Kürt ulusal Hareketinin Türk Sosyalist Hareketine Etkileri ve Türkiye İşçi Sınıfı Şadi Ozansü

Bu bir inceleme-araştırma yazısı değil. Ele aldığı konuları tarihsel bağlamları içine yerleştirip kesin, mutlak politik sonuçlara varmayı da hedeflemiyor. Ancak son dönemde hızla gelişen Kürt ulusal hareketi­nin gerek kendi içindeki ayrışma ve netleşmenin, gerekse bu netleşme­nin ve yükselişin Türk sosyalist hareketi üzerindeki etkisinin kısa ve uzun dönemde Türkiye işçi hareketi üzerinde ne gibi yansımaları ola­bileceğini kabaca saptamaya çalışıyor. Başka bir ifadeyle sadece genel eğilimleri vermeye çalışıyor. Bu gözle okunmalı. Devamı

Devrimci Marksist Program Anlayışı Şadi Ozansü

Devrim/Demokrasi sorununun tartışılması olsun, devrimci bir iş­çi partisinin inşa sorunu olsun program sorunundan ve o programın han­gi zemin Üzerine oturacağını belirleyen program anlayışı tartışmasın­dan ayrı ve kopuk olarak düşünülemez. Partinin bir programı inşa ede­ceğinden değil, programın partiyi inşa edebileceği gerçeğinden hareket­le de, önümüzdeki sürecin tayin edici öneme sahip tartışma konusu olan “Birlik Düzlemleri”ne, sınırlı da olsa, bir projeksiyonda bulunacağız. Devamı

12 Eylül: Tarihsel Bir Perspektifte Teorik Belirlemeler Rıza Tura

Dokuz yıl sonra 12 Eylül, yeniden Türkiye’nin siyasal gündeminin ilk sırasında. Darbeyi büyük bir coşkuyla karşılayan burjuva basını, dokuz yıl sonra darbe ve darbe sonrası dönemi kıyısından köşesinden didik­lemeye başladı. En çok satan kitap listelerinde, 12 Eylül’ün ipliğini pazara çıkarmayı amaçlayan incelemeler ya da kurgu-anılar baş sırayı alıyor. Devamı

Yusuf Barman

Siyaset bilimi açısından “güç” kavramı nasıl tanımlanabilir? Şüp­hesiz bu kavram son derece göreli bir özelliğe sahip. Herşeyden önce “neye göre güç?” sorusunun yanıtlanabilmesi gerekir. Eğer bu soruya “ulusal siyaset” olarak yanıt verilecek olursa, “güç” kavramının ta­nımı da kendiliğinden ortaya çıkar: Ulusal siyasi gündemi belirleyebilme kapasitesi. Bu kapasitenin elbette rakamlarla yakın bağıntısı var; ama yalnızca rakamların değil, siyasal iradenin güçlülüğü, önderliğin gerçekliği ve toplumsal dinamikleri algılama, çözümleme ve doğru çö­zümler önerme yeteneği, bu yeteneğin yaşama geçmesini sağlayıcı me­kanizmalarla donatılmış olma gibi pek çok başka önemli özelliğin de etkisi söz konusu. O halde “güç” olabilmenin koşulları yalnızca mut­lak ve reel var oluşlarda değil, aynı zamanda potansiyellerde, imkânlardave kabiliyetlerde yatmakta. Devamı

Troçki ‘nin yazısını sunarken Şadi Ozansü

 

 

…. Politikayı devrimin temel yasalarına uydurmak gerekir, yani mücadele halindeki sınıfların hareketine bağlamak. Politika, kendilerini Halk Cephesi veya bir yığın başka isimle niteleyen küçük burjuva grupların yüzeysel kaygı ve önyargılarına teslim edilemez. Devrim sırasında en düşük direniş çizgisi en beter iflâs çizgisi haline gelir. Burjuvaziden ayrı düşme korkusu kitlelerden ayrı düşmeye götürür, işçi aristokrasisinin tutucu önyargılarına uyum sağlamak işçilere ve devrime ihanet anlamına gelir. Aşırı ihtiyat en öldürücü ihtiyatsızlıktır. İşte İspanya’nın en dürüst politik örgütü olan merkezci parti POUM’un çöküşünden çıkarılacak temel ders budur.

(L.Troçki, “İspanya Dersleri, Son Uyarı”, Yazılar, c.III, s.543–544 ve 551.)

Troçki’nin “Sınıf, Parti ve Önderlik” başlığını taşıyan bu makalesi 20 Ağustos 1940 tarihinde Stalin’in bir ajanı tarafından öldürüldüğü Meksika’daki evinin çalışma masası üzerinde bulunan tamamlanamamış iki yazıdan biridir. Makale her ne kadar İspanya ile ilgili de olsa esas itibariyle devrimci partinin önemi üzerine evrensel bir yaklaşım sunmaktadır. Troçki bu yazısında sınıf, parti ve önderlik arasındaki bağlantıların karmaşık ve dolayımlı olduğunu, sınıf ile par­tinin ve parti ile önderliğin arasındaki ilişkinin tek yönlü bir deter­minizm olarak görülmemesi gerektiğini büyük bir titizlikle vurgulamaktadır. Dergimizin bu sayısında bu yazıya yer vermek is­tememizin bizce çok önemli bir diğer nedeni de Troçki’nin sınıf, parti ve önderlik bağlantılarını kurarken kullandığı yöntemde sergilenen yetkin diyalektik anlayışıdır.Gerçekten de sınıf ile parti kendi başlarına ve statik olarak ele alındıklarında belirli özellikler gösterirken, önderliğin de devreye sokulmasıyla birlikte yeni bir nitelik kazanmaktadırlar. Devamı