si­ze ban­ka­la­rın he­sap­la­rı­nı gö­re­bil­me­niz için bir çift­çi ko­mi­te­si kur­ma­nı­zı öne­ri­yo­ruz.” der­se­niz, her çift­çi bu­nu an­la­ya­cak­tır. “Çift­çi­ler sa­de­ce ken­di­le­ri­ne gü­ven­mek zo­run­da­dır­lar, ta­rım kre­di­le­ri­ni de­net­le­mek için ko­mi­te­ler kur­ma­lı­dır­lar” der­se­niz bu­nu da ko­lay­lık­la an­la­ya­cak­lar­dır.

Bu, çift­çi­le­rin kı­ya­me­ti ko­par­ma­ya ha­zır ol­duk­la­rı dö­nem­ler­de ile­ri sü­rü­le­bi­le­cek bir ta­lep­tir, do­la­yı­sıy­la her Al­la­hın gü­nü ile­ri sü­rü­le­mez. Ama bu fik­rikit­le­le­rin bi­lin­ci­ne ve yol­daş­la­rı­mı­zın­ki­ne yer­leş­tir­mek ke­sin­lik­le zo­run­lu­dur ve va­kit ge­çir­mek­si­zin ya­pıl­ma­lı­dır.

Shacht­man: Söy­le­di­ği­ni­zin ter­si­ne, üre­tim­de iş­çi de­ne­ti­mi şi­arı­nın iş­çi mi­li­si şi­arın­dan ön­ce kul­la­nı­la­bi­le­ce­ği­ni san­mı­yo­rum. Ka­pi­ta­list sı­nı­fın mu­ha­se­be ka­yıt­la­rı­nın açıl­ma­sı şi­arı­nın mev­cut du­ru­ma da­ha denk düş­tü­ğü­nü ve po­pü­ler­leş­ti­ri­le­bi­le­ce­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. Di­ğer iki ta­le­be ge­lin­ce. Evet bun­lar ger­çek­ten de ge­çiş ta­lep­le­ri­dir, ama yak­laş­mak­ta olan yo­lun so­nu­nu gös­te­ren ge­çiş ta­lep­le­ri­dir ve ik­ti­dar mü­ca­de­le­si­ne ha­zır­lı­ğı ifa­de eder­ler. Uzun ya da kı­sa ol­sun, ge­çiş, iz­len­me­si ge­re­ken bir yo­lu ge­rek­ti­rir. Bu yo­lun her ev­re­si ken­di ta­lep­le­ri­ni da­ya­tır. Bu­gün için ka­pi­ta­list­le­rin mu­ha­se­be ka­yıt­la­rı­nın in­ce­len­me­si­ni ile­ri sü­re­bi­li­riz, ya­rın ise üre­tim­de iş­çi de­ne­ti­mi ve iş­çi mi­li­si­ni.

Troç­ki: Dün­ya öl­çe­ğin­de bu ka­dar kri­tik bir du­rum­da, ABD’de­ki ge­liş­me­le­rin ev­re­le­ri­ni na­sıl öl­çe­bi­li­riz ki? Siz bu­nun bir son du­rum de­ğil baş­lan­gıç ol­du­ğu­nu söy­lü­yor­su­nuz. Ara­da­ki me­sa­fe ne­dir? 100 mü, 10 mu, 4 mü? Yak­la­şık ola­rak ne? Geç­miş şa­şa­alı dö­nem­le­rin­de Sos­yal De­mok­rat­lar şöy­le di­yor­lar­dı: “Bu­gün ya­nı­mız­da 10 bin iş­çi var, ya­rın bu sa­yı 100 bin ola­cak ve da­ha son­ra da 1 mil­yon ola­cak ve iş­te o za­man ik­ti­da­rı ele ge­çi­re­ce­ğiz.” Ev­ren­sel ge­liş­me on­la­ra gö­re ni­cel bir bi­ri­kim­di, 10 bin, 100 bin, vs. Şim­diy­se bam­baş­ka bir du­rum­la kar­şı kar­şı­ya­yız. İçin­de bu­lun­du­ğu­muz dö­nem, çö­küş ha­lin­de­ki ka­pi­ta­lizm dö­ne­mi­dir, da­ha şid­det­li ve kor­kunç kriz­ler dö­ne­mi­dir ve sa­vaş yak­la­şı­yor. Sa­vaş du­ru­mun­da iş­çi­ler çok hız­lı öğ­re­nir­ler. Bek­le­yip gör­me­miz ve da­ha son­ra pro­pa­gan­da yap­ma­mız ge­rek­ti­ği­ni söy­lü­yor­sa­nız, ön­cü de­ğil art­çı olu­ruz.

