Marx’ın Proletarya Partisi için Savaşından Günümüze Dersler

— Lucien GAUTHIER1

Lenin 1917’de şöyle yazmıştı:

Tarihte devrimci düşünürlerin öğretilerinin başına birçok kez gelen şey bugün de Marx’ın kuramının başına geliyor (…) Sağlıklarında devrimci düşünürlerin peşini bırakmayan egemen sınıflar (…) ölümlerinden sonra onları, zararsız simgeler haline getiriyorlar, tabiri caizse onları azizleştirerek (…) devrimci kuramlarının içeriğini değersizleştiriyorlar. Bugün de burjuvazi ve işçi hareketi içindeki oportünistler Marksizmin evcilleştirilmesinde mutabık durumdalar.2

Bu satırlar günümüzde çarpıcı bir biçimde geçerliliğini koruyor. Kimilerine göre Marksizm 20. yüzyılla beraber nihayete erdi; kimilerine göre kapitalist iktisadın harikulade bir çözümlemesinden başka bir şey değil. Tüm bu görüşlere göre, Marx için tarihin “sınıf mücadeleleri tarihi” olduğunu ve sömürü ilişkileri çerçevesinde proletaryanın kendi partisine ihtiyaç duyduğunu unutmalıyız.

Devamı

  1. La Vérité/Gerçek’in Nisan 2014 tarihli 81. sayısından dilimize Taylan Acar tarafından çevrilmiştir. []
  2. Lenin, Devlet ve Devrim, 1. Bölüm, “Uzlaşmaz Sınıf Çelişkilerinin Ürünü Olarak Devlet”, s. 13. []

Marx, Demokrasi ve Devrim

— François FORGUE1

Gerçek dergisinin 77. sayısında (Mart 2013), Henry Halphen tarafından kaleme alınan “Günümüzde Marx’ı okumak” başlıklı bir kaynakça yayınladık. 79. sayıda (Eylül 2013) Daniel Gluckstein tarafından yazılan “Neden ölümünden 130 yıl sonra fikirleri böyle ısrarla çarpıtılıyor: Marx ve üretici güçler”2 başlıklı bir makale yayınlandı.

Bu makale, “Marx’ı günümüzde okuma”yı teşvik etmek için, aynı yaklaşımın bir parçasını oluşturmaktadır. Devamı

  1. La Vérité/Gerçek’in Aralık 2013 tarihli 80. sayısından dilimize Evre Kaynak tarafından çevrilmiştir. []
  2. Makaleyi internet sitemizde (www.pgbsosyalizm.org) bulabilir ya da dergimizin Şubat 2014 tarihli 46. sayısında okuyabilirsiniz. []

Ortadoğu: Camp David’den 35, Oslo’dan 20 yıl sonra Amerikan Barışı

— Samir HASSAN ve François LAZAR1

İsrail-Mısır Barış Antlaşması, 26 Mart 1979 tarihinde, Beyaz Saray’ın Kuzey Çayırı üzerinde kurulmuş podyum üzerinde Mısır Cumhurbaşkanı Sedat, İsrail Başbakanı Begin ve ABD Başkanı Carter arasında imzalandı. İmza töreni altı ay önce Camp David’de yapılan mutabakatın sonucuydu. Antlaşmaya imza koyarak güvence altına alan ABD; o tarihten itibaren Mısır’a her yıl 1,3 milyar dolar askeri yardımda bulunurken İsrail’e de önceden beri sürmekte olan ve bugün yılda 3 milyar dolara ulaşan askeri yardımını devam ettirdi. Devamı

  1. La Vérité/Gerçek’in Aralık 2013 tarihli 80. sayısından dilimize çevrilmiştir. []

Türkiye Devrimci Marksizmi: Bir tür “Solculuk” ve Ortayolculuk

— Şadi OZANSÜ

Türkiye devrimci Marksizmi 70’li yılların ilk yarısından, yani ortaya çıktığı andan itibaren bir tür ortayolculuk ve “solculuk”la malul olmuştur.

