— François FORGUE 1
Gerçek dergisinin 77. sayısında (Mart 2013), Henry Halphen tarafından kaleme alınan “Günümüzde Marx’ı okumak” başlıklı bir kaynakça yayınladık. 79. sayıda (Eylül 2013) Daniel Gluckstein tarafından yazılan “Neden ölümünden 130 yıl sonra fikirleri böyle ısrarla çarpıtılıyor: Marx ve üretici güçler” 2 başlıklı bir makale yayınlandı.
Bu makale, “Marx’ı günümüzde okuma”yı teşvik etmek için, aynı yaklaşımın bir parçasını oluşturmaktadır.
Bu çerçevede, “Marx ve demokrasi” konusundan bahsetmenin bir zorluğu var: Marx’ın, Komünist Parti Manifestosu’nun taslağını ve 1848 devrimlerini yazmadan önceki en erken çalışmalarından en son dönemindeki çalışmalara kadar (Marx, 1883 yılında öldü) bütün çalışmalarında kesinlikle tekrar tekrar ortaya çıkan soru, demokrasi sorusudur. Ayrıca, gayet iyi bilindiği gibi bu çalışmaları, kendisinin ardından 19. yüzyıl sonuna kadar sürdüren Engels ile yakın bir işbirliği içinde gerçekleştirmiştir, bilhassa işçi örgütlerinin politik faaliyetlerine ilişkin olanları.
Karl Marx’ın yazılarında ve siyasi faaliyetinde demokrasinin temel rolü, her şeyden önce, kendisinin devrimci bir militan olmasıyla ilgilidir.
Gerçekte, demokrasi ve devrim, tarihsel evrimde birbirleriyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılıdır.
Bu makale, 17. ve 18. yüzyıllarda kapitalizmin ortaya çıktığı, (burjuvaziyi iktidara getirdiği için) burjuva ve (feodal monarşik iktidarı yıkmak için şehir ve köylerdeki kitleleri harekete geçirdiğinden) demokratik, büyük siyasal ve sosyal devrimlerin kabardığı “modern zamanlar” olarak adlandırılan dönemde, demokrasi sorununun Marx tarafından nasıl değerlendirildiğine odaklanmaktadır.
(devamını basılı olarak edinebilirsiniz)