Ba­na, “Ame­ri­kan iş­çi­le­ri on yıl için­de ik­ti­da­rı ele ge­çi­re­bi­lir­ler mi?” di­ye so­ra­cak olur­sa­nız, ben de si­ze, “evet, bu tü­müy­le müm­kün­dür” di­ye ce­vap ve­ri­rim. C.I.O.nun mu­az­zam ge­liş­me­si ka­pi­ta­list top­lu­mun te­mel­le­ri­nin oyul­du­ğu­nu gös­te­ri­yor. İş­çi mi­li­si ve üre­tim­de iş­çi de­ne­ti­mi ay­nı so­ru­nun iki yö­nü­dür. İş­çi bir he­sap ma­ki­ne­si de­ğil­dir. He­sap­la­rı gör­mek is­te­di­ğin­de, mev­cut du­ru­mu ön­ce de­net­le­ye­rek, da­ha son­ra yö­ne­te­rek de­ğiş­tir­mek is­ti­yor de­mek­tir. Kuş­ku­suz, şi­ar­la­rı­mı­zı, kit­le­ler­den al­dı­ğı­mız yan­kı­la­ra gö­re sı­ra­ya ko­ya­ca­ğız Kit­le­ler­den al­dı­ğı­mız tep­ki­ye gö­re, han­gi ta­lep­te da­ha ıs­rar­lı ola­ca­ğı­mı­zı gö­re­ce­ğiz. “Ro­ose­velt, iş­siz­le­re, sa­vaş sa­na­yi­ini ge­liş­ti­re­rek yar­dım­cı ol­mak is­ti­yor. Oy­sa, biz emek­çi­ler üre­ti­mi yö­ne­ti­yor ol­say­dık, ölü­ler için de­ğil, can­lı­lar için bir baş­ka sa­na­yi bu­la­bi­lir­dik” di­ye­ce­ğiz.

Me­se­le böy­le ko­nul­du­ğun­da, bu­gü­ne ka­dar po­li­tik bir ha­re­ket için­de yer al­ma­mış or­ta­la­ma bir iş­çi için bi­le an­la­şı­lır ha­le ge­le­bi­lir. Emek­çi kit­le­le­rin dev­rim­ci ha­re­ke­ti­ni kü­çüm­sü­yo­ruz. Kü­çük bir pro­pa­gan­da ör­gü­tü­yüz ve ba­zı du­rum­lar­da hız­la ge­li­şen kit­le­ler­den da­ha şüp­he­ci olu­ve­ri­yo­ruz. Le­nin 1917’nin baş­la­rın­da, par­ti­nin ken­di mer­kez ko­mi­te­sin­den on kat da­ha dev­rim­ci ol­du­ğu­nu, ama kit­le­le­rin de par­ti ay­gı­tın­dan yüz kez da­ha dev­rim­ci ol­du­ğu­nu söy­lü­yor­du.

Şu an Bir­le­şik Dev­let­ler­de dev­rim­ci bir du­rum yok. Ama dur­gun­luk dö­nem­le­rin­de çok dev­rim­ci fi­kir­le­re sa­hip yol­daş­lar, dev­rim­ci du­rum­lar­da ha­re­ke­tin önün­de ger­çek bir fren va­zi­fe­si­ne so­yu­na­bi­lir­ler ve böy­le bir du­rum çok sık ger­çek­le­şir. Dev­rim­ci bir par­ti dev­ri­mi o ka­dar sık ve o ka­dar uzun za­man bek­ler ki, onun­la ger­çek­ten yüz yü­ze gel­di­ğin­de dev­ri­mi er­te­le­me alış­kan­lı­ğı­nı edin­miş olur.

Can­non: Doğ­ru, iş­te mev­cut grev dal­ga­sı. Ül­ke­yi baş­tan aşa­ğı sa­rı­yor, sil­ke­li­yor ve dev­rim­ci par­ti­yi fa­ka bas­tı­rı­yor. Bu ge­çiş prog­ra­mı­nı sen­di­ka­la­ra da öner­mek ge­re­kir mi?

Troç­ki: Evet, sen­di­ka­lar­da bu prog­ra­mın pro­pa­gan­da­sı­nı ya­pa­rız, onu kit­le­sel iş­çi par­ti­si­nin prog­ra­ma­tik te­me­li ola­rak öne­ri­riz. Bu bi­zim için bir ge­çiş prog­ra­mı­dır, ama on­lar için prog­ra­mın ken­di­si­dir. Şim­di söz ko­nu­su olan üre­tim­de iş­çi de­ne­ti­mi­dir. Ama bu prog­ram an­cak bir iş­çi köy­lü hü­kü­me­ti ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ri­le­bi­lir. Böy­le bir hü­kü­met for­mü­lü­nü kit­le­le­re be­nim­set­mek ge­re­kir.