Çok genç bir hareket olarak başta İstanbul’daki ve Ankara’yla İzmir’deki öğrenci çevreleri içinde boy gösteren Troçkizm, kuşkusuz bu alanda yürüyen anti-faşist mücadelede hiç de azımsanmayacak bir yer tutmuş, bunun yanı sıra işçi hareketi içinde (ASİS1 deneyimi; Türkiye’deki ilk anti-bürokratik, anti-Stalinist sendikal hareket) yer almış, İstanbul’da Kartal, Pendik, Maltepe ve Rumeli Hisarüstü’nde, İzmir’de Gültepe’de, Bursa İnegöl’de ağırlıklı olarak anti-faşist mahalle çalışmaları yürütmüştür. Bununla birlikte, Türkiye’de “sol”daki ağır Stalinizm basıncı altında (unutulmasın ki, Türkiye solunda hem SBKP bürokrasisini, hem ÇKP bürokrasisini, hem Arnavutluk Emek Partisi bürokrasisini izleyen çevreler aralarındaki bütün düşmanlıklara rağmen Stalinciydiler ve ortayolcu olarak görülen grupların teorik referans kaynakları da Vietnam ve Küba örneklerinde görüldüğü gibi her şeye rağmen gene de Stalinizmdi) şekillenen genç Troçkizm ister istemez defansif bir karakterde doğdu.2 Üstelik bu defansif tavır, Kürt meselesinde aldığı çok net enternasyonalist pozisyona3 rağmen böyle oldu.

Devamı

  1. DİSK’e bağlı ASİS’in (Ağaç Sanayi İşçileri Sendikası) ilk başkanlığını SDP (Sosyalist Devrim Partisi) yöneticilerinden Cenan Bıçakçı yapmış, daha sonra sırasıyla Troçkist sendikacılar Alev Ateş ve Rıfat Kendirligil sendikanın başkanlığını ASİS’in tüzüğü gereği rotasyonla yürütmüşlerdir. ASİS; toplu sözleşme görüşmelerini patronla sürdürürken, görüşmeleri mikrofonla bütün grevci işçilere aynı anda duyuran ünlü ELKA grevinin yürütücüsü sendikaydı. []
  2. Ben henüz 20’li yaşlarında Troçkist olma sevdasında Deutscher okumuş genç bir devrimciyken, sevgili Şirin’in (Cemgil) şu sözlerine muhatap olmuştum: “Dikkat edin, bu çok tehlikeli bir tercih. Hem önden hem arkadan vurulma ihtimaliniz [önden derken burjuvaziyi, arkadan derken Stalinizmi kastediyordu. Ş.O.] söz konusudur!” []
  3. Sanırım 1976 yılında, şimdiki YAZIN Yayıncılık’ın atası olan KÖZ Yayınevi’nden “Irak Komünist Partisi ve Kürt Hareketi” adlı Filistinli Troçkistlerce yazılmış bir kitabın çevirisini yapmıştık. Kitabın nihai sloganı şuydu: “Bağımsız, Birleşik, Sosyalist Kürdistan”. Türkiye Troçkizmi daha ortaya çıktığı andan itibaren Kürdistan’ı, emperyalizm tarafından parçalanarak beş ülkenin (Türkiye, Irak, İran, Suriye ve Sovyet Ermenistan’ı) topraklarına paylaştırılmış bir ülke olarak tanımlamakla yetinmeyip bu ülke halkının aynı zamanda ayrı bir örgütlenmeye sahip olması gerektiğini de dile getirmişti. []

Ortadoğu Cehenneminde Kürt Halkının Katline HAYIR!

Hükümetin savaş tezkerelerine HAYIR!

Tampon bölge ya da güvenlikli bölgeye HAYIR!

Uçuş yasağına HAYIR!

Birleşmiş Milletler müdahalesine HAYIR!

İslam Devleti’nin lojistik desteğinin kesilmesine EVET!

Kobanê ve Rojava halkının emperyalizm dışı güçlerce silahlandırılmasına EVET!

 

Ortadoğu cehenneminde (özellikle Kobanê ve Rojava’da) yetersiz silâhlarla donatılmış Kürt halkının, başta ABD emperyalizmi tarafından yaratılmış, her türlü lojistik desteğini Türkiye’den alan İD (İslam Devleti) tarafından katledilmesine göz yumulamaz. Devamı