Can­non: Pe­ki bu şi­arı bir ge­çiş prog­ra­mı ola­rak mı ile­ri sür­me­li­yiz, yok­sa bu, pro­le­tar­ya dik­ta­tör­lü­ğü­nün tak­ma adı mı­dır?

Troç­ki: Bi­ze gö­re, bu, pro­le­tar­ya dik­ta­tör­lü­ğü­ne gö­tü­rür. İş­çi ve çift­çi­le­re, “Le­wis’i 1 baş­kan ola­rak mı gör­mek is­ti­yor­su­nuz?” Ta­mam, bu onun prog­ra­mı­na bağ­lı­dır. Le­wis ar­tı Gre­en ar­tı La­Fol­let­te eşit­tir çift­çi­le­rin tem­sil­ci­le­ri mi­dir? Bu da prog­ram­la­rı­na bağ­lı­dır. Biz prog­ra­mı­mı­zı so­mut­laş­tır­ma­ya, onu da­ha ke­sin ha­le ge­tir­me­ye ça­lı­şı­yo­ruz. Bu du­rum­da, iş­çi ve köy­lü hü­kü­me­ti, çift­çi­le­ri yö­ne­ten iş­çi hü­kü­me­ti an­la­mı­na ge­le­cek­tir.

Shacht­man: Bu for­mü­lü, re­for­mist bir kit­le­sel iş­çi par­ti­si ör­güt­len­me­si çağ­rı­sı­nı ya­pa­ma­ya­ca­ğı­mız an­la­yı­şıy­la na­sıl bağ­daş­tı­ra­bi­li­yor­su­nuz? Açık­ça­sı şu­nu öğ­ren­mek is­ti­yo­rum: Sen­di­ka­sı LNPL’ye bağ­lı ve ken­di­si de Kit­le­sel İş­çi Par­ti­si de­le­ge­si olan yol­daş­la­rı­mız so­mut ola­rak ne ya­pa­cak­lar?

Bu du­rum­da se­çim­ler­de ne ta­vır ala­ca­ğı­mız so­ru­su gün­de­me ge­lir ve biz “La­Gu­ar­dia’yı des­tek­li­yo­ruz!” öne­ri­sin­de bu­lun­muş olu­ruz. Bu du­rum kar­şı­sın­da yol­daş­la­rı­mız so­mut­ta na­sıl dav­ra­na­cak­lar?

Troç­ki: LNPL’ye ka­tıl­ma so­ru­nu­nu tar­tış­tı­ğı­mız bir sen­di­kal top­lan­tı­da bu­lun­du­ğu­mu­zu var­sa­ya­lım. Bu top­lan­tı­da ön­ce­lik­le şu­nu söy­le­rim:” Her şey­den ön­ce, sen­di­ka­la­rın po­li­tik bir te­mel­de bir­leş­me­le­ri ile­ri bir adım­dır. An­cak düş­ma­nın oyu­nu­na gel­me­mek için şu iki ön­le­mi öne­ri­yo­rum: 1) Tem­sil­ci­le­ri­miz sa­de­ce iş­çi ve köy­lü­ler ol­ma­lı­dır; par­la­men­to­dan söz­de müt­te­fik­le­re ke­sin­lik­le ba­ğım­lı ol­ma­ma­lı­yız; 2) Tem­sil­ci­le­ri­miz, ken­di prog­ra­mı­mı­zı iz­le­me­li­ler.” Ar­dın­dan, iş­siz­lik, sa­vun­ma büt­çe­si vb., üze­ri­ne so­mut plan­lar sun­ma­lı­yız

Ve da­ha son­ra da şöy­le de­rim: “Eğer be­ni aday ola­rak gös­ter­mek is­ti­yor­sa­nız, be­nim prog­ra­mı­mı bi­li­yor­su­nuz. Tem­sil­ci­niz ol­mam ha­lin­de, LNPL’de 2 de, kit­le­sel İş­çi Par­ti­sin­de de bu prog­ram doğ­rul­tu­sun­da mü­ca­de­le ede­ce­ğim.” LNPL, La­Gu­ar­dia’ya 3 oy kul­lan­ma­ya ka­rar ver­di­ğin­de, ya bu du­ru­mu pro­tes­to et­mek için is­ti­fa ede­ce­ğim ya da ge­ne bu du­ru­mu pro­tes­to edip, şöy­le di­ye­rek par­ti­de ka­la­ca­ğım: ” La­Gu­ar­dia için oy kul­la­na­mam. Be­ni ve­kil ta­yin eden­ler bu­na kar­şı.” Bu du­rum­da pro­pa­gan­da için çok ye­ni ve bü­yük im­kan­lar el­de et­miş ola­ca­ğız.

Ör­gü­tü­mü­zün lağ­vı ke­sin­lik­le gün­dem dı­şı­dır. Ken­di ör­gü­tü­mü­ze ve ba­sı­nı­mı­za sa­hip ol­du­ğu­mu­zu açık­ça ilan ede­riz. Bu bir kar­şı­lık­lı güç­ler iliş­ki­si­dir. Yol­daş Dun­ne, he­nüz sen­di­ka­la­rı Sos­ya­list İş­çi Par­ti­si­ni des­tek­le­me­ye ça­ğı­ra­ma­ya­ca­ğı­mı­zı söy­lü­yor. Ne­den? Çün­kü he­nüz çok za­yı­fız. Ama, iş­çi­le­re, “da­ha güç­lü ve et­ki­li ola­ca­ğı­mız za­ma­nı bek­le­yin” di­ye­me­ye­ce­ği­mi­ze gö­re, ha­re­ke­te va­ro­lan ha­liy­le mü­da­ha­le et­me­miz ge­re­kir.

Shacht­man: Eğer bir kit­le­sel iş­çi par­ti­si için bir ha­re­ket yok­sa, ya da biz böy­le bir par­ti­nin ku­ru­lu­şu­na kar­şı ol­say­dık, bu du­rum prog­ra­mı­mı­zı na­sıl et­ki­ler­di? Bu ha­la bi­zim ge­çiş prog­ra­mı­mız mı olur­du?

Şu­nu an­la­ya­mı­yo­rum: Bir yan­dan re­for­mist bir kit­le­sel iş­çi par­ti­si­ni sa­vu­na­ma­ya­ca­ğı­mı­zı söy­lü­yor­su­nuz, ama öte yan­dan iş­çi­le­rin ira­de­si­ni po­li­tik ola­rak yan­sı­ta­bil­me ama­cıy­laböy­le bir par­ti­yi sa­vun­du­ğu­mu­zu ve kit­le­sel bir iş­çi par­ti­si­ne yö­ne­lik ha­re­ke­tin ba­şın­da ol­ma­mız ge­rek­ti­ği­ni ifa­de edi­yor­su­nuz?

Troç­ki: Re­for­mist bir par­ti­yi sa­vun­du­ğu­mu­zu söy­le­mek saç­ma olur. LNPL’nin yö­ne­ti­ci­le­ri­ne şu­nu söy­le­ye­bi­li­riz: ” Bu ha­re­ke­ti De­mok­rat Par­ti­nin ba­sit opor­tü­nist bir uzan­tı­sı ha­li­ne ge­tir­mek üze­re­si­niz.” Bu pe­da­go­jik bir yak­la­şım so­ru­nu­dur. Re­for­mist bir par­ti­nin ku­ru­lu­şu­nu ta­lep et­ti­ği­miz na­sıl ile­ri sü­rü­le­bi­lir? İş­çi­le­re, ira­de­ni­zi re­for­mist bir par­ti ara­cı­lı­ğıy­la de­ğil, sa­de­ce dev­rim­ci bir par­ti ara­cı­lı­ğıy­la or­ta­ya ko­ya­bi­lir­si­niz di­yo­ruz. Sta­lin­ci­ler ve li­be­ral­ler bu ha­re­ket­ten re­for­mist bir par­ti çı­kart­mak is­ti­yor­lar. Ama bi­zim ken­di prog­ra­mı­mız var ve bu par­ti­yi dev­rim­ci bir par­ti ya­pa­ca­ğız.

Can­non: Dev­rim­ci bir kit­le­sel iş­çi par­tisini nasıl açık­layacak­sınız? Biz, “Sos­yalist İş­çi Par­tisi tek dev­rim­ci par­tidir ve onun prog­ramı da tek dev­rim­ci prog­ram­dır” diyoruz. Bu durum­da kit­lesel iş­çi par­tisinin de dev­rim­ci bir par­ti ol­duğunu iş­çilere nasıl açık­layacağız?

Troç­ki: Kit­lesel iş­çi par­tisinin dev­rim­ci bir par­ti ol­duğunu söy­lemeyeceğim. Ama onun dev­rim­ci bir par­ti ol­ması için elimiz­den gelen her şeyi yapacağımızı söy­leyeceğim. Her top­lan­tıda şöy­le diyeceğiz:” Ben Sos­yalist İş­çi Par­tisinin bir tem­sil­cisiyim. Bu par­tinin tek dev­rim­ci par­ti ol­duğunu düşünüyorum. Ama ben sek­ter değilim. Siz, şim­di büyük bir iş­çi par­tisi kur­maya çalışıyor­sunuz. Bu konuda size yar­dım­cı olacağım. Bu yüz­den de böy­le bir par­tinin yaratıl­ması için in­celemeniz amacıy­la size bir prog­ram sunuyorum. Şu ve şu öneriler­de bulunuyorum.” İş­te böy­le baş­lanır. Bu durum­da ileri doğ­ru çok büyük bir adım atıl­mış olur. Varolanı, tüm açık­lığıy­la, kamuf­laj­sız ve dip­lomatik ol­mayan bir tarz­da söy­lemek­ten niye kaçınalım ki?

Can­non: Bugüne kadar prog­ram sorunu hep soyut olarak ele alın­mış­tı. İlk defa bu kadar açık olarak tas­vir et­miş oluyor­sunuz. Loves­tonist­ler* hep bir kit­lesel iş­çi par­tisi taraf­tarı ol­dular, ama prog­ram­ları yok­tu ve sürek­li zir­ve it­tifakı arayış­ları için­dey­diler. Bana öy­le geliyor ki, bir prog­ramımız olur ve ona referans yapar­sak…

Troç­ki: Her şey­den ön­ce prog­ram var­dır ve daha son­ra da liberal ve küçük bur­juva şah­siyet­lere kar­şı sen­dikaların egemen­liğini garan­ti al­tına alan tüzük­ler gerekir. Ak­si tak­dir­de, bu, top­lum­sal bileşimiy­le bir iş­çi par­tisi, ama politikasıy­la bir bur­juva par­tisi olur.

Shacht­man: Ama şim­di, savaşın eli kulağın­da oluşuy­la kit­lesel iş­çi par­tisi bir tuzak haline gelebilir. Ve ben hala kit­lesel bir iş­çi par­tisinin tümüy­le par­lamen­ter refor­mist bir par­tiden nasıl fark­lı olabileceğini an­layabil­miş değilim.

Troç­ki: Sorunu çok soyut olarak ele alıyor­sunuz, şöy­le ki: Tabiatıy­la, refor­mist bir par­ti biçimine bürünebilir ve bu durum­da da bizi ih­raç eder! Ama biz hareketin bir par­çası ol­muş oluruz. Loves­tonist­lere 4, Stalinist­lere ve ben­zer­lerine,” biz dev­rim­ci bir par­tiden yanayız, siz ise onu refor­mist­leş­tir­mek için eliniz­den geleni yapıyor­sunuz” diyeceğiz. Bu arada ıs­rar­la ken­di prog­ramımızı öne sür­meye devam edeceğiz. İş­çilere her zaman, ” Kit­lesel iş­çi par­tisine bir prog­ram gerek­lidir, iş­te bizim­ki diyeceğiz.” Ve geçiş talep­leri prog­ramımızı önereceğiz. Savaş meselesine gelin­ce. Onu da yarın tar­tışacağızve size geçiş prog­ramımızı bu durum kar­şısın­da nasıl kul­lanacağımızı yeniden gös­tereceğim.

 

  1. John L. Lewis (1880-1969),Birleşik Maden İşçileri Sendikası Başkanı. Krizden kendine göre ders çıkartmış en sert sendika bürokratlarından. Otuzlu yıllarda, ayakta kalabilmek için kitle sendikacılığının öncülüğünü yapıyordu. (Çev. notu)[]
  2. LNPL (Labor’s Non Partisan League/Partiler Dışı İşçiler Birliği) “Partiler Dışı”, ABD’de iki büyük parti, yani Cumhuriyetçilerle Demokratlara üye olmayan işçiler anlamında kullanılıyordu. (Çev. notu)[]
  3. La Guardia, Cumhuriyetçi Partinin sözde “ilerici” kanadının temsilcisi, seçimlerde Demokrat aday Roosevelt’e oy verilmesi çağrısı yapıyordu, New York Belediye Başkanı. (Çev. notu)[]
  4. “Lovestonistler” Amerikan Komünist Partisi eski yöneticilerinden Jay Lovestone’un taraftarıydılar. Lovestone 1928’de partiden ihraç edilmiş Komünist Parti (Muhalefet) ve Bağımsız İşçi Birliği’ni (ILL) kurmuştu. CIO’nun bazı yeni sendikaları ve özellikle Otomobil Sendikası U.A.W üzerinde ciddi etkisi vardı. (Çev. notu)[